Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan AB’ye Üyelik Çağrısı : Türkiye Hak Ettiği Yeri Almalı Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan AB’ye Üyelik Çağrısı : Türkiye Hak Ettiği Yeri Almalı için yorumlar kapalı 88794

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avrupa Birliği ülkeleri büyükelçileri ile toplantıda yaptığı konuşmada, “Ülkemizin 60 yılı bulan üyelik süreci nasıl bizim için stratejik bir tercihse Avrupa Birliği’nin ülkemizi tam üyeliğe kabul etmesi de Birliğin geleceği açısından ontolojik bir tercih olacaktır. Brexit ile artan belirsizlik ancak Türkiye’nin Avrupa ailesinde hak ettiği yeri almasıyla giderilecektir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Avrupa Birliği (AB) ülkelerinin Ankara büyükelçileriyle Çankaya Köşkü’nde bir araya geldi. Büyükelçilere hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplantının ülkeler ve insanlık için hayırlara vesile olmasını diledi.

“YAŞADIĞIMIZ SÜREÇ BİZE TÜM İNSANLIĞIN AYNI GEMİDE OLDUĞUNU BİR KEZ DAHA HATIRLATMIŞTIR”

Konuşmasının başında tüm Avrupa halklarının yeni yılını kutlayarak, 2021’in sağlık, barış ve huzur getirmesini temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2020’de koronavirüs salgını başta olmak üzere birçok zorlukla mücadele edildiğini anımsattı.

Koronavirüsün son asrın en ciddi sağlık krizlerinden birisi olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Salgın daha şimdiden dünyanın hemen her ülkesinde izleri yıllarca silinmeyecek derin acılar bıraktı. Bugüne kadar salgında hayatını kaybeden yaklaşık 2 milyon kişinin her biri istatistikten öte bir candır. Yaşadığımız süreç bize din, dil, ırk, bölge farkı gözetmeden tüm insanlığın aynı gemide olduğunu bir kez daha hatırlatmıştır” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, salgınla mücadelede küresel dayanışma ve iş birliğinin önemine dikkati çekerek, Türkiye’nin bu süreçte vatandaşlarına en iyi sağlık hizmetini sunmaya çalışırken, hiçbir ayrım yapmadan, aralarında Avrupa ülkelerinin de yer aldığı 156 ülkeye ve 11 uluslararası kuruluşa tıbbi malzeme desteği sağladığının altını çizdi.

“DAYANIŞMANIN GÜCÜNE İNANAN BİR MİLLET OLARAK YARDIM FAALİYETLERİMİZİ DEVAM ETTİRECEĞİZ”

Acil tahliye uçuşlarıyla 100 bini aşkın vatandaşı Türkiye’ye getirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, 67 ülkeden 5 bin 500’den fazla yabancının tahliyesini de yaptıklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’den ana vatanlarına dönmek isteyen 90 ülkeden 38 bin yabancıyı da ülkelerine gönderdiklerini ifade ederek, “Tüm bunları muhataplarımızdan maddi bir karşılık beklediğimiz için değil, insanlık ailesine karşı kendimizi mesul hissettiğimiz için yaptık. Paylaşmanın bereketine, dayanışmanın gücüne inanan bir millet olarak yardım faaliyetlerimizi bundan sonra da devam ettireceğiz” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin farklı kaynaklardan temin ettiği aşıları, vatandaşlarına gönüllülük esasına dayalı olarak uygulamaya başlayacağını ifade ederek, “İnsan deneyi aşamasında olan yerli aşılarımızı gerekli onayların ardından inşallah milletimizle birlikte tüm insanlığın hizmetine sunacağız” açıklamasında bulundu.

“BİZ, DOĞU AKDENİZ’DE HAKKIMIZ OLMAYAN BİR ŞEYİ TALEP ETMİYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2020 yılının Türkiye-AB ilişkileri bakımından da maalesef kolay geçmediğini aktararak şöyle devam etti: “Geride bıraktığımız dönemde çoğu da suni olarak üretilen pek çok tatsız sorunla uğraşmak zorunda kaldık. Bazı üye ülkeler Türkiye ile ikili problemlerini AB koridorlarında çözme çabasına girdi. Birlik dayanışması bahanesinin ardına sığınılarak Türkiye-AB gündemi suiistimal edildi. Bu yaklaşım bir yandan köklü münasebetlerimizi esir alırken, diğer yandan birliğin bölgesel ve küresel güç olma iddiasını da zayıflatıyor. ‘Stratejik körlük’ olarak nitelendirdiğimiz bu tavrın en somut göstergesi Doğu Akdeniz ve Kıbrıs meselesidir. Her iki konuda da Türkiye ciddi haksızlıklara maruz kalmıştır. Oysa Türkiye Akdeniz’in en uzun kıyı şeridine sahip ülkesidir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin şimdiye kadar hayata geçirdiği enerji projeleri ile Avrupa’nın enerji arz güvenliğine önemli katkılarda bulunduğuna vurgu yaparak, “Biz, Doğu Akdeniz’de hakkımız olmayan bir şeyi talep etmiyoruz. Bölgede var olan hidrokarbon kaynakları konusunda ülkemizin ve milletimizin meşru menfaatlerini korumaya çalışıyoruz. Hiçbir geçerliliği olmayan maksimalist haritalar üzerinden ülkemizin sahillerine hapsedilme girişimlerine itiraz ediyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

“TÜRKİYE AKDENİZ’DE GERİLİMDEN DEĞİL, BARIŞTAN VE ADALETTEN YANADIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen aylarda yaşanan kimi hadiselerde Türkiye’nin haklarını koruma kararlılığını gösterdiğinin altını çizerek, “Türkiye’nin ve KKTC’nin içinde yer almadığı hiçbir denklemden Akdeniz Barışı çıkmayacağı herhalde artık anlaşılmıştır” uyarısında bulundu.

