8. Türkiye Enerji Zirvesi – Antalya 8. Türkiye Enerji Zirvesi – Antalya için yorumlar kapalı 8231

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, 8. Türkiye Enerji Zirvesi özel oturumunda moderatörlerin sorularını yanıtladı.

TÜPRAŞ’ın İzmir’deki rafineri patlamasında hayatını kaybeden işçilerin ailesine başsağlığı dileyerek sözlerine başlayan Albayrak, TÜPRAŞ ailesine de geçmiş olsun dileklerini iletti.
Albayrak, Akkuyu Nükleer Santrali’nin inşaat izni çalışmalarının devam ettiğini, gerekli başvurular ve güvenlik süreçlerinin çok detaylı incelendiğini söyledi.
Çalışmalarda en ufak bir riskin bile göz ardı edilmediğini vurgulayan Albayrak, Türkiye’nin nükleer teknolojide yeni bir ülke olduğunu ve bu teknolojinin kalıcı bir şekilde yerelleşmesiyle ilgili önemli bir altyapı sürecinden geçildiği kaydetti.
Albayrak, santralle ilgili takvimin TAEK’in inşaat iznine bağlı ortaya çıkacağını ifade ederek, “İnşallah, Akkuyu Nükleer Santrali’nde bu yıl sonu veya gelecek yıl başında temel atmayı iki ülkenin devlet başkanları düzeyinde gerçekleştirmek için çalışmalarımız devam ediyor. 29 Ekim 2023’e, Cumhuriyetimizin 100’üncü yılına yetiştirebilirsek bizim için bundan daha onurlu, şerefli bir hediye olamaz. Dolayısıyla, 2023’te santralin devreye alınmasıyla hem sektörel dönüşüm hem lokalizasyon hem de yerel anlamda sanayi ve endüstriyle ilişkili parçalar, teknolojik ekipmanlar noktasında da dönüşümü gerçekleştireceğiz.” değerlendirmesinde bulundu.

“Güneş ve rüzgarda çok başarılı iki ihale yaptık”

Albayrak, Yenilenebilir Enerji Kaynakları Destekleme Mekanizması’nın (YEKDEM) devam edip etmeyeceğiyle ilgili sektörde sıkça sorular sorulduğunu anımsatarak, “YEKDEM’in 2020 sonrasında devamını düşünmüyoruz. YEKDEM ömrünü tamamladı, yatırımların kendini amorti etme noktasında da süreç tamamlanmış oldu.” diye konuştu.
Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları (YEKA) modeliyle YEKDEM’le oluşan maliyetlerin ciddi oranda düştüğünü vurgulayan Albayrak, şunları kaydetti:
“YEKA modeliyle, biz sadece yenilenebilir kaynakların portföy anlamında hayata geçirilmesiyle ilgili değil, bununla ilgili teknolojilerin üretilmesi noktasında, yerli üretime dayalı ihracat kapasitesi noktasında, potansiyelin devreye geçmesi için ciddi bir çalışma yaptık. Küresel anlamda, zor bir zamanda güneş ve rüzgarda çok başarılı iki ihale yaptık. Burada hacim ekonomisi özelinde de büyük bir yatırımın devreye alınması ve yerli üretimin ortaya koyduğu fırsatla, üretim maliyetlerini anlamlı bir şekilde düşürme sürecinin de önünü açalım istedik. Rüzgarda, 8 bin parça üretim kaleminden ve yüzde 65 yerlilik oranından bahsediyoruz. YEKA özelinde baktığımızda, mevcut sahalar veya yeni bir üretim tesis çerçevesinde görüşmelerimiz devam ediyor. Şunu çok net ifade etmek istiyorum ki, özellikle Türkiye olarak önümüzdeki 5 yılda asgari 5’er bin, 10 yılda asgari 10’ar bin güneş ve rüzgar hedefimiz kapsamında bu süreci devam ettireceğiz. Nitekim, rüzgarda havuzda bekleyen iki bin 300 megavatlık portföy daha var. Bu portföy içinde kısa süre içerisinde inşallah aynı sistemle ihaleye çıkacağız. Müteakiben güneş ve benzeri devam edecek. Bu YEKA modeliyle, güneşte kilovatsaat başı 19,5 dolar/centten 6,99 dolar/cente, rüzgarda ise 10 dolar/cent olan rakamlar dünya rekoru olarak 3,48 dolar/cente düştü.”

