Enerji Bakanı Fatih Dönmez,”Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de Tavrı Ve Duruşu Net” 0 55241

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin onay vermediği, rızasının olmadığı hiçbir projenin oldu bittiye getirilmesine izin vermeyeceklerini belirterek, “Tek taraflı, Türkiye’nin ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin haklarının yok sayıldığı, adadaki tarafların eşit ve adil pay almadığı bir sisteme geçit vermeyeceğiz. Türkiye’nin bu konudaki tavrı ve duruşu nettir.” dedi.

Bakan Dönmez, 9. Arama-Üretim Sektörü İstişare Toplantısı’nda, Türkiye’nin denizlerdeki varlıklarını Barbaros, Oruç Reis sismik ve Fatih sondaj gemileriyle daha da güçlendirdiğini söyledi.
Türkiye’nin uluslararası hukuktan kaynaklanan hak ve menfaatlerini sonuna kadar koruyacaklarını dile getiren Dönmez, “Türkiye petrol ve doğalgazda kaynak zengini bir ülke olmadığından, dünyadaki jeopolitik gerilimler ve ekonomik gel-gitlerden doğrudan etkilenen bu sektörde, konjonktürel gelişmelere göre hareket edemeyiz. Bütün gayretimiz yerli üretimi artırarak cari açığı mümkün olduğunca aşağıya çekmektir. Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin onay vermediği, rızasının olmadığı hiçbir projenin oldu bittiye getirilmesine izin vermeyeceğiz. Tek taraflı, Türkiye’nin ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin haklarının yok sayıldığı, adadaki tarafların eşit ve adil pay almadığı bir sisteme geçit vermeyeceğiz. Türkiye’nin bu konudaki tavrı ve duruşu nettir. Uluslararası hukuktan kaynaklı hak ve menfaatlerimizi sonuna kadar korumaya karalıyız.” diye konuştu.

“Son 16 yılda arama üretime 10 milyar dolar harcadık”

Son yıllardaki petrol arama ve üretim faaliyetleri konusunda da bilgi veren Dönmez, şöyle devam etti:
“Sağlam bir ekonomi ve bağımsız politikalar için enerjide yerli üretimi artırarak dışa bağımlı olduğumuz kaynaklarda kontrol edilebilir bir seviyeye gelmek zorundayız. Bu bağlamda, Fatihgemimiz, önümüzdeki birkaç ay içerisinde ilk sondajını gerçekleştirmek için Akdeniz’de göreve başlayacak. Son 16 yılda petrol arama ve üretim faaliyetlerine 10 milyar dolar harcadık, bunun yüzde 50’si, Türkiye Petrolleri’nden, yüzde 50’si ise yerli ve yabancı yatırımcılardan geldi. Arama ve üretim sektörü bugün desteklediği yan endüstriler ile 5 milyar dolarlık bir değer yaratmakta, potansiyelimiz bunun çok daha üzerinde. Bu yatırımlar karşılığında 20 milyar dolarlık ithalatı önledik, ama yine de istediğimiz noktada değiliz. Enerjinin gelecek vizyonu olan Milli Enerji ve Maden Politikası bu anlayışla doğdu. Her zaman şu hususu dile getirdik: Enerjide bağımsızlık güçlü bir ekonominin temeli demek. Enerjide bağımsızlık güçlü bir diplomasi ve ulusal güvenlik politikalarının anahtarı demek. Biz hep şunu dedik: Petrol varsa bulacağız. Daha fazla arama ve sondaj yapacağız. Buradan hareketle hidrokarbon arama ve üretiminin artırılması için son dönemde önemli adımlar attık. Bu oyunun rengini, kaderini değiştirmek için çalışmalarımıza hız kesmeden devam edeceğiz.”