“Türkiye Akdeniz’de gerilimden değil, barıştan, iş birliğinden, hakkaniyetten ve adaletten yanadır” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Akdeniz, bizleri ayıran değil, hepimizi birbirimize yakınlaştıran, birleştiren, iş birliğimizi güçlendiren bir denizdir, öyle olmalıdır. Akdeniz, Cezayir’den Mısır’a, Libya’dan Tunus’a, Filistin’den İsrail’e, Türkiye’den Yunanistan’a, İtalya’dan İspanya’ya kadar tüm ülkeleri ve halklarıyla büyük ailemizin çatısı, ortak yuvasıdır. Doğu Akdeniz’i bir rekabet alanı olmaktan çıkartıp uzun vadeli çıkarlarımıza hizmet edecek bir iş birliği havzası hâline getirmeliyiz. Gündeme getirdiğimiz Doğu Akdeniz Konferansı’nın da bu amaca hizmet edeceğini düşünüyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kıbrıs Türkleri dâhil tüm tarafları bir araya getirecek bir enerji iş birliği forumu kurulmasının faydalı olacağı kanaatinde olduklarını dile getirdi.

“KIBRIS’TA YENİ VE GERÇEKÇİ ALTERNATİFLERİ TARTIŞMAMIZ GEREKİYOR”

Yunanistan’ın Navtex ilanıyla ve sahaların sadece yüzde 10’unu kullanarak yeni bir gerginlik sebebi oluşturduğunu anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Son yıllarda hava sahası ihlallerini ve gayri askerî statüdeki adalarda özellikle hukuka aykırı faaliyetlerini artıran Yunanistan’ı gerginliği tırmandırıcı faaliyetlerinden vazgeçmeye davet ediyoruz. Komşumuz Yunanistan ile 25 Ocak’ta başlayacak istikşafi görüşmelerin inşallah yeni bir dönemin habercisi olacağına inanıyorum” dedi.

AB’nin hem bu konularda hem de Kıbrıs meselesinde samimi bir özeleştiri yapması gerektiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, AB’nin, Kıbrıs’ta 2004 yılında çözüme “hayır” diyen Rum tarafını tam üyelikle ödüllendirirken, referanduma “evet” diyen Kıbrıs Türkü’ne verdiği taahhütleri unuttuğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunları da yerine getirmesini bekliyoruz. Son dönemde AB’nin Kıbrıs Türk tarafıyla üst düzey hiçbir teması olmamıştır. Hâl böyle iken AB, Kıbrıs meselesinin çözümünde nasıl kolaylaştırıcı bir rol oynayabilir?” ifadelerini kullandı.

Kıbrıs’ta iki devletli model dışındaki alternatiflerin çözüm olmayacağını, yarım asırlık müzakere tarihinden alınan derslerin açıkça gösterdiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kıbrıs’ta başarısız olmuş modelleri tekrar tekrar konuşmak yerine yeni ve gerçekçi alternatifleri tartışmamız gerekiyor” diye konuştu.

“NİHAİ HEDEFİMİZ OLAN TAM ÜYELİKTEN HİÇBİR ZAMAN VAZGEÇMEDİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fransa ile ilişkileri vizyoner bir yaklaşımla yeniden ele alarak, gerilim hattından kurtarmak istediklerini, son dönemde bu çerçevede iki tarafça atılan adımları memnuniyetle takip ettiklerini söyledi.

Portekiz’in AB dönem başkanlığında tüm başlıklarda müspet gelişmeler sağlanmasını ümit ettiklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Bin yıldır aynı coğrafyayı paylaşıyor, aynı medeniyet havzasından besleniyoruz. Türk tarihini nasıl Avrupasız okumak mümkün değilse, Avrupa tarihini de Türkiyesiz anlamak mümkün değildir. Millet olarak geleceğimizi Avrupa ile birlikte tasavvur ediyoruz. Bu anlayışla 60 yıldır Birliğe tam üyelik mücadelesi veriyoruz. Bu süreçte karşılaştığımız onca çifte standarda ve haksızlığa rağmen, nihai hedefimiz olan tam üyelikten hiçbir zaman vazgeçmedik. Göreve geldiğimiz 2002’de ‘Kopenhag Kriterlerine gerekirse Ankara Kriterleri der yolumuza devam ederiz’ demiştim. Nitekim son 18 senede bu sözümüze sadık olarak vatandaşlarımızın hak ve özgürlüklerini genişletme noktasında tarihî nitelikte adımlar attık. Mevcut anayasamızın üçte ikisini değiştirerek darbe dönemlerinin izlerini büyük ölçüde ortadan kaldırdık. Darbe, cunta ve siyasete anti demokratik müdahalelerle maruf bir ülkeyi ileri demokrasi rayına oturttuk. Sivil siyasetin önündeki engelleri kaldırıp ülkemizde sessiz bir devrime imza attık. Avrupa Birliği üyesi ülkeler bunu ‘Türkiye’nin sessiz devrimi’ olarak nitelemişlerdir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 18 yıl boyunca sokak olaylarından teröre, vesayetten 15 Temmuz kanlı darbe girişimine kadar demokrasiye yönelik saldırıların püskürtmelerinde söz konusu sessiz devrimin çok büyük payının olduğunun altını çizdi.

“Bugün elini vicdanına koyan herkes 18 sene öncesine göre Türkiye’nin demokrasiden hukuka kadar her alanda hayal dahi edilemeyecek derecede ileri bir konumda olduğunu görebiliyor” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaşananları yakından takip edenlerin Türkiye’nin bu süreçte Avrupalı dostları tarafından yalnız bırakıldığını da kabul ettiklerini kaydetti.