Yerlilik oranı giderek artacak

Bakan Albayrak, elektrik üretiminin üçte ikisinin yerli ve yenilelebilir enerji kaynaklarının oluşturması için altyapı çalışmalarının devam ettiğini belirtti.
Türkiye’nin bir üst lige çıkması için enerjide dışa bağımlılığın azalmasının kritik önemde olduğunun altını çizen Albayrak, geçen yıl yerli kaynaklardan elektrik üretiminde yüzde 49’a ulaşıldığını söyledi.
Albayrak, elektrik tüketiminde de yüzde 6-7 büyümenin gerçekleştiğine dikkati çekerek, “Bu açıdan bakıldığında, portföyü dengelememiz gerekiyor. Güneş, rüzgar ve yerli kömürde toplamda 15 bin megavatlık bir portföyü devreye almak için kamu olarak bu süreci destekleyeceğiz. Türkiye bu alanlarda ciddi bir potansiyele sahip. Sadece elektrik enerjisi üretim maliyetleri özelinde değil, cari açık ve istihdam noktasında da baktığımızda ve bu kaynakların Türkiye’de üretilmesi noktasında, üçlü bir kazan kazan sistemini devreye alacağız. 2023’te nükleer santralin ilk ünitesinin de devreye girmesiyle, bu oranları yaklaşık olarak yakalamayı öngörüyoruz.” ifadelerini kullandı.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, Türkiye’nin kış aylarına girerken enerjini talebi karşılamak için çalışmaları tamamladığını belirterek, “Bu kış büyük bir sıkıntı yaşamazsak, kesintisiz ilk kışımız bu adımlarla yaşanmış olacak. Günlük sisteme gaz basabilme kapasitemizi 400 milyon metreküpe çıkarmak hedefimiz.” dedi.

“Enerji portföyünün yüzde 16-17’sinin yerli kömürden oluşmaktadır”

Bakan Albayrak, yılda 30-40 milyon ton kömür ithal edildiğini ve Türkiye’nin bu alandaki önceliğinin yerli üretim olduğunu belirterek, “Son 10 yılda 8 milyar tondan daha fazla yerli kömür rezervini Türkiye rezervlerinin içine kattık. Son 1,5 yılda, sadece 1,4 milyar ton yeni rezervi portföyümüze ekledik. Toplam rezerv 15,9 milyar tondan 17,3 milyar tona çıktı. Yeni keşiflerle potansiyel rezervimiz artıyor, kalite de artıyor. Bu toplam kömür rezervi noktasında, piyasa fiyatları dalgalanıyor olsa da 15-20 dolardan hesaplasak 300-350 milyar dolarlık bir değerden bahsediyoruz. Bu kadar bir varlığımız var, biz ona dokunmayalım ve ithal edelim… Bundan kesinlikle ve kesinlikle faydalanmamız lazım.” diye konuştu.
En son teknoloji ve çevreci kriterlerle bu kaynakların ekonomiye kazandırılacağını ve yerli kömürü teşvik amacıyla alım garantisi mekanizmasının çalışacağını aktaran Albayrak, şöyle devam etti:
“Bir yola giriyoruz, merak etmeyin. Piyasanın sağlam temellerle sac ayakları üzerine oturmasına bağlı olarak, sektörün liberalizasyonu ki en önemli husus bu, bunun önünü açmamız lazım. Sektördeki oyuncular biliyor ki bugün yaşanan enerji sektörünün sorunları da kamudan ayrı düşünülmüyor. Bu dönüşümü hep birlikte yapacağız. Akıllı olan aklını kullanır, daha akıllı olan herkesin aklını kullanır. Dolayısıyla, bu çerçevede baktığımızda, anlamlı bir süre ve anlamlı bir maliyetle, mümkün olduğu kadar döviz etkisinden arınmış bir enerji piyasasına dönüşme noktasında da kritik adımlar atıyoruz. Sessiz sessiz bu dönüşümü başlattık. Bu çerçevede, kapasiteyi ve alım garantisi verilen miktarı da anlamlı bir şekilde artırarak, yerli kömürle ilgili başlattığımız teşvik ve destek mekanizmasını inşallah 2018 başı itibarıyla devreye alacağız. Bunda da ciddi bir noktaya geldik.”

Sektörle ilgili 3 kritik çalışma

Albayrak, sektörle ilgili üç kritik çalışmanın yürütüldüğünü ve bu çalışmalardan birisinin kapasite mekanizması olduğunu söyledi. Bakan Albayrak, uzun zamandır tartışılan bu konuya ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:
“Kurulu güç emre amadelik açısından, sistem güvenliği açısından, yan hizmetlerle bizim için önemli. Bunu tabi sektörün ihtiyaçlarını karşılamaya dayalı ciddi bir karşılığı da var. Bununla ilgili artık çalışmalarımızda son noktaya da gelindi ve burada da hedefimiz bu yıl bitmeden gerekli adımları atmak. Piyasa özelinde çok detaylı çalışmalar yürütülüyor. Burada, sektörü göz ardı ederek, düşünmeden hareket etmiyoruz, ama bizim için önemli bir itici güç de müşteri memnuniyeti. Süregelen bir tartışma ithal kömür santralleriyle ilgili. Orada da arkadaşlar şöyle bir çalışma öneriyor ki ben de olumlu bakıyorum. Bu çerçevede, ithal santrallerin de yerliye dönüşüm oranı nispetince bu havuzun içerisine dahil edilmesi. Ciddi kalorisi yüksek kömür rezervlerimiz var. Özellikle ithal kömür santral sahibi olan bu firmalarımız, bu sahalar özelinde bir işbirliğine gittikleri çerçevede onları da dahil edecek bir çalışma olacak. Yılbaşı itibarıyla inşallah onu da devreye almak istiyoruz.”
Bakan Albayrak, elektrik dağıtım sektörünün döviz riskine dayalı ciddi problemler yaşadığını ve stres testinten geçtiğini de ifade ederek, “Sektörün heyecanla beklediği gelişmelerle ilgili çalışmalarla önemli adımlar attık. 2018’de bu adımlarla öngörülebilirlik, sürdürülebilirlik, müşteri memnuniyeti ve sektörün kurumsallaşarak bilanço anlamında daha sağlıklı hale gelmesi için yapılacak dönüşümle, 2020 tarife döneminden önce ciddi bir iyileşme öngörüyoruz. Gerekli düzenleme noktasında son rütuşları yapıyoruz.” dedi.