“35 yıl aradan sonra başlayan petrol arama çalışmaları”

Dönmez, bu yıl içerisinde kuzey ve güney sınır bölgelerinde 35 yıl aradan sonra ilk defa petrol arama çalışmalarına yeniden başladıklarına işaret ederek, Türkiye’de ilk defa havadan gravite veri toplanması işlemini gerçekleştirdiklerini, bölgenin jeolojik haritasının güncellenmesi için kayaç numunelendirmesi yaptıklarını söyledi.
Bakan Dönmez, “Trakya ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde başlattığımız konvansiyonel olmayan çalışmalarda önemli aşamalar kaydettik. Konvansiyonel olmayan potansiyelimizin tespiti ve ticari hale gelmesi için bu alana hem özel sektör hem de kamu eliyle teknoloji yoğun yatırımlara devam ediyoruz.” dedi.
Uzun vadeli projeksiyonlarla Türkiye’yi enerjide güvenli bölgeye taşıyacak somut adımları hayata geçirdiklerini, enerjinin gelecekte evrileceği noktayı yakından takip ettiklerini anlatan Dönmez, “Bütün eylem planlarımızı bugünün gerçekleri ve yarının gerekleri üzerine kurguluyoruz. Bu nedenle dengeli bir enerji portföyü oluşturmak için kaynak, ülke ve güzergah çeşitliliğine büyük önem veriyoruz. Türkiye’yi dış kaynaklı iktisadi-siyasi etkenler karşısında korumak için enerji kaynaklarımızı mümkün olduğunca çeşitlendiriyoruz. Yapılan projeksiyonlara göre 2040 yılına kadar küresel enerjinin yarısını petrol ve doğalgaz karşılayacak. Bu gerçeği göz ardı edemeyiz.” değerlendirmesinde bulundu.

Önceki HaberSonraki Haber

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Cumhurbaşkanı Erdoğan“Türkiye’nin gücünü, zenginliğini, refahını çok daha yükseklere taşıyacağız” 0 88006

Ramazan Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajda vatandaşların bayramını tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan; “Salgın sonrası siyasi ve ekonomik olarak yeniden yapılanacak dünyada, Türkiye’nin gücünü, zenginliğini, refahını çok daha yükseklere taşıyacağız” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ramazan Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajında vatandaşların mübarek Ramazan Bayramı’nı tebrik ederek, “Gönül, geçmiş bayramlarda olduğu gibi sevdiklerimizle bir arada olmayı isterdi. Fakat tüm dünya ile birlikte ülkemizi de etkileyen Koronavirüs salgını sebebiyle, bu bayramı her birimiz evimizde geçirmek durumundayız. Bu salgın sürecinde insanlık ailesi olarak zorlu bir imtihandan geçiyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin devleti ve milletiyle bu sınavı çok iyi verdiğine vurgu yaptı.

“DİKKATLİ DAVRANIR, KURALLARA UYARSAK BU SÜREÇTEN ALNIMIZIN AKIYLA ÇIKACAĞIMIZ MUHAKKAKTIR”

Ekonomiden sosyal hayata birçok alanın, salgınla mücadele kapsamında uygulanan tedbirlerden ciddi şekilde etkilendiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mart ve Nisan ayları sıkıntılı geçerken, Mayıs ayında yavaş yavaş, diğer ülkelerle birlikte normalleşme adımlarının atılmaya başlandığını kaydetti.

“Hep birlikte dikkatli davranır, kurallara uyar, maske-mesafe-temizlik hassasiyetine riayet edersek, Allah’ın izniyle, bu süreçten de alnımızın akıyla çıkacağımız muhakkaktır” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, salgın döneminde ülkelerin çoğunun içe kapanıp ellerindeki sınırlı imkânlara sıkı sıkıya sarıldıklarını, Türkiye’nin ise kendi ihtiyaçlarını karşılamanın ötesinde, pek çok dost ve kardeş halka da yardımda bulunduğuna dikkati çekti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Küresel dayanışmanın bolca sözünün edilip fiiliyata dönüştürülmediği bir dünyada, millet olarak insanlığımızı gösterdik. Salgın sürecinde özverili bir şekilde görev yapan, sağlık çalışanları başta olmak üzere tüm kamu ve özel sektör personeline, milletim adına şükranlarımı sunuyorum” diye konuştu.