“ÜLKE OLARAK UZUN VADELİ BİR BAKIŞ AÇISIYLA İLİŞKİLERİMİZİ YENİDEN RAYINA OTURTMAK İÇİN HAZIRIZ”

Türkiye’nin özellikle 15 Temmuz darbe teşebbüsü ve terörle mücadelesinde Avrupa’dan beklediği destek ve dayanışmayı göremediğine vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Daha vahimi 15 Temmuz gecesi kimi Avrupalı siyasetçiler adeta darbeye çanak tutan bir tavır sergilemişlerdir. Darbe gecesi 251 vatandaşımızı şehit eden FETÖ’cü teröristler, birçok Avrupa ülkesinde hiçbir tahkikata uğramadan hayatlarını devam ettiriyor. Aynı şekilde bölücü terör örgütü mensupları Avrupa’nın göbeğinde şahsımı, milletimizi ve ülkemizi en aşağılık şekilde hedef alan sözde protesto eylemleri düzenleyebiliyor. Strazburg’da, Brüksel’de çadırlar kurmak suretiyle hatta hatta oralarda konferans verebilecek seviyede bunlara kapılar açılabiliyor. Hukuk, demokrasi, özgürlük ve müttefiklikle asla bağdaşmayan bu tablonun milletimizde oluşturduğu infialin Avrupalı dostlarımız tarafından yeterince kavranamadığı anlaşılıyor.”

Büyükelçilere, “Nasıl oluyor da bu tür teröristlere Avrupa Konseyi’nde, Avrupa Birliği’nde kapılar açılıp, bunlar oralarda rahat rahat cirit atabiliyor?” sorusunu yönelten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türk insanın Avrupa Birliğine ve Avrupa değerlerine olan inancının zayıflamasının temel nedeni işte bu tablodur. Son yıllarda yükselen İslam düşmanlığı ve kültürel ırkçılık ise bu olumsuz algıyı daha da körüklüyor” değerlendirmesinde bulundu.

İslam karşıtlığının Avrupa değerleri açısında da büyük bir kara deliğe dönüştüğü uyarısında bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’de herhangi bir kiliseye karşı böyle bir bomba atma, herhangi bir eylem girişimi söz konusu olmuş mudur? Olamaz. Böyle bir şeye asla müsaade etmeyiz. Tam aksine kilise, manastır, sinagog bunların kendi cebimizden restorasyonlarını yapmak suretiyle ibadete açıyoruz. Bütün bunlar açık, net ortadayken acaba şu anda Fransa’da, Almanya’da, Avrupa’nın birçok yerinde Müslümanların ibadet yerlerine yapılan bombalama ve saldırıları neyle izah edeceğiz? Oralardaki din adamlarımıza karşı saldırıları neyle izah edeceğiz?” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin AB’ye tam üyeliğinin kültürel ırkçılıkla mücadelede de Birliğin elini güçlendireceğini belirterek, “Ülkemizin 60 yılı bulan üyelik süreci nasıl bizim için stratejik bir tercihse Avrupa Birliği’nin ülkemizi tam üyeliğe kabul etmesi de Birliğin geleceği açısından ontolojik bir tercih olacaktır. Brexit ile artan belirsizlik ancak Türkiye’nin Avrupa ailesinde hak ettiği yeri almasıyla giderilecektir. Biz ülke olarak uzun vadeli bir bakış açısıyla olumlu gündem oluşturmak ve ilişkilerimizi yeniden rayına oturtmak için hazırız. Avrupalı dostlarımızın da aynı iradeyi sergilemesini bekliyoruz” diye konuştu.

“TÜRKİYE, DÜNYADA EN FAZLA SIĞINMACIYA EV SAHİPLİĞİ YAPAN ÜLKE”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ile AB arasındaki 18 Mart Mutabakatı’nın güncellenmesinin ilişkilere güven ve ivme kazandıracak şekilde yapılması gerektiğini vurguladı.

Geçen yıl martta AB konsey ve komisyon başkanları ile Brüksel’de yapılan görüşmede mutabakatın güncellenmesi konusunda anlaşmaya varıldığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye olarak bu anlaşma doğrultusunda üzerimize düşeni yaptık, güncellenmiş önerimizi ilettik. Ama henüz Avrupa makamlarından tekliflerimize cevap alamadım” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, düzenli Türkiye-AB zirvelerini ve üst düzey diyalog toplantılarını yeniden başlatmakta fayda gördüklerini aktararak, “Kısa bir süre önce gerek Charles Michel gerekse Ursula von der Leyen ile yaptığım görüşmelerde bu adımları atma ve bu ay sonu kendileriyle beraber ülkemizde bir araya gelme teklifini yaptım. Onlardan da kabul gördü” diye konuştu.

AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’e Suriye’nin kuzeyinde yapılan briket evleri ziyaret etme teklifinde bulunduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Sayın Ursula von der Leyen’e dedim ki, sadece gelmek değil, hatta şu anda Suriye’nin kuzeyinde yapmakta olduğumuz briket evleri sizinle beraber gezmek isterim. Göçten sorumlusunuz, göç konusuyla ilgileniyorsunuz, buraları beraber bir görelim ve bu konuda nasıl bir hassasiyet içerisinde olduğumuzu görün. Çünkü biz kendilerinden söz aldık ve bu briket evler konusunda, ciddi bir sayıyı onların da yapmak istediklerinin sözünü bana verdiler ama bize bu konuda en ufak bir destek gelmedi. Şimdi ise 50 bin briket konut yapma planımızın şu anda hemen hemen yarısından fazlasını gerçekleştirmiş durumdayız. Bir taraftan şu anda altyapısını yapıyoruz ama sizinle oraya gidene kadar büyük oranda bunları da bitirmiş oluruz. Türkiye’nin bu konuda da neler yaptığını ve şimdi İdlib’teki, o gerçekten muhacir insanların, ölümle her an karşı karşıya olan insanların, buraları nasıl heyecanla beklediklerini orada göreceksiniz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin yük olan değil yük alan bir ülke olduğuna dikkati çekerek, özellikle Avrupa’nın sığınmacı akınına uğramasının önüne geçmede gösterdikleri fedakârlığın asla unutulmaması gerektiğinin altını çizdi.

