BP Türkiye İletişim Müdürlüğü görevine Eda Gökay atandı 0 4506

BP Türkiye’nin iletişimi Eda Gökay ‘a emanet. BP Türkiye İletişim Müdürlüğü görevine, Eylül 2017 itibariyle Eda Gökay atandı. Gökay, bu yeni göreviyle BP’nin Arama ve Üretim ile Pazarlama ve Dağıtım’ı kapsayan tüm iş kollarının iletişim stratejilerinin oluşturulması, medya ilişkileri, dijital iletişim ve kurumsal iletişimden sorumlu olacak.

Profesyonel iş hayatına Aygaz firmasında Kurumsal İletişim biriminde başlayan Eda Gökay 15 yıldır reklam, enerji ve ilaç sektörlerinde kurumsal iletişim, pazarlama iletişimi, kurumsal sosyal sorumluluk ve kamu ilişkileri gibi çeşitli alanlarda yöneticilik görevlerinde bulundu. Gökay, BP bünyesine katılmadan önce Roche İlaç firmasında Kamu İlişkileri Müdürü olarak görev yapıyordu. 2001 yılında Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler bölümünü tamamlayan Eda Gökay, 2004 yılında Galatasaray Üniversitesi Sosyal Bilimler bölümünden Stratejik ve Bölgesel Çalışmalar yüksek lisans diplomasını aldı. 1979 doğumlu Gökay, İngilizce ve Fransızca bilmektedir.

Önceki HaberSonraki Haber

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Enerji Bakanı Fatih Dönmez,”Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de Tavrı Ve Duruşu Net” 0 55241

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin onay vermediği, rızasının olmadığı hiçbir projenin oldu bittiye getirilmesine izin vermeyeceklerini belirterek, “Tek taraflı, Türkiye’nin ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin haklarının yok sayıldığı, adadaki tarafların eşit ve adil pay almadığı bir sisteme geçit vermeyeceğiz. Türkiye’nin bu konudaki tavrı ve duruşu nettir.” dedi.

Bakan Dönmez, 9. Arama-Üretim Sektörü İstişare Toplantısı’nda, Türkiye’nin denizlerdeki varlıklarını Barbaros, Oruç Reis sismik ve Fatih sondaj gemileriyle daha da güçlendirdiğini söyledi.
Türkiye’nin uluslararası hukuktan kaynaklanan hak ve menfaatlerini sonuna kadar koruyacaklarını dile getiren Dönmez, “Türkiye petrol ve doğalgazda kaynak zengini bir ülke olmadığından, dünyadaki jeopolitik gerilimler ve ekonomik gel-gitlerden doğrudan etkilenen bu sektörde, konjonktürel gelişmelere göre hareket edemeyiz. Bütün gayretimiz yerli üretimi artırarak cari açığı mümkün olduğunca aşağıya çekmektir. Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin onay vermediği, rızasının olmadığı hiçbir projenin oldu bittiye getirilmesine izin vermeyeceğiz. Tek taraflı, Türkiye’nin ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin haklarının yok sayıldığı, adadaki tarafların eşit ve adil pay almadığı bir sisteme geçit vermeyeceğiz. Türkiye’nin bu konudaki tavrı ve duruşu nettir. Uluslararası hukuktan kaynaklı hak ve menfaatlerimizi sonuna kadar korumaya karalıyız.” diye konuştu.

“Son 16 yılda arama üretime 10 milyar dolar harcadık”