“2015 kışında bakan olduk, bismillah Rusya krizi”

Albayrak, Türkiye enerji portföyünde doğalgazın yadsınamaz bir gerçek haline geldiğini ve yaygınlığının giderek arttığını söyledi.
Son yatırımlarla 50 milyon vatandaşın doğalgaz kullanır hale geleceğini vurgulayan Albayrak, “Elektrik enerjisi portföyü açısından ideal portföy dengeli olandır. İnşallah nükleerin de devreye girmesiyle 2023’le birlikte eşit dağılımın geliştiği bir portföy olacak. Dolayısıyla gaz özelinde baktığımızda, ciddi bir talep var. Boru gazının ötesinde LNG ve yüzer sıvılaştırma tesisleriyle (FSRU), 34 milyon metreküp günlük gazlaştırma kapasitesi olan altyapımızı bu yıl sonu itibarıyla, kasımda ikinci FSRU’yu Dörtyol’da devreye alarak, hem de Marmara Ereğlisi’ndeki kapasite artışıyla ve diğer yatırımlarla yaklaşık 150 milyon metreküpe çıkaracağız.” bilgisini paylaştı.
Albayrak, Türkiye’nin depolama kapasitesiyle birlikte 2015’te 190 milyon metreküp olan günlük sisteme gaz basma kapasitesinin bu yıl sonu itibarıyla 280-290 milyon metreküp seviyesine çıkacağını aktardı.
Kış aylarında havanın çok soğuk geçtiği ve elektrik üretiminin de arttığı, günlük doğalgaz tüketiminin 260 milyon metreküpleri bulduğu dönemlerde farklı kesintilere gidildiğini anımsatan Albayrak, “Konutların etkilenmemesi için genelde bu kesintiler sanayiden başlıyordu. Bu kış büyük bir sıkıntı yaşamazsak, kesintisiz ilk kışımız bu adımlarla yaşanmış olacak. Günlük sisteme gaz basabilme kapasitemizi 400 milyon metreküpe çıkarmak hedefimiz.” ifadelerini kullandı.

Akdeniz’de ilk derin deniz sondajı bu kış

Albayrak, Akdeniz ve Karadeniz’de sismik arama çalışmalarının sürdüğünü ve iyi neticeler almayı umduklarını da belirterek, “Bu çalışmalar çerçevesinde, Türkiye’nin ilk derin deniz sondajını kendi sondaj gemimizle Akdeniz’de bu kış veya 2018 başında yapacağız. Karadeniz’de de benzer çalışmalar noktasında olacağız.” dedi.
Türkiye’nin yeni dünya düzeninde çok farklı bir yere doğru hızla yol aldığının altını çizen Albayrak, “Satın alma gücüne göre 13. sıradayız ve hızlı büyüyoruz. İspanya’yı geçtik. Bu çerçevede bakıldığında Türkiye ekonomik olarak Avrupa’nın beşinci, altıncı ekonomisi. Bugün gördüğümüz bilgiler ışığında asgari yüzde 5 – 5,5 – 6 büyümeye devam edecek 2017 yılında. 2018’i farklı talepler, farklı ekonomik endekslerle ile birlikte inşallah olumlu pozitif bir yıl olarak öngörüyoruz. Coğrafya zor olunca, küresel çatışmalar ve gerginlikler bol olunca size ciddi bir bağışıklık öngörüsü kazandırıyor.” değerlendirmesinde bulundu.
Albayrak, Türkiye’ye kazandıracak ve Türkiye ile birlikte paydaşını da mutlu kılıp bir üst lige taşıyacak her projenin yanında olduklarını sözlerine ekledi.

Önceki HaberSonraki Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Türkiye, bölgesinin en güçlü orman yangınlarıyla mücadele altyapısına sahip ülkesidir” Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Türkiye, bölgesinin en güçlü orman yangınlarıyla mücadele altyapısına sahip ülkesidir” için yorumlar kapalı 88104

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Marmaris’te yangından etkilenen bölgelerdeki incelemelerinin ardından yaptığı konuşmada, yangınla mücadele konusunda sosyal medya ve çeşitli dedikodu mecraları aracılığıyla akıl almaz yalanlar, iftiralar, çarpıtmaların ortalığa saçıldığına işaret ederek, “Türkiye, bölgesinin en güçlü orman yangınlarıyla mücadele altyapısına sahip ülkesidir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Marmaris’te yangından etkilenen bölgelerde incelemelerinin ardından Marmaris Öğretmen Evi’nde bir konuşma gerçekleştirdi.