Türkiye’nin son altı yıldır dünyada en fazla sığınmacıya ev sahipliği yapan ülke olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bunu Ursula von der Leyen ifade etti. Yani 6 milyar avroluk bunun için bir para ayrıldığını ve bundan da 3 milyar 200 milyon avronun Türkiye’ye gönderildiğini veya gönderileceğini, buna benzer ifadeler kullandılar. Şu ana kadar bizim için uygulamaya giren ciddi manada bir rakam dersem yalan olmaz. Çünkü proje bazlı çalıştık, çalışıyoruz. Her şey ortada. Bunları görmek mümkün. Böyle bir şey yapılmış olsa da bizim şu anda göçmenlere yaptığımız harcamanın bu rakamlarla zaten hâlledilmesi mümkün değil. Bunlar öyle ufak tefek rakamlar değil. Yapılan harcama çok çok büyük ve şu anda ülkemizin sadece bir bölgesinde değil, birçok bölgelerde bu tür göçmen kamplarımız var.”

“TÜRKİYE GÖÇÜN ORTAK YÖNETİMİ KONUSUNDA AYNI İRADEYİ TEKRAR SERGİLEMEYE HAZIRDIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin kamplarının, dünyanın değişik yerlerindeki gibi ilkel çadırlardan oluşmadığını ifade ederek, “Hepsinde adeta insani bir yaşam tarzını göçmenlere hazırladık ve bundan iftihar duyuyoruz. İstiyorum ki, bu da özellikle Avrupa Birliği’nin dünyaya örnek bir sergilemesi olsun. Bu işleri Sayın Guterres de çok iyi bilir. Onunla beraber de ülkemizdeki göçmen kamplarını bu görevde iken gezmiş dolaşmıştık. Şimdi de aynısını yine beraber yapalım diyorum ve kendileri de olumlu yaklaştılar. Temenni ederim ki Türkiye ziyaretinde bunu beraber gerçekleştiririz” şeklinde konuştu.

Sadece Suriye kökenli 4 milyona yakın insanın Türkiye’de misafir edildiğini dile getiren Erdoğan, şunları kaydetti: “Sınırlarımız ötesindeki 5 milyon ihtiyaç sahibine düzenli yardım ulaştırıyoruz. Avrupa Birliği bir ülkeye 100 bin sığınmacı için 3 milyar avro destek verirken, Türkiye’deki 4 milyon sığınmacı için 3 artı 3 milyar avroluk taahhüdünü bile tam olarak yerine getirmemiştir. Buna rağmen Türkiye göçün ortak yönetimi konusunda aynı iradeyi tekrar sergilemeye hazırdır. Gümrük Birliği’nin güncellenmesi, Türk vatandaşlarına vize serbestisi sağlanması ve üyelik müzakerelerimizde mesafe kat edilmesi de 18 Mart Mutabakatı’nın parçasıdır. Vize serbestisi, aslında 2020’nin değil 2014’ün sonuna kadar çözülmesi gereken bir sözdü ama yapılmadı. Şimdi 2020 bitti, 2021’deyiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, güvenlik ve terörle mücadele alanında iş birliğinin ilerletilmesi gerektiğinin belirterek, şöyle konuştu: “DEAŞ ile mücadele deniyor. Soruyorum, Türkiye’den başka DEAŞ ile mücadelede onurlu, şahsiyetli bir mücadele veren ülke var mı Avrupa Birliği ülkeleri içinde? Bu mücadeleyi de en onurlu şekilde veren Türkiye, biziz. Hiç gözlerinin yaşına bakmayız. Nerede bulursak orada gereğini yaparız. PKK/YPG ile aynı şekilde mücadelemiz sürerken, maalesef batılı dostlarımız PKK/YPG bunlarla ilgili, onları kendi ülkelerinde barındırıyor, onlara gerekli destekleri veriyor. Kusura bakmayın açık ve net konuşuyorum. Dost acı söyler ama gerçeği söyler. Ben gerçeği söylemek mecburiyetindeyim. Çünkü şu anda müzakereci bir ülke olarak Türkiye bunları sizinle paylaşmazsa, bilesiniz ki yarın aynı bela sizin de başınıza gelecektir. Avrupa’nın ve NATO’nun güneydoğu sınırlarının, dolayısıyla da güvenliğinin Türkiye’nin doğu ve güneydoğusundan başladığını hatırlatmak isterim. Hepinizle NATO’da beraberiz. NATO’da birlikte olduğumuza göre bu mücadeleyi de beraber sürdürmemiz gerekmez mi? Bunu da beraber sürdürmemiz gerekir. Terörle mücadelede biz hiçbir NATO ülkesini yalnız bırakmadığımıza göre, acaba neden NATO’nun diğer ülkeleri bizi terörle mücadelede yalnız bırakıyor?”

“İDLİB’TEKİ MEVCUDİYETİMİZLE YENİ BİR İNSANİ TRAJEDİNİN VE BÜYÜK BİR GÖÇ DALGASININ ÖNÜNE GEÇTİK”

Suriye’nin kuzeyinde PKK/YPG ve DEAŞ terör örgütlerinin bulunduğuna değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgedeki koalisyon ülkeleri olarak Almanya, Fransa, İngiltere ve hatta Amerika’nın bu mücadelede Türkiye’nin yanında yer almadığını belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, binlerce tır silah, mühimmat ve araç gerecin terör örgütlerine gönderildiğini ve terör örgütlerinin bunlarla Türkiye’ye savaş açtığını vurgulayarak, “Biz bir NATO ülkesi olarak bunlarla bu şekilde savaştık, savaşıyoruz ve savaşacağız. Geri durmak yok” diye konuştu.