“MİLLETİMİZE, BU SIKINTILI GÜNLERDE DE EN GÜZEL ŞEKİLDE HİZMET ETMENİN ÇABASI İÇİNDE OLDUK”

Alınan tedbirler sebebiyle hiçbir vatandaşın mağduriyet yaşamaması, zorluğa, yokluğa, yoksulluğa düşmemesi için devletin tüm kaynaklarını harekete geçirdiklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Sosyal Koruma Kalkanı programlarıyla, hem ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza, hem de istihdamdaki kayıptan dolayı sıkıntıya düşen çalışanlarımıza destek sağladık. Bu kapsamda, ‘insanı yaşat ki devlet yaşasın’ anlayışıyla, yaklaşık 10 milyon vatandaşımıza 12 milyar lirayı bulan karşılıksız kaynak aktardık. Vergi, prim, taksit ertelemeleri ve finans kolaylıkları gibi desteklerle, salgın sürecinde devletimizin tüm imkânlarını milletimizin emrine sunduk. Milletimize, her zaman olduğu gibi, bu sıkıntılı günlerde de en güzel şekilde hizmet etmenin, hizmet götürmenin çabası içinde olduk.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnşallah salgın sonrası siyasi ve ekonomik olarak yeniden yapılanacak dünyada, Türkiye’nin gücünü, zenginliğini, refahını çok daha yükseklere taşıyacağız” diyerek, vatandaşların bu bayramda yanlarında olamadıkları sevdiklerine iletişim araçlarıyla da olsa ulaşarak, mutluluklarını paylaşacağına inandığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Rabbimden hepimizi bir sonraki Ramazan ayına sağlıkla, esenlikle, huzurla kavuşturmasını diliyorum. Bir kez daha Ramazan Bayramı’nızı tebrik ediyorum” diyerek mesajını tamamladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan“Ekonominin çarklarının işlemesi ve istihdamı sürdürmek için pek çok destek paketi geliştirdik” 0 88005

Cumhurbaşkanı Erdoğan, video konferans yöntemiyle gerçekleştirilen AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Ekonominin çarklarının işlemesi ve istihdamı sürdürmek için pek çok destek paketi geliştirdik. Bugün geldiğimiz noktada her bakımdan diğerlerini bir kenara bırakıyorum, gelişmiş ülkelerin dahi ilerisinde bir yerde olduğumuzu görüyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, video konferans yöntemiyle gerçekleştirilen AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’yi etkileyen Koronavirüs salgınının büyük ölçüde kontrol altına alındığını belirterek, salgının gerilemesiyle birlikte normalleşme takviminin işlemeye başladığını, veriler olumlu yönde seyrettikçe bu adımlara yenilerini eklemeye devam edeceklerini açıkladı.

“TÜRKİYE, SAĞLIK KONUSUNDA DÜNYANIN EN İYİ ÜLKELERİNDEN BİRİ OLARAK TAKDİR TOPLADI”

Henüz faaliyete geçmemiş iş yerleri ve sosyal alanlarla ilgili kararın, gelişmelere göre, bayram sonrası verileceğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin bu süreçte sağlık konusunda dünyanın en iyi ülkelerinden biri olarak takdir topladığını, genel sağlık sigortasının kapsayıcılığı sayesinde hiçbir vatandaşın mağdur olmadığını anlattı.

Hastanelerin ve sağlık personelinin, ilaç ve araç gereç ihtiyacında hiçbir eksikliğe, aksaklığa meydan verilmediğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyanın pek çok yerinde yaşanan üzüntü verici görüntülerin hiçbirinin Türkiye’de yaşanmadığını, bakanlıklar ve tüm kurumların salgın sürecinin yönetilmesinde büyük gayret gösterdiğini, tarihi başarılara imza attığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, salgın hastalık nedeniyle alınan tedbirlerin yol açtığı ekonomik, sosyal ve insani sıkıntıların giderilmesi konusunda da başarılı bir süreç yönetimi gösterildiğinin altını çizerek, “Ekonominin çarklarının işlemesi ve istihdamı sürdürmek için pek çok destek paketi geliştirdik. Bugün geldiğimiz noktada her bakımdan diğerlerini bir kenara bırakıyorum, gelişmiş ülkelerin dahi ilerisinde bir yerde olduğumuzu görüyoruz” dedi.