Marmaris’ten önce Antalya’nın Manavgat ilçesine gittiğini ve yapılan çalışmaları yerinde incelediğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Manavgat’tan Alanya’ya kadar olan alanı helikopterden inceleme imkânı bulduğunu söyledi.

Allah’tan ülkeyi ve milleti her türlü kazadan, beladan, afetten ve musibetten muhafaza eylemesini niyaz eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, yangında şu ana kadar çeşitli otel, kamu kurumu ve evlerin hasar gördüğünü, tehlike altında olan bazı mahallelerin boşaltılarak insanların güvenli yerlere nakledildiğini ifade etti.

“BOŞALTILAN MAHALLELERİMİZDEKİ VATANDAŞLARIMIZ EN YAKINDAKİ GÜVENLİ YERLEŞİM YERLERİNE AKTARILMIŞTIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, açıklamasına şöyle devam etti: “Muğla’dan, diğer illerimizden ve Azerbaycan’dan gelen ekipler, her yangın sahasında çalışmalarını sürdürmektedir. Yangınlara müdahale için hava araçları yanında 80 arazöz, 35 tanker, 31 iş makinesi, 176 hizmet aracı, 1400 personel görev yapmaktadır. Sağlık Bakanlığımız da 38 ambulans ve 175 personelle vatandaşlarımıza yardımcı olmaktadır. Yangından etkilenen vatandaşlarımızın ikisi dışında hepsi hastanelerden taburcu edilmiştir. Boşaltılan mahallelerimizdeki vatandaşlarımız en yakındaki güvenli yerleşim yerlerine aktarılmıştır. Ayrıca barınma, gıda, temizlik malzemesi ve benzeri ihtiyaçlar için gereken her türlü tedbir alınmış, her türlü ikmal mekanizması oluşturulmuştur.”

Şahin Akdemir’in Marmaris’teki yangına müdahale eden ekiplere yardımcı olmak isterken hayatını kaybetmesinden duyduğu üzüntüyü dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, geride gözü yaşlı bir kız evlat ve sevenlerini bırakan Şahin’e Allah’tan rahmet, ailesine sabır diledi.

Türkiye’nin, Şahin ve onun gibi canı pahasına ülkesini korumanın mücadelesini verenleri asla unutmadığını ve unutmayacağını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, yangın söndürme ve soğutma faaliyetlerini müteakip hemen yapılan zarar tespitlerine göre, konut, ahır ve ticari alanlarla ilgili gereken adımların atılmaya başlanacağını bildirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Marmaris’teki yangının birine çocukların yol açtığı bilinmekle birlikte, diğer yangınlarla ilgili araştırmalar sürüyor. Hatta Milas’taki yangınla ilgili bir kişi gözaltına alınmıştır” dedi.

“TÜRKİYE, BÖLGESİNİN EN GÜÇLÜ ORMAN YANGINLARIYLA MÜCADELE ALTYAPISINA SAHİP ÜLKESİDİR”

Geçen yıl terör örgütü elebaşlarının ormanları yakma talimatı vermesinin ardından ülkedeki orman yangını alanının iki katına çıktığını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu yangınların bir kısmının da benzer bir talimatla başlatılmış olma ihtimalini göz ardı etmediklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında şu ifadeleri kullandı: “Ormanlarımızı yakanları bulup ciğerlerini yakmak boynumuzun borcudur. İlgili birimlerimiz gereken çalışmaları hassasiyetle yürütmektedir. Tabi ülkemizin karşılaştığı her krizde, her hadisede, her sıkıntıda olduğu gibi orman yangınları konusunda da istismarcı bir kesim hemen harekete geçmiştir. Sosyal medya ve çeşitli dedikodu mecraları aracılığıyla akıl almaz yalanlar, iftiralar, çarpıtmalar hemen ortalığa saçılmıştır. Hâlbuki bu siyaset konusu yapılabilecek bir mesele kesinlikle değildir. Türkiye, bölgesinin en güçlü orman yangınlarıyla mücadele altyapısına sahip bir ülkedir. Uçaklar meselesinde devletin resmî bilgilerine kulak vermektense yıllarca bu ülkenin vaktini ve kaynaklarını israf etmiş olanların yalanlarına inanmayı tercih edenleri üzüntüyle takip ediyoruz. Canlarını tehlikeye atarak, yangınlarla mücadele eden ormancılarımıza, itfaiyecilerimize, güvenlik ve sağlık personelimize, resmi ve sivil görevlilerimize zerre kadar saygısı olmayan bu kirli zihniyeti yok farz ediyoruz, ademe mahkum ediyoruz.”