Libya ve Dağlık Karabağ gibi bazı kesimlerce sorunlu addedilen alanlardan hiçbirinin Avrupa Birliği ve üye ülkelerle olan ilişkilerin özüne müteallik olmadığının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Libya’nın doğusundaki gayrimeşru güçlerin lideri Halife Hafter’e karşı yapılan Berlin Konferansı’nda alınan kararlara uyulmadığına dikkati çekti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hafter’in bölgede kendi kendini koruma durumunda olduğunu hatırlatarak, “Biz eğer o darbeci Hafter’e karşı mücadelemizi vermemiş olsaydık çok açık net söylüyorum uluslararası camianın kabul ettiği şu andaki Millî Mutabakat Hükûmeti yok olurdu. Bizim oradaki varoluşumuz oradaki Millî Mutabakat Hükûmeti’nin ömrünü uzatmıştır” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin bu bölgelerde aldığı inisiyatiflerle Avrupa’nın güvenliğine katkıda bulunduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu bilgileri verdi: “Bugüne kadar 9 bine yakın yabancı terörist savaşçı yakaladık ve hepsini de geri gönderdik. Çatışma bölgeleri ile bağlantılı olduğunu tespit ettiğimiz yaklaşık 100 bin kişiye ülkemize giriş yasağı koyduk. Türkiye’nin sınır dışı ettiği DEAŞ mensuplarıyla ilgili gereken tedbirleri almadıkları için eyleme maruz kalan ülkelerin içine düştükleri acı durumu sizler de gördünüz. Suriye’de bir dönem terörün kol gezdiği bölgeleri güvenli hâle getirerek 420 bini aşkın mazlumun memleketlerine geri dönmesini sağladık. İdlib’teki mevcudiyetimizle yeni bir insani trajedinin ve büyük bir göç dalgasının önüne geçtik. Libya Millî Mutabakat Hükûmeti’ne sağladığımız eğitim ve danışmanlık desteği ülkenin kanlı bir iç savaşa sürüklenmesini engelledi. Ortaya koyduğumuz inisiyatif Libya’da Birleşmiş Milletler öncülüğündeki siyasi sürecin önünü açtı.”

“2021 SENESİNİ AB-TÜRKİYE İLİŞKİLERİ BAKIMINDAN BAŞARIYA TAHVİL ETMEK BİZİM ELİMİZDEDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin Dağlık Karabağ’da 30 yıllık bir gecikmeyle de olsa adaletin tecelli etmesini ve bölgenin hasret çektiği istikrara kavuşmasını sağladığını anımsatarak, 30 yılda MİNSK Üçlüsü’nün başaramadığının Türkiye’nin verdiği destekle 44 günde gerçekleştirildiğini ifade etti.

Tüm bu konuların objektif ve stratejik bir bakış açısıyla ele alınması durumunda Avrupa Birliği ile Türkiye’nin çıkarlarının örtüştüğünün görüleceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “2021 senesini Avrupa Birliği-Türkiye ilişkileri bakımından başarıya tahvil etmek bizim elimizdedir. Önyargılar veya korkular yerine uzun vadeli bir bakış açısıyla hareket ettiğimizde bunu başarabileceğimize inanıyorum. Sayın Michel ve Sayın von der Leyen’ı ay sonunda Türkiye’de misafir edeceğiz. Kendileriyle bu konuları etraflıca ele alacağız. Dışişleri Bakanım da bu ziyaret öncesinde 21 Ocak’ta Brüksel’de temaslarda bulunacak.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hukuk ve ekonomi alanında yeni reformların hazırlıkları içinde olduklarını hatırlatarak sözlerini şöyle tamamladı: “Son aşamasına gelen çalışmaları inşallah yakında kamuoyumuzla paylaşacağız. Bu çerçevede Reform Eylem Grubu’nu da toplayarak, kapsamlı bir değerlendirme yapacağız. Temennim odur ki altı ay gibi bir aralıkla sizlerle de bir araya gelmeyi, ama Dışişleri Bakanım ama ben şahsım, önemli görüyorum. Bu toplantıları yapmak suretiyle istiyorum ki bu buluşmalarla çok daha bu münasebetleri güçlendirelim, Bu adımları atalım ve bu adımları atarak, sizler de adeta ülkelerinizi enforme edin. Tüm kurumlarımızın katkılarıyla 2021-2023 arası Avrupa Birliği Ulusal Eylem Planımızı güncelledik. Bu süreçte sizden gerek Brüksel’e gerek başkentlerinize yapacağınız yönlendirmelerle Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerinde yeni bir sayfanın açılmasına destek vermenizi bekliyoruz. Bu vesileyle bir önceki Dönem Başkanı Almanya’ya ilişkilerimizin geliştirilmesi yönünde harcadığı çabalar için teşekkür ediyorum. Yeni dönem başkanı Portekiz’e ve müteakip dönem başkanı Slovenya’ya şimdiden başarılar diliyorum.”

Önceki HaberSonraki Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “G-20 ülkeleri arasında 2020’yi pozitif büyümeyle kapatabileceği anlaşılan iki ülkeden biri Türkiye’dir” Cumhurbaşkanı Erdoğan, “G-20 ülkeleri arasında 2020’yi pozitif büyümeyle kapatabileceği anlaşılan iki ülkeden biri Türkiye’dir” için yorumlar kapalı 88013

DEV YATIRIMLAR | Tohma Şehit Gaffari Güneş Köprüsü

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Tohma Şehit Gaffari Güneş Köprüsü Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, bugün Türkiye’nin küresel düzeyde yürütülen mega projelerin yarısından fazlasını tek başına gerçekleştiren bir ülke olduğunu belirterek, “Salgın krizi gelişmiş ülkeleri bile sarsarken Türkiye’nin bu süreçten en az kayıpla çıkması, hatta hedef büyütmesinin gerisinde işte böyle bir arka plan vardır. Öyle ki, G-20 ülkeleri arasında 2020’yi pozitif büyümeyle kapatabileceği anlaşılan iki ülkeden biri Türkiye’dir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Tohma Şehit Gaffari Güneş Köprüsü Açılış Töreni’ne Dolmabahçe Ofisi’nden video konferans yöntemiyle bağlanarak bir konuşma gerçekleştirdi.