Türkiye’de ve dünyada bir müddet daha günlük hayatın yeni kurallara göre işleyeceğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, maske kullanımı, fiziki mesafe, temizlik kurallarına riayet diye özetlenebilecek yeni bir düzene geçildiğini, vatandaşlardan da bu kuralara, tedbirlere uymalarını istedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, salgının önüne geçilmesi noktasında bugüne kadar gösterilen hassasiyetin bundan sonra da sürdürülmesinde kararlı olunduğuna vurgu yaparak, siyasi ve ekonomik bakımdan yeniden şekillenecek dünyada hedeflenen konuma gelerek, yapılan fedakârlıkların karşılığının alınacağına inandığını söyledi.

“VATANDAŞLARIMIZA SAHİPSİZ OLMADIKLARINI GÖSTERDİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin her kesiminin ihtiyaçlarına yönelik ayrı çözümler üreterek salgın sürecinin menfi etkilerini mümkün olduğu ölçüde azaltmaya, dağıtmaya çalıştıklarına işaret ederek, bugüne kadar 5,5 milyon dar gelirli vatandaşa biner lira karşılıksız nakit desteği vererek vatandaşların sahipsiz olmadıklarını gösterdiklerini anlattı.

Sanayiciden esnafa, çiftçilerden çalışanlara kadar her kesimden vatandaşla verilen destekler sayesinde herkesin yılsonuna kadar önünü görebilmesini sağladıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Gönlü ve kafası kör düşmanlıkla kararmamış olan herkes ne yaptığımızı ve ne amaçladığımız gayet işi biliyor, görüyor, takdirini de her fırsatta ifade ediyor. Buna karşılık ülkenin önüne takoz olmayı, milletin tarihine, kültürüne, değerlerine husumeti, devleti yıpratmayı temel siyaseti hâline getiren CHP yine o bildiğimiz çirkin yüzünü sergilemekten geri durmuyor. Ülke ve millet olarak birliğe, beraberliğe, kardeşliğe, dayanışmaya, morale en çok ihtiyacımız olduğu bir dönemde CHP’nin her aktörü başka bir cephede bozgunculuk, fitne, fesat peşinde koşuyor. İzmir’de camilerin hoparlörlerine sızan alçaklar saygısızca yayınlar yaparken o ildeki CHP yöneticileri zevkten dört köşe sosyal medyada bu rezilliği aktarıyor. 15 Temmuz gecesi de sala okunan camilere saldırıp imamları darp eden ezan, bayrak, vatan düşmanı müstevli zihniyet aklınca rövanş alıyor. Bunların hayallerinde cami minarelerinden ezan sesi yerine başka bir ses duymak vardır. Bunu biliyoruz. Şundan emin olsunlar ki bu milletin son ferdinin son damla kanı da toprağı ıslatmadan o hayallerine kavuşamayacaklardır.”

“ELEŞTİRİLERİN GERİSİNDE TÜRKİYE’NİN YÜKSELİŞİNDEN DUYULAN RAHATSIZLIK VAR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin sağlık altyapısına, Suriye’deki, Libya’daki harekâtlarına yapılan eleştirilerin gerisinde Türkiye’nin yükselişinden duyulan rahatsızlık olduğunu aktararak, “Yıllardır ağızlarından köpükler saçarak, kalemlerinden kan damlatarak bize saldıranların hepsinin de foyaları birer birer ortaya dökülüyor. Meğer bunların hepsi de bize yönelttikleri ithamların çok daha beterini kendileri bilfiil istiyorlarmış. Bu ülkenin, bu halkın ortak değerlerini yaptıkları hırsızlıkları örtmek için bir kalkan gibi kullanarak istismar ettiklerini artık herkes görüyor” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ana muhalefet partisinin geçmişte Türkiye’ye her alanda buhran yaşattığını belirterek, “Geçmişte böylesine buhran örnekleriyle dolu bir partinin bugün yüzü hiç kızarmadan hükûmetimizi eleştirmeye kalkmasını herkes gibi biz de acı bir gülümsemeyle karşılaştık” dedi.