“Allah’ın izniyle Türkiye, bu yangınların izlerini kısa sürede silecektir. Hiçbir vatandaşımızın mağdur olmasına müsaade edemeyiz. Can kaybı dışındaki her türlü kaybı, telafi edecek güce ve imkâna sahibiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendi ülkesine ve halkına düşman zihniyeti milletin ilk fırsatta tasfiye edeceğine ilişkin düşüncesini paylaştı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, birliğe, beraberliğe, dayanışmaya en çok ihtiyaç olan dönemde tüm vatandaşları bir binanın tuğlaları gibi sıkı sıkıya kenetlenmeye davet etti.

“DEVLET-MİLLET DAYANIŞMASINI BOZMAK İSTEYEN PROVOKATÖRLERE ASLA MEYDANI BIRAKMAYACAĞIZ”

Yanan alanlarda fidan dikimine ilk yağmurlarla birlikte başlanacağını ve zarar gören vatandaşların hiçbirinin mağduriyetine de meydan verilmeyeceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Devlet-millet dayanışmasını bozmak isteyen provokatörlere asla meydanı bırakmayacağız. Şehitler veren bir kurum olan orman teşkilatımızın kahraman mensuplarının fedakârlıklarına saygı duymayanlar, her mecrada hak ettikleri dersi alacaktır” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, orman yangınlarıyla mücadele ederken şehit olan itfaiyecilere Allah’tan rahmet ve ailelerine sabır dileyerek, alanında dünyanın en iyilerinden olan orman teşkilatını daha da güçlendirmek için gereken adımları süratle atacaklarını açıkladı.

Orman yangınlarından etkilenen bölgelerin “Genel Hayata Etkili Afet Bölgesi” ilan edildiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, böylece tarım, hayvancılık ve sera faaliyetlerinin hasarlarının karşılanacağını, yanan ve hasar gören evlere öncelikle 50 bin liraya kadar eşya yardımı yapılacağını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ayrıca kira yardımı yapılacağını, vergiler, SGK primleri, esnaf kredileri ödemeleri, tarım kredi, tarım ziraat borçlarının erteleneceğini, faizsiz esnaf kredisi ve KOSGEB acil desteği verileceğini ve bir ay içerisinde de evlerin inşaatına başlanacağını kaydetti.

Bir yıl içerisinde kırsal mahallelerdeki ve tüm afet bölgesindeki evlerin yöresel mimariye uygun şekilde ahırı, deposu ve tüm müştemilatıyla tamamlanacağını açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yangından etkilenen bölgelerde acil ihtiyaçların karşılanması için 50 milyon lira ödenek gönderildiğini belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin dünyada orman varlığını artıran nadir ülkelerden biri olduğunu belirterek, “Biz iktidar olduğumuz süre içerisinde yaklaşık 5 milyon ağaç dikmiş bir iktidarız. Sadece bu 19 yıllık sürede diktiğimiz bu ağaçlar ile şu anda başımıza gelen bu sıkıntıları inşallah yine en kısa zamanda telafi edecek güce sahibiz. Orman alanımızı bu süre içerisinde 23 milyon hektara çıkarmıştık. İnşallah hem yanan yerlerin yenilenmesi hem diğer kampanyalarımızla bu alanı daha da artıracağız” değerlendirmesini yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından orman yangınında söndürme ekiplerine su taşırken hayatını kaybeden Şahin Akdemir’in ailesi ile görüşerek, taziye dileklerini iletti.

Marmaris’te vatandaşlara da hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu sabah itibarıyla yangından etkilenen yerleri “Afet Bölgesi” ilan ettiklerini anımsattı.

HAYATA ETKİLİ AFET BÖLGESİ

Antalya’nın Manavgat, Akseki, Alanya, Gündoğmuş ve Gazipaşa, Muğla’nın Marmaris, Bodrum, Milas, Köyceğiz ve Seydikemer, Adana’nın Aladağ, İmamoğlu, Karaisalı ve Kozan, Mersin’in Aydıncık ve Silifke, Osmaniye’nin merkez ve Kadirli ilçelerinde, yangından etkilenen yerlerin bu kapsama gireceğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu çerçevede tarım, hayvancılık ve sera faaliyetlerinin hasarları karşılanacaktır. Buraları, Hayata Etkili Afet Bölgesi ilan ettik. Yanan ve hasar gören evlere 50 bin liraya kadar eşya yardımı ve ihtiyaç duyanlara kira yardımı yapılacaktır” diye konuştu.