“18 YILDA HER ALANDA TÜRKİYE’NİN ÇEHRESİNİ DEĞİŞTİRDİK”

Konuşmasında, Karakaya Baraj gölü üzerinde inşa edilen Tohma Şehit Gaffari Güneş Köprüsü’nün Malatya’ya, bölgeye ve Türkiye’ye hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Malatya Ovası’nın iki yakasını birbirine bağlayan köprü ve üzerinden geçen kara yolu ve demir yolu hatlarının bölge ulaşımının can damalarından biri olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, eski hâliyle artık ihtiyaca cevap vermeyen köprünün yerine en ileri teknolojiyle inşa edilen 517 metrelik yeni bir köprü inşa edildiğine işaret ederek, “Bu köprü sayesinde artık Malatya-Hekimhan-Sivas arasındaki bölünmüş yolda kesintisiz, konforlu, güvenli ve yüksek standartlı ulaşım sağlanabilecektir. Anadolu ve Orta Doğu’nun önemli güzergâhlarından biri olan bu yolun ve köprünün bölgede ticaretin ve turizmin gelişmesine katkı sağlayacağına inanıyorum” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, köprünün yapımında emeği geçen kurum, kuruluş ve şirketleri tebrik etti.

Türkiye’nin kalkınma mücadelesindeki gecikmişliğinin bedelini uzunca bir dönem ihmal edilmişlik, geri kalmışlık, fakirlik olarak ödediğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhuriyetin ilk yıllarındaki kalkınma atılımının daha sonra akamete uğradığını, başlatılan sanayileşme hamlelerinin önünün birer birer kesildiğini aktardı.

Merhum Adnan Menderes ve Turgut Özal’ın değişik dönemlerde başlattığı kalkınma atılımlarının da Türkiye’nin siyasi ve sosyal kaos iklimine sokularak yarım bırakıldığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hükûmete geldiğimizde önceliklerimizin başına ülkemizi eğitimden sağlığa, ulaşımdan enerjiye, toplu konuttan spora kadar her alanda kalkındıracak projeleri yerleştirdik. Şehirlerimizin tamamını kısa sürede âdeta şantiyeye çevirdik. Milletimizin desteği ve teşvikiyle 18 yılda her alanda Türkiye’nin çehresini değiştirdik. Bu güçlü altyapı üzerinde hedeflerimizi sürekli büyüttük” değerlendirmesinde bulundu.

“ULAŞIMDAN SULAMAYA KADAR TÜM ALANLARDAKİ YATIRIMLARIMIZI HIZ KESMEDEN DEVAM ETTİRİYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’yi dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri hâline getirmek için daha büyük projelere, daha büyük yatırımlara yöneldiklerini belirtti.

Bugün Türkiye’nin küresel düzeyde yürütülen mega projelerin yarısından fazlasını tek başına gerçekleştiren bir ülke olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Salgın krizi gelişmiş ülkeleri bile sarsarken Türkiye’nin bu süreçten en az kayıpla çıkması, hatta hedef büyütmesinin gerisinde işte böyle bir arka plan vardır. Öyle ki, G-20 ülkeleri arasında 2020’yi pozitif büyümeyle kapatabileceği anlaşılan iki ülkeden biri Türkiye’dir” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu sıkıntılı süreçte dahi sanayi ve tarım üretiminde, ihracata rekor üstüne rekor kıran bir Türkiye bulunduğuna dikkati çekerek, “Altyapımızın gücünden aldığımız cesaretle her alanda sürekli hedef yükseltiyor, kapasitelerimizi artırıyor, yeni üretim alanlarını özellikle genişletiyoruz. Elbette ulaşımdan sulamaya kadar tüm alanlardaki yatırımlarımızı da hız kesmeden devam ettiriyoruz. Hemen her hafta bugün olduğu gibi tamamlanan yatırımlarımızın hizmete alınması törenlerine iştirak ediyoruz” açıklamasında bulundu.

“BÜYÜK VE GÜÇLÜ TÜRKİYE’NİN İNŞASININ ÖNÜNDE DURABİLECEK BİR GÜÇ TANIMIYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendileri bu yatırımları yaparken birilerinin de “iktidara gelirsek tüm projeleri durduracağız” dediklerine işaret ederek şöyle konuştu: “Hatırlarsanız Gezi olayları sırasında da karşımıza aynı taleplerle çıkılmış, tüm büyük projelerin durdurulması istenmişti. Daha sonra 17-25 Aralık emniyet-yargı darbe girişimindeki hedeflerden biri de yine büyük projelerimiz ve onları yürüten iş insanlarımızdı. Ülkemize yönelik sinsi hesaplar içinde olan uluslararası spekülatörlerden terör örgütlerine kadar her alçaklığın altında benzer gayelerin çıktığını da gördük. Türkiye’nin kalkınmasını, büyümesini, güçlenmesini, bölgesel ve küresel güç hedeflerini hayata geçirmesini istemeyen kim varsa hep bu projelerimize saldırdı. Hem ülkenin yönetimin talip olduğunu iddia etmenin hem de bu olursa büyük projeleri durduracağını söylemenin nasıl bir ruh hâlini yansıttığını işin erbabına bırakıyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, karşılarına çıkan ve her yatırımı, hizmeti durdurmaya çalışan bu zihniyetin eline fırsat geçse açılışı yapılan köprünün inşaatını durduracaklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Büyük Marmara Otoyolu ağımızın önemli bir bağlantısı noktası olan 1915 Çanakkale Köprümüzün inşası hızla ilerliyor, herhalde gözlerini oraya da dikmişlerdir. Yusufeli Barajı’nın gövde betonu da bitmek üzere, orasıyla ilgili bir niyetleri varsa, haberleri olsun, her alanda inşası süren yüzlerce, binlerce proje olduğuna göre işleri epeyce zor demektir. Tabii biz işi şakaya vuruyoruz, ama maalesef karşımızda işte böylesine hastalıklı bir zihniyet var. Türkiye’nin Cumhuriyet dönemindeki geri kalmışlığının en önemli sebebi, ülkenin uzunca bir dönem işte bu zihniyetin eline kalmış olmasıdır” ifadelerini kullandı.