Son yıllardaki petrol arama ve üretim faaliyetleri konusunda da bilgi veren Dönmez, şöyle devam etti:
“Sağlam bir ekonomi ve bağımsız politikalar için enerjide yerli üretimi artırarak dışa bağımlı olduğumuz kaynaklarda kontrol edilebilir bir seviyeye gelmek zorundayız. Bu bağlamda, Fatihgemimiz, önümüzdeki birkaç ay içerisinde ilk sondajını gerçekleştirmek için Akdeniz’de göreve başlayacak. Son 16 yılda petrol arama ve üretim faaliyetlerine 10 milyar dolar harcadık, bunun yüzde 50’si, Türkiye Petrolleri’nden, yüzde 50’si ise yerli ve yabancı yatırımcılardan geldi. Arama ve üretim sektörü bugün desteklediği yan endüstriler ile 5 milyar dolarlık bir değer yaratmakta, potansiyelimiz bunun çok daha üzerinde. Bu yatırımlar karşılığında 20 milyar dolarlık ithalatı önledik, ama yine de istediğimiz noktada değiliz. Enerjinin gelecek vizyonu olan Milli Enerji ve Maden Politikası bu anlayışla doğdu. Her zaman şu hususu dile getirdik: Enerjide bağımsızlık güçlü bir ekonominin temeli demek. Enerjide bağımsızlık güçlü bir diplomasi ve ulusal güvenlik politikalarının anahtarı demek. Biz hep şunu dedik: Petrol varsa bulacağız. Daha fazla arama ve sondaj yapacağız. Buradan hareketle hidrokarbon arama ve üretiminin artırılması için son dönemde önemli adımlar attık. Bu oyunun rengini, kaderini değiştirmek için çalışmalarımıza hız kesmeden devam edeceğiz.”

“35 yıl aradan sonra başlayan petrol arama çalışmaları”

Dönmez, bu yıl içerisinde kuzey ve güney sınır bölgelerinde 35 yıl aradan sonra ilk defa petrol arama çalışmalarına yeniden başladıklarına işaret ederek, Türkiye’de ilk defa havadan gravite veri toplanması işlemini gerçekleştirdiklerini, bölgenin jeolojik haritasının güncellenmesi için kayaç numunelendirmesi yaptıklarını söyledi.
Bakan Dönmez, “Trakya ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde başlattığımız konvansiyonel olmayan çalışmalarda önemli aşamalar kaydettik. Konvansiyonel olmayan potansiyelimizin tespiti ve ticari hale gelmesi için bu alana hem özel sektör hem de kamu eliyle teknoloji yoğun yatırımlara devam ediyoruz.” dedi.
Uzun vadeli projeksiyonlarla Türkiye’yi enerjide güvenli bölgeye taşıyacak somut adımları hayata geçirdiklerini, enerjinin gelecekte evrileceği noktayı yakından takip ettiklerini anlatan Dönmez, “Bütün eylem planlarımızı bugünün gerçekleri ve yarının gerekleri üzerine kurguluyoruz. Bu nedenle dengeli bir enerji portföyü oluşturmak için kaynak, ülke ve güzergah çeşitliliğine büyük önem veriyoruz. Türkiye’yi dış kaynaklı iktisadi-siyasi etkenler karşısında korumak için enerji kaynaklarımızı mümkün olduğunca çeşitlendiriyoruz. Yapılan projeksiyonlara göre 2040 yılına kadar küresel enerjinin yarısını petrol ve doğalgaz karşılayacak. Bu gerçeği göz ardı edemeyiz.” değerlendirmesinde bulundu.

“Türk milleti olarak tarihin bize yüklediği sorumlulukları samimiyetle üstlendikçe hep kazandık, hep ilerledik” 0 85188

“Türk milleti olarak tarihin bize yüklediği sorumlulukları samimiyetle üstlendikçe hep kazandık, hep ilerledik”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gaziler Günü Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Türkiye olarak, Türk milleti olarak, Allah’ın ve tarihin bize yüklediği sorumlulukları samimiyetle üstlendikçe hep kazandık, hep ilerledik, hep aydınlığa kavuştuk. Buna karşılık, yüzümüze gülüp arkamızdan iş çevirenlerin, kafalarında kırk tilki dolaştıranların eninde sonunda nasıl hüsrana uğradıklarını da hiç unutmadık” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Gaziler Günü dolayısıyla Beştepe Millet Kültür ve Kongre Merkezinde düzenlenen törene katıldı. Törende gaziler ve gazi yakınları ile bir araya gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir konuşma yaptı.