Vergi, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), esnaf kredi, tarım kredi ve Ziraat Bankası borçları ertelemelerinin de bu kapsamda uygulanacağını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Esnafımıza faizsiz kredi desteği sağlanacak, KOSGEB de acil destek mekanizmalarını işletecektir. Yeniden inşa edilecek evlerin yapımına bir ay içinde inşallah başlıyoruz. Hedefimiz bir yıla kadar yöresel mimariye uygun şekilde, bu evleri yapıp teslim etmektir. Acil ihtiyaçlar için yangın bölgelerine şu an itibarıyla 50 milyon lira ödenek gönderilmiştir. Rabbimden, ülkemizi ve milletimizi her türlü kazadan, beladan, afetlerden, musibetten muhafaza eylemesini niyaz ediyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Muğla’daki yangınlarda hasar gören yerlerin olduğuna işaret ederek şunları kaydetti: “Yangın tehdidi altında olan mahallelerimiz boşaltılarak, oralardaki insanlarımız güvenli yerlere nakledildi. Diğer illerimizden ve Azerbaycan’dan gelen ekipler, Muğla’mızdaki yangın alanlarında görev yapıyor. Ormanlarının yarısından fazlası yangına karşı hassas olan ülkemiz, bu amaçla toplamda 4 bin 300 araç ve 21 binin üzerinde personelle görev yapan bir orman teşkilatına sahiptir. Muğla’daki yangınlar için de ihtiyaç duyulan tüm araç-gereç ve personel görevlendirilmiştir. Uçak sayımızı çeşitli ülkelerden aldığımız destekle epeyce artırdık. Başta Rusya olmak üzere, İran ve Ukrayna, bunlarla birlikte yangın söndürme uçaklarımızın sayısı 16’yı buldu ki bunların bir kısmı amfibi uçaklar, bir kısmı da tanker uçakları olmak üzere, bunlar tabii işimizi ciddi manada kolaylaştırdı.”

Türkiye’nin her tarafının deniz olması nedeniyle işin bu noktada çok daha kolay olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “45 helikopterimiz de noktasal söndürmeyi gerçekleştiriyor ve bu 45 helikopterimiz, bunlar da burada yoğun bir çalışmanın içerisindeler. Dokuz insansız hava aracımızla etkin bir şekilde sahadayız” dedi.

Gerektiğinde diğer kurumların da tüm imkânlarıyla orman yangınlarına müdahalede görev aldığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları ifade etti: “Tabii bizi en çok can kayıpları üzüyor. Antalya’da vefat eden iki ormancımıza, üç vatandaşımıza ve Muğla’mızda vefat eden bir vatandaşımıza, Şahin’imize Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyorum. Milletim şundan emin olsun, yanan her karış orman toprağını çok daha fazlasıyla yeniden fidanlarla buluşturacak, orman varlığımıza tekrar kazandıracağız.”

“BU ÜLKE, BU MİLLET, BU ZARARLARIN ALTINDAN KALKAR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 19 yılda 5 milyon 400 bin ağaç diktiklerini hatırlatarak, şimdi bunun katbekat fazlasını dikmek suretiyle Türkiye’yi “ormanlar ülkesi” hâline getireceklerini söyledi.

Evleri, iş yerleri, tarlaları, seraları, hayvanları, ahırları ve eşyaları yanan vatandaşların her birinin zararlarını tazmin edeceklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu konuda zarar tespit çalışmalarının devam ettiğini anlattı.

Hayvanları telef olan vatandaşların da bu noktadaki zararlarını gidereceklerine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hiç endişeleri olmasın. ‘Benim şu kadar hayvanın telef oldu’, hiç endişe etmesinler. Valilerimiz bu konuda çalışmaları sürdürüyor ve bu telefatı bizler gidereceğiz. Bu ülke, bu millet, bu zararların altından kalkar. Türkiye Cumhuriyeti Devleti tüm bu afetlerin, musibetlerin üstesinden gelebilecek güce ve imkâna sahiptir” değerlendirmesini yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Devletimiz yangınların söndürülmesi, hasarların tazmini, zarar gören yerlerin yeniden ihyası için çalışmaktadır” Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Devletimiz yangınların söndürülmesi, hasarların tazmini, zarar gören yerlerin yeniden ihyası için çalışmaktadır” için yorumlar kapalı 88098

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Antalya Manavgat’ta orman yangınından etkilenen bölgelerdeki incelemelerinin ardından yaptığı konuşmada, “Devletimiz tüm kurumları ve imkânlarıyla yangınların söndürülmesi, vatandaşlarımızın mağduriyetlerinin giderilmesi, hasarların tazmini, zarar gören yerlerin yeniden ihyası için çalışmaktadır” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Antalya Manavgat’ta orman yangınından etkilenen bölgelerde incelemelerde bulunması ve Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’den çalışmalar hakkında bilgi almasının ardından, Manavgat Gençlik Merkezi’nde bir konuşma gerçekleştirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, orman yangınlarıyla ilgili yaptığı açıklamasında, yangınlarından etkilenen tüm bölgelerin “Genel Hayata Etkili Afet Bölgesi” ilan edildiğini hatırlattı. Böylece devletin, vatandaşların beklentilerini gidermiş olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Antalya’nın Manavgat, Akseki, Alanya, Gündoğmuş ve Gazipaşa ilçelerinde yangından etkilenen tüm mahallelerin “Genel Hayata Etkili Afet Bölgesi” olarak değerlendirildiğini söyledi.