“Şimdi gözünü uzaya diken, yüksek teknolojiye diken, yapay zekâya, geleceği kucaklamaya diken bir Türkiye var” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, salgın döneminde başta sağlık yatırımları olmak üzere yatırım ve hizmetlerine devam eden, kurulan güçlü teknolojik altyapı sayesinde eğitim-öğretimi devam eden bir Türkiye bulunduğuna vurgu yaptı.

Ticaretin de salgın tedbirlerine rağmen sınırlı bazı alanlar dışında işleyişini sürdürdüğünü, hatta kurulan güçlü altyapı sayesinde yeni açılımlara yöneldiğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu örnekleri aziz milletim, savunma sanayiimizden ihracatımıza kadar her alana teşmil etmek mümkündür. Milletimiz kendisine güven telkin etmediği gibi kazanımlarına gözünü dikenlere bugüne kadar fırsat vermemiştir, inşallah bundan sonra da fırsat vermeyecektir. Halkımızdan alamadıkları desteği provokatörler vasıtasıyla ülkemizin huzurunu kaçırarak elde etmek peşinde olanlar hep olduğu gibi yine hüsrana uğrayacaklardır. Allah’ın izniyle büyük ve güçlü Türkiye’nin inşasının önünde durabilecek bir güç tanımıyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılışı yapılan Tohma Şehit Gaffari Güneş Köprüsü’nün hayırlı olmasını dileyerek konuşmasını tamamladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından tören alanındaki yetkililere açılış kurdelesini kesme talimatı verdi.

Dev Yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, “83 milyon tek yürek olarak büyük ve güçlü Türkiye’nin inşasını hızlandırıyoruz” Dev Yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, “83 milyon tek yürek olarak büyük ve güçlü Türkiye’nin inşasını hızlandırıyoruz” için yorumlar kapalı 88012

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Diyarbakır-Silvan Barajı Gövde Dolgu Çalışması Tamamlanması Merasimi ve Ergani Barajı, Başlar Barajı ve Ergani İçme Suyu Arıtma Tesisi Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “İnşallah 83 milyon hep birlikte tek yürek, tek bilek olarak hareket etmek suretiyle büyük ve güçlü Türkiye’nin inşasını hızlandırıyoruz. Ülkemizin nereden nereye geldiğini bilen akıl, vicdan ve insaf sahibi herkes kazanımlarımızın kıymetinin farkındadır” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Diyarbakır-Silvan Barajı Gövde Dolgu Çalışması Tamamlanması Merasimi ve Ergani Barajı, Başlar Barajı ve Ergani İçme Suyu Arıtma Tesisi Açılış Töreni’ne, Vahdettin Köşkünden canlı bağlantıyla katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Diyarbakır Silvan Barajı ve Hidroelektrik Santrali’nin GAP’ın en önemli projelerinden biri olduğuna işaret ederek bu barajın da içinde yer aldığı Silvan Projesi’nin sulama kapasitesi itibarıyla Türkiye’nin Atatürk Barajı’ndan sonraki en büyük tesisi olduğunu açıkladı.

“SİLVAN BARAJI’NI ÖNÜMÜZDEKİ YILIN SONUNA KADAR TAMAMLAMAYI PLANLIYORUZ”

Silvan Barajı ile birlikte sekiz ayrı barajı ve 23 sulama tesisini bünyesinde barındıran Silvan Projesi’nin 2 milyon 360 bin dekar alanı sulayacak dev bir proje olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, Diyarbakır merkez, Silvan ve Bismil ilçelerindeki mümbit ovaları sulayacak bu projeler sayesinde bölgedeki tarım üretiminde iki, üç katlık artış beklediklerini dile getirdi.

İstihdamda sağlayacağı 305 bin kişilik artış ve ekonomiye kazandıracağı yıllık 2 milyar liraya yakın kazançla bu projelerin Türkiye için de büyük öneme sahip olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Tamamı 14 milyar liralık bir harcamayla hayata geçirilecek olan Silvan Projesi’nde henüz yüzde 16’lık bir gerçekleşme sağlanmasını büyük bir kayıp olarak görüyorum. Bir süre önce başlattığımız yatırımlarda önceliği tamamlanma aşamasına yakın olanlara verme stratejimizi 2021 bütçesiyle bir adım daha ileri taşıyoruz. Yüksek katma değerli ve belirli bir gerçekleşme seviyesine ulaşmış projeleri hızla tamamlayarak elimizdeki kaynağı en verimli şekilde kullanmakta kararlıyız. Bu kapsamda Silvan Barajı’nı önümüzdeki yılın sonuna kadar tamamlamayı ve su tutmaya başlamayı planlıyoruz. Aynı şekilde bu barajın suyunu diğer barajlara ve ovalara aktaracak Babakaya ve yer teslimi bugünlerde yapılacak Silvan tünellerini de havzada suyun birikmesine paralel şekilde faaliyete geçireceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, proje çerçevesinde 263 bin dekar arazinin sulanmasını sağlayacak tesislerin inşasının devam ettiğini belirterek 2021 yılı sonuna kadar 105 bin dekarlık alanda sulama hizmeti verilmeye başlanacağını söyledi.

Projenin diğer safhalarını da hızlandırarak GAP’ın bu sembol eserini süratle bitireceklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılışını yapılan Başlar Barajı’nın yaklaşık 29 milyon metreküp su depolama hacmiyle 38 bin dekarın üzerinde araziyi sulayacağını, inşa edilecek sulama sistemleriyle yüzde 60’a varan su tasarrufu sağlayacağını anlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, istihdam edeceği 5 bin kişi ve yıllık ilave kazancı 29 milyon lirayı bulacak Başlar Barajı’nın Bismil ve Silvan’ın köylerine hayırlı olmasını diledi.