Ülkenin ve milletin bekası için yürüttükleri mücadelede gazilikle şereflenen tüm gazilere şükranlarını ifade ederek konuşmasına başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e gazi ve müşir unvanının verilişinin yıldönümünü de tebrik etti.

“HER ŞEHİT VE GAZİ MİLLETİMİZİN ORTAK DEĞERİDİR”

Her şehit ve gazinin, milletin ortak değeri olduğunu, aslında bu milletin topyekûn gazi bir millet olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz Alparslan’la başladık, Osman Gazi’yle yürüdük ve Gazi Mustafa Kemal’le Cumhuriyet’i inşa ettik. Şimdi ihya dönemini yaşıyoruz. İşte bu ihya dönemini hep beraber sürdüreceğiz” dedi.

Kriz söylentilerine itibar edilmemesi gerektiğini, bu söylentilerin manipülasyon olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin bu süreçten güçlenerek çıkıp geleceğe yürüyeceğini söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ne zaman vatan tehlikeye düşse, millet olarak her birlikte kıyam etmiş gerektiğinde bir set gibi düşmanın karşısında durmuş, gerektiğinde bir sel gibi üzerinden aşıp geçmişizdir” diye konuştu.

“TÜRKİYE’NİN SON 34 YILI KESİNTİSİZ ŞEKİLDE TERÖRLE MÜCADELEYLE GEÇTİ”

Konuşmasında Türkiye’nin son 34 yılının kesintisiz şekilde terörle mücadeleyle geçtiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkemizin hiçbir şehri, hiçbir ilçesi yoktur ki teröre kurban vermemiş olsun, şehidi ve gazisi olmamış olsun. Askerlerimiz, polislerimiz, jandarmalarımız, güvenlik korucularımız dağları, ovaları, sınır boylarını, sınır ötelerini teröristlere dar ederken hiçbir fedakârlıktan kaçınmamıştır” dedi.

“DEVLETİMİZİN SAĞLADIĞI İMKÂNLAR SADECE BİRER VEFA GÖSTERGESİDİR”

“Şehitlerimizin ve gazilerimizin yaptıkları fedakârlık karşısında devlet olarak bize düşen, emanetlerine sahip çıkmaktır” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunun için şehit yakınlarımıza ve gazilerimize verilecek hizmetleri en iyi şekilde yürütmek üzere gereken birimleri kurduk. Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımız bünyesinde bu konuyla ilgili faaliyet gösteren birimi, Genel Müdürlük statüsüne yükselttik. Daha önce İçişleri Bakanlığı bünyesinde yürütülen benzer hizmetler, bu genel müdürlüğümüze aktarıldı” açıklamasında bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Milletimizin ve devletimizin kendisi için fedakârlıkta bulunan şehitlerimize ve gazilerimize olan vefasını gösterme konusunda en küçük bir tereddüdü olmamıştır, olmayacaktır. Her şehit yakınımızın, gazimizin ve gazi yakınımızın da, sahip oldukları bu büyük, bu ulvi, bu onurlu sıfatın vakarına uygun şekilde hareket ettiklerine inanıyorum. Unutulmamalıdır ki devletimizin sağladığı imkânlar sadece birer vefa göstergesidir. Asıl olan, Rabbimizin katında ve milletimizin gönlünde sahip olunan makamlardır” dedi.

“MİLLETİMİZ, İSTİKLALİNE VE İSTİKBALİNE SAHİP ÇIKARAK KENDİSİNE BİR İSTİKAMET ÇİZMİŞTİR”

Konuşmasının devamında Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Son yıllarda yaşadığımız hadiselerin de, ülkemiz ve milletimiz için işte böyle önemli bir dönüm noktası mahiyetinde olduğuna inanıyorum. Türkiye, önce içeriden, sonra dışarıdan kuşatılarak karanlık bir meçhule doğru itilmeye çalışılmıştır. Milletimiz, bu oyunu görmüş, istiklaline ve istikbaline sahip çıkarak kendisine başka bir istikamet çizmiştir. Ülkemizi köşeye sıkıştırmak için atılan her adım, kurulan her tezgâh, oynanan her oyun, önümüzde yeni ve daha büyük kapıların açılmasıyla neticelenmiştir” değerlendirmesinde bulundu.