“YANGINDAN ETKİLENEN BÖLGELERDE ORTAYA ÇIKAN ACİL İHTİYAÇLARI KARŞILAMAK İÇİN 50 MİLYON ÖDENEK GÖNDERİLMİŞTİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mersin’in Aydıncık ve Silifke, Osmaniye’nin Merkez ve Kadirli, Muğla’nın Marmaris, Bodrum, Milas, Köyceğiz ve Seydikemer ile Adana’nın Aladağ, İmamoğlu, Karaisalı ve Kozan ilçelerinde yangından etkilenen tüm mahallelerinin de aynı kapsamda yer aldığını bildirerek, şunları kaydetti: “Yangından etkilenen bölgelerde ortaya çıkan acil ihtiyaçları karşılamak için 50 milyon ödenek gönderilmiştir. Şunu çok açık net söylemek durumundayım, yanan ve hasar gören evlere bu yardımın dışında kira yardımı yapılacak. Tarım, hayvancılık ve sera faaliyetlerinin hasarları karşılanacak ve Genel Hayata Etkili Afet Bölgesi’nde vergiler, SGK primleri, esnaf kredileri ödemeleri, tarım kredi, tarım ziraat borçları ertelenecek. Faizsiz esnaf kredisi, KOSGEB acil desteği verilecek. Bir ay içerisinde evlerin inşaatına başlanacak. Bir yıl içerisinde hedef kırsal mahallelerdeki ve tüm afet bölgesindeki evler, yöresel mimariye uygun şekilde ahırıyla deposuyla tüm müştemilatıyla tamamlanacak.”

Yangın söndürme faaliyetlerinin çok geniş bir ekiple yürütüldüğünü aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaklaşık üç gündür maruz kalınan yangın felaketinden dolayı Manavgat halkına geçmiş olsun dileklerini iletti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, devletin tüm kurumları ve imkânlarıyla yangınların söndürülmesi, vatandaşların mağduriyetlerinin giderilmesi, hasarların tazmini, zarar gören yerlerin yeniden ihyası için çalıştığını dile getirerek, ilgili bakanlıklar ve kuruluşların görevlerinin başında olduğunu kaydetti.

Antalya’nın Manavgat ilçesinde Osman ve Şehri Gardaş ile Akseki ilçesindeki Hasan Ali Yüksel’in hayatını kaybettiğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Yangından etkilenen 334 vatandaşımıza gereken tıbbi müdahale derhâl yapılmış ve hemen hepsi taburcu edilmiştir. Hâlen hastanede tedavisi süren pek az vatandaşımız kalmıştır. Yapılan ilk tespitlere göre 16 mahallemiz yangından zarar görürken, bazı mahallelerimiz de boşaltılmıştır. Çeşitli derecelerde hasar gören binalar ve konutlarla ilgili tespitler ışığında gereken çalışmalar yürütülecek. Aynı şekilde evlerdeki eşyalarla ilgili hasar tespitleri tamamlanmıştır. Köylerde 320 büyükbaş, 3 bin küçükbaş, 4 bin kanatlı hayvan, 360 arı kovanı telef olmuştur. Çiftçilerimizin 650 dekar muz serası, 120 dekar sebze serası, 15 bin dekar zeytin, defne, keçiboynuzu ve narenciye alanı zarar görmüştür.”

“YANAN HER YERİ, DAHA FAZLASIYLA AĞAÇLANDIRMAK EN BAŞTA GELEN GÖREVİMİZDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kredi Yurtlar Kurumu binalarının, afetzedelere ve yardım personelinin hizmetine açıldığına işaret ederek, şu bilgileri paylaştı: “Çadırdan beslenmeye bütün bunlar, her türlü araç gereç afetzedelerin emrine sunulmuştur. Elektrik sıkıntısı yaşanan 35 köyden tedbiren kesintisi süren 12’si hariç diğerlerine elektrik verilmiştir. Su kesintisi olan mahalle sayısı 28’den 15’e düşürülmüştür. Tıpkı deprem ve sel felaketlerinde zarar görenlere yaptığımız gibi yangında evleri kullanılamaz hâle gelen vatandaşlarımıza da yeni konutlar inşa edip vereceğiz. Milletimiz müsterih olsun. Hiçbir vatandaşımızın mağdur olmasına müsaade etmeyecek, her türlü zararlarını karşılayacağız. Giden canlara rahmet dilemenin ötesinde bir şey yapamayız ama yanan her şeyi yerine koyabiliriz. Anayasamızın 169. maddesine göre, yanan alanlar başka amaçla kullanılamaz ve tekrar ağaçlandırılır. Türkiye’nin orman varlığını artırmış bir yönetim olarak elbette yanan her yeri daha fazlasıyla tekrar ağaçlandırmak en başta gelen görevimizdir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, böyle dönemlerin ülke ve millet olarak birliğe, beraberliğe, kardeşliğe, dayanışmaya en çok ihtiyaç duyulan zamanlar olduğunu belirterek, yangınların çoğunun kontrol altına alındığını söyledi.

“ORMAN YANGINLARIYLA MÜCADELE FİLOMUZU GÜÇLENDİRMEYE DEVAM EDECEĞİZ”

“Sadece son üç gündeki yangınlar için 4 bin personel, 6 uçak, 45 helikopter, bir insansız helikopter, 9 insansız hava aracı, 660 arazöz, 65 iş makinesi, 117 itfaiye aracı, 31 ambulans görev yapmıştır” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, atılan son adımlarla uçak sayısının 13’e ulaştığını, uçaklardan bazılarının amfibik, bazılarının da bayağı yüklü tankerler olduğunu bildirdi.