“HİZMETE ALDIĞIMIZ ÜÇ AYRI BARAJLA ŞEHRİMİZİN TOPRAKLARININ VERİMİNİ ARTIRDIK”

Ergani Barajı’nın da 14,5 milyon metreküplük depolama hacmiyle 19 bin dekara yakın araziyi sulayacağını ve 2 bin 500 kişiye yakın ilave istihdam sağlayacağını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, sulama tesisleri bu yıl hizmete girecek bu barajın da Erganili vatandaşlara hayırlı olmasını diledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün ayrıca Ergani ilçesine kazandırılan içme suyu arıtma tesislerinin de resmî açılışının gerçekleştirildiğini aktararak, bu tesisin dokuz köyüyle birlikte ilçenin 2045 yılına kadar olan içme suyu ihtiyacını karşılayacak kapasiteye sahip olduğunu kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan geçen 18 yılda Diyarbakır’da sadece Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün 10 milyar liraya yakın yatırımla 118 ayrı tesisi hizmete aldığını ifade ederek, “Tamamlanan dört ayrı içme suyu tesisiyle 123 bin kişinin su ihtiyacı karşılanmıştır. Hizmete aldığımız 88 milyon metreküplük biriktirme hacmine sahip üç ayrı barajla şehrimizin topraklarının verimini artırdık. Hâlen inşası süren Silvan, Ambar, Kale, Kolludere ve Kuruçay barajlarının tamamı da bitme aşamasına yaklaşmış durumdadır. Bugüne kadar hizmete aldığımız 12 ayrı sulama tesisiyle 355 bin dekar araziyi sulamaya açarak çiftçilerimize yıllık 250 milyon lira gelir artışı sağladık” ifadelerini kullandı.

Diyarbakır’da sulanmayan tek karış arazi bırakmayacaklarına vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, inşası süren 13 ayrı sulama projesinin de yatırım öncelikleri arasında yer aldığını, yapımı biten 58 ayrı dere ıslahı çalışmasıyla 59 farklı yerleşim biriminin su taşkınlarından korunduğunu, işletmeye alınan hidroelektrik santrallerinin kurulu gücünün de 47 megavata, yıllık enerji üretiminin ise 150 milyon kilovat/saate ulaştığını söyledi.

“ELİMİZDEKİ MEVCUT KAYNAKLARI EN VERİMLİ ŞEKİLDE KULLANMA MECBURİYETİ KAÇINILMAZ BİR HÂL ALMIŞTIR”

İklim değişikliğinin sonuçlarından biri olarak kuraklık tehdidinin baş gösterdiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkemiz sanıldığının aksine su zengini zaten değildi. Kuraklık tehdidinin artmasıyla birlikte elimizdeki mevcut kaynakları en verimli şekilde kullanma mecburiyeti kaçınılmaz bir hâl almıştır. Şayet geçtiğimiz 18 yılda 255 milyar liralık bir yatırımla 600 adet barajı ve 423 adet göleti hizmete alarak 45 milyar metreküplük bir depolama hacmine ulaşmamış olsaydık işimiz gerçekten çok zordu” değerlendirmesinde bulundu.

Alternatif su depolama yöntemleriyle kuraklık tehdidine karşı tedbir almaya çalıştıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hâlen devam eden çalışmalarla 2023 yılına kadar 150 yer altı barajını tamamlamayı hedefliyoruz. Ülkemizi hem küresel afetlerin etkilerinden koruyacak hem hedeflerine ulaşmasını sağlayacak eser ve hizmetlerle buluşturmayı sürdüreceğiz” dedi.

“MİLLETİMİZ HİÇ KİMSENİN DEMOKRATİK VE EKONOMİK KAZANIMLARINA EL UZATMASINA İZİN VERMEYECEKTİR”

Yıllarca Türkiye’nin enerjisini, vaktini iç çatışma ve kavgalarla, kısır çekişmelerle heba edenlerin yol açtıkları kayıpları telafi ederek milletin önüne yepyeni bir vizyon koyduklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnşallah 83 milyon hep birlikte tek yürek, tek bilek olarak hareket etmek suretiyle büyük ve güçlü Türkiye’nin inşasını hızlandırıyoruz. Ülkemizin nereden nereye geldiğini bilen akıl, vicdan ve insaf sahibi herkes kazanımlarımızın kıymetinin farkındadır” diye konuştu.

“Milletimiz hiç kimsenin demokratik ve ekonomik kazanımlarına el uzatmasına izin vermeyecektir” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Komşularımız başta olmak üzere nice ülkenin, nice toplumun yaşadığı acıları, zulümleri, kayıpları bize de tattırmak isteyenleri hayal kırıklığına uğratmaya devam edeceğiz. Eski Türkiye’nin ne anlama geldiğini en iyi Diyarbakır bilir. Bunun için ülke ve millet olarak kendi gündemimize sıkı sıkıya sahip çıkacağız. Öncelikle elimizdeki imkânların sahip olduğumuz güven ve huzur ikliminin değerini bileceğiz. Bununla birlikte yönümüz hep geleceğe dönük olacaktır. Şimdi önümüzde 2023 hedeflerimiz var. Bilhassa son sekiz yıldır neredeyse kesintisiz şekilde yaşadığımız saldırılar, maruz kaldığımız tuzaklar sebebiyle bazı alanlarda geride kalmış olsak da Türkiye’yi 2023 hedeflerine kavuşturmayı namus borcu olarak görüyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, küresel siyasi ve ekonomik sisteminin yeniden yapılanma sürecinde Türkiye’nin büyük avantajlara sahip olduğunu belirterek, “Artık dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri olma hedefine daha yakınız. Bölgesel ve küresel siyasi, askerî, kültürel, ekonomik bir güç olarak tebarüz etme iddiamız her geçen gün daha belirgin şekilde ete kemiğe bürünüyor” açıklamasında bulundu.

Kadim çağlardan beri bölgenin ilim ve irfan yuvası, medeniyet ve refah kapısı olan Diyarbakır’ın, bu yeni dönemde de Türkiye’nin lokomotif şehirlerinden biri olmayı sürdüreceğine vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Diyarbakır