Devletlerin ve milletlerin tarihlerinde önemli dönüm noktalarının olduğuna değinerek, Malazgirt’in, İstanbul’un fethinin, Çanakkale ve Kurtuluş Savaşlarının bu millet için birer dönüm noktası olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, son yıllarda yaşanan hadiselerin de Türkiye için işte böyle önemli bir dönüm noktası mahiyetinde olduğunu söyledi.

Bu süreçte milletin kimi zaman şehitlerinin ardından ağlayıp gazilerinin acısını paylaştığını, kimi zaman uğradığı zararların üzüntüsünü yaşadığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kimi zaman dost bildiklerimizin, müttefik gördüklerimizin ihanetlerinin şaşkınlığıyla etrafımıza bakındık, kimi zaman da en zor günlerimizde yanımızda olanların memnuniyetiyle tebessüm ettik” diye ekledi.

“BUGÜNKÜ TÜRKİYE, 20 YIL ÖNCEKİ TÜRKİYE’DEN KATBEKAT DAHA GÜÇLÜ, ZENGİN VE İDDİALIDIR”

“Biz sabrettikçe, biz mücadeleyi sürdürdükçe, biz doğru bildiğimiz yolda kararlılıkla ilerledikçe gördük ki, arkamızda sadece milletimizin değil, onunla birlikte yüz milyonlarca kardeşimizin duası, desteği var” ifadelerini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün Türkiye, kendi topraklarında 3,5 milyon Suriyeli misafir etmekle kalmıyor, bu ülkenin sınırları içinde milyonlarca kişinin güven ve huzur içinde yaşamasını sağlayabiliyorsa, işte bu duruşu sayesindedir. Bugün Türkiye, Irak’ta kendisine karşı kurulan tuzakları bozarken, terör örgütünü tarihinde hiç olmadığı kadar sindirmişse, işte bu dirayeti sayesindedir. Bugün Türkiye, başka bir zamanda yaşasa altından kalkamayacağı ekonomik saldırıları birer birer püskürtebiliyorsa, işte bu samimiyeti sayesindedir” diye ekledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye olarak, Türk milleti olarak, Allah’ın ve tarihin bize yüklediği sorumlulukları samimiyetle üstlendikçe hep kazandık, hep ilerledik, hep aydınlığa kavuştuk. Buna karşılık, yüzümüze gülüp arkamızdan iş çevirenlerin, kafalarında kırk tilki dolaştıranların eninde sonunda nasıl hüsrana uğradıklarını da hiç unutmadık” şeklinde konuştu.

“2053 VE 2071 VİZYONLARI İÇİNDEN GEÇTİĞİMİZ TARİHÎ DÖNÜM NOKTASININ ZİRVESİDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü: “Bugünkü Türkiye, 20 yıl önceki Türkiye’den katbekat daha güçlü, daha zengin, daha iddialıdır. Yarınki Türkiye, Allah’ın izniyle bugünkünden daha güçlü, daha zengin, daha iddialı olacaktır. Biz, ülkemizi 2023 hedefleriyle somutlaştırdığımız muasır medeniyet seviyesinin üzerine çıkardığımızda, inşallah, her şey çok daha farklı hâle gelecektir. Çocuklarımıza emanet ettiğimiz 2053 ve 2071 vizyonlarının ise içinden geçtiğimiz tarihî dönüm noktasının zirvesini teşkil edeceğine inanıyorum. İnanmak başarmanın yarısıdır.”

Konuşmasının sonunda gazilere Allah’tan şifa, ailelerine sabır temennisinde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini, şehit yakınlarına sevgi ve saygılarını ileterek tamamladı.

 

HABER BURDA

TAKVİM

Eylül 2017
P S Ç P C C P
    Eki »
 123
45678910
11121314151617
18192021222324
252627282930