Ülkedeki ormanların yüzde 55’inin yangına karşı hassas bölgelerde yer almasından dolayı mücadeleyi hassas şekilde yürütmek mecburiyetinde olduklarına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Bu amaçla orman teşkilatımızda ülke genelinde 4 bin 300 araç ve 21 binin üzerinde personel görev yapmaktadır. Uçak konusundaki sıkıntıların ana sebebi, uzun yıllardır bu görevi yürüten Türk Hava Kurumu’nun filosunu ve teknolojisini yenileyememiş olmasıdır. Buna rağmen 2021 yılında da artık hurda görünümüne bürünen bu uçaklardan üçü ile 18 helikopter, Türk Hava Kurumu ortaklığındaki bir şirketten kiralanmıştır. Ayrıca son yangınlarda çok işimize yarayan yeni teknolojiye sahip amfibik uçaklar ile yine gelişmiş helikopterlerimiz sayesinde yangınla mücadelede filomuzdaki zafiyeti ortadan kaldırmaya çalıştık. Ukrayna, Rusya, Azerbaycan’dan, son anda İran’dan gelen uçaklarla sayımız fiilen artmıştır. Bilhassa insansız hava araçları, yangınların hızla tespiti ve büyümeden kontrol altına alınması konusunda bize büyük imkânlar sağlamıştır. Bir dakikada 3 milyon hektarın üzerinde alanı tarayabilen insansız hava araçlarımız sayesinde geçtiğimiz yıl 234 yangını büyümeden söndürmüştük. Elde edilen tecrübelere ve ihtiyaçlara göre orman yangınlarıyla mücadele filomuzu güçlendirmeye devam edeceğiz.”

“GÜN, DAYANIŞMA VE ELBİRLİĞİYLE AFETLERİN ÜSTESİNDEN GELME GÜNÜDÜR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Orman teşkilatımız dünyanın en iyilerinden biri olarak kabul edilir. Herkesi gerektiğinde şehitler verme pahasına ormanlarımızı koruyan bu teşkilatımızın mücadelesine saygı duymaya davet ediyorum. Uluslararası kuruluşların değerlendirmelerine göre, bölgemizde yangınlara en hızlı ve en etkin mücadeleyi ve müdahaleyi yapan, en az zararı gören ülkeler arasında ilk sırada yer alıyoruz. Her dönemde olduğu gibi bugün de birileri milletin yüreğindeki yangını kendi kısır çekişmelerine meze yapmanın gayreti içine düşmüştür. Bu, siyaset konusu yapılabilecek bir mesele değildir. Sosyal medya ve diğer medya mecralarında dolaşıma sokulan miadını doldurmuş hurda araç gereç görüntüleri üzerinden yürütülen fitne, fesat, bozgunculuk faaliyetlerine kimse itibar etmemelidir. Sadece yetkili mercilerin açıklamalarına lütfen kulak veriniz.”

Günün dayanışma ve el birliğiyle afetlerin üstesinden gelme günü olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yanan alanların yeniden ağaçlandırılmasına ilk yağmurlarla birlikte başlanacaktır” dedi.

“EMNİYETİMİZ, JANDARMAMIZ, İSTİHBARATIMIZ, YANGIN ÇIKAN YERLERDEKİ HER TÜRLÜ BİLGİYİ DEĞERLENDİRECEK”

Yangınlar konusundaki sabotaj şüphelerinin herkes gibi kendilerini de rahatsız ettiğine değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Emniyetimiz, jandarmamız, istihbaratımız, yangın çıkan yerlerdeki her türlü işareti, emareyi, bilgi, belgeyi değerlendirerek inşallah bu soru işaretlerini giderecektir. Şayet bu vatanı ateşe verecek kadar ülkemize ve milletimize ihanet içine girenler varsa onların yakasına yapışıp en ağır şekilde cezalandırılmalarını sağlamak da boynumuzun borcudur. Tabii terör örgütü elebaşlarının geçen yıl ormanları yakma talimatı vermesinin ardından ülkemizdeki orman yangını sayısının ve yanan alan büyüklüğünün yaklaşık iki katına çıktığını biliyoruz. Teröristleri nasıl dağlarda ve sınır ötesindeki inlerinde bitirmeye yaklaştıysak şehirlerimizdeki uzantılarını da kazıyıp atmakta kararlıyız” şeklinde konuştu.

Orman yangınlarında hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yaralananlara şifa dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Buradan tüm vatandaşlarımızı ormanlarımızın korunması, tedbirsiz ateş yakılmaması, yakılan ateşlerin işi bittiğinde mutlaka tamamen söndürülmesi hususunda dikkatli olmaya davet ediyorum” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Antalya’nın Manavgat ilçesindeki orman yangınlarında hayatını kaybeden Osman ve Şehri Kardaş çiftinin oğlu Hasan Kardaş ile görüşerek taziye dileklerini de iletti.