“YÜRÜTTÜĞÜMÜZ GÖREVLERDEKİ TÜM SORUMLULUĞU ÜSTLENDİK, ÜSTLENMEYE DE DEVAM EDECEĞİZ”

AK Parti iktidarı döneminde ekonomide yaşanan gelişmeleri, atılan adımları hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “İşçi ve memurlardan emeklilere kadar ülkemizdeki tüm kesimlerin gelirlerinde geçmişle mukayese edildiğinde çok büyük reel artışlar sağlamamıza rağmen, muhalefetin bühtanlarından kurtulamadık. Başbakanlığım dönemimde bakan, bürokrat olarak görev verdiğimiz kimi isimlerin de şimdi bunlarla aynı teraneleri mırıldanıyor olmasını üzüntüyle takip ediyorum. Siyasetin temelinde millete karşı dürüst olma vardır. Düşünün, bakanım durumunda olanlar veyahut da daha farklı görevler verdiğim kişiler şimdi farklı bir şekilde saldırı içindeler. Ya sen bakansın, atılan bir adımda başbakanın onayı olmadan sen o adımı atabilir misin? Şimdi nasıl oluyor da sanki o işleri kalkıp ‘ben ben ben’; ne beni ya, nasıl olur? Bir başbakan onay vermeyecek, sen kalkacaksın bir bakan olarak adım atacaksın, bunu kime yutturuyorsunuz? Böyle kalkıp YouTube’larda topladığınız belli adımlarla netice almanız mümkün değil. İyi olan her şeyi biz şu an da takdir edecek insan arıyoruz. Kötü olan her şeyi bize yıkma hesabı içerisinde olanlara da zaten milletim hesabını sorar. Bu milletin vicdanından her şey Allah’ın izniyle döner.”

“Biz hayatımızın her döneminde olduğu gibi bundan sonra da eksiğiyle, fazlasıyla yürüttüğümüz görevlerdeki tüm sorumluluğu üstlendik, üstlenmeye de devam edeceğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “CHP’nin bize geçmişte yaşattığı buhranları hatırlatmış olması, milletimizin bu partiyi niçin belirli bir çizginin üzerine çıkartmadığının da ifadesidir” diye konuştu.

“27 MAYIS’TA DEMOKRASİ VE ÖZGÜRLÜKLER ADASI’NIN AÇILIŞINI YAPACAĞIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu yılın 27 Mayıs’ının da farklı olacağını dile getirerek, “27 Mayıs’ta inşallah Demokrasi ve Özgürlükler Adası’nın açılışını yapacağız” bilgisini paylaştı.

Yassıada’nın bundan sonra “Demokrasi ve Özgürlükler Adası” olarak anılacağının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’ne de teşekkür ediyorum, çünkü yapımını onlar üstlendi. Dolayısıyla işletmesini de belli bir süre onlar yürütecekler. Böylece orada da yine bir kamu-özel adeta işbirliğiyle bu yatırımı yapmış olduk” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Pazar günü idrak edilecek Ramazan Bayramı’nı tebrik ederek, “Rabbimden bu mübarek günler hürmetine milletimizle beraber tüm İslam âlemini esenliğe, huzura kavuşturmasını niyaz ediyorum. Ve yine bu dualarla ya Rab, bizi bu Koronavirüs belasından bir an önce kurtar. Ve ölenlere rahmet diliyorum, hastalarımıza şifalar diliyorum. Ve bu süreçteki başarılarımızın artarak devamını diliyorum” duasında bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle tamamladı: “İşte gerek Çam ve Sakura Şehir Hastanesi, gerek inşallah önümüzdeki günlerde, ay sonuna kadar hepsini yapacağız, Profesör Doktor Murat Dilmener Acil Tedavi Hastanesi ve yine Feriha Öz Acil Tedavi Hastanesi, buraların da açılışını yapacağız. Bir diğer taraftan, evet Numan Kurtulmuş Bey’in babası olan Doktor İsmail Niyazi Kurtulmuş Bey’in adını verdiğimiz, onun da inşallah açılışını yapacağız ki bir özelliği şu; Sultan İkinci Abdülhamit’in askerlerimiz için yaptırmış olduğu bir hastaneydi, onun da restorasyonu vesairesi yapıldı, onun da açılışını yine gerçekleştireceğiz.”

HABER BURDA

TAKVİM

Eylül 2018
P S Ç P C C P
« Ağu   Eki »
 12
3456789
10111213141516
17181920212223
24252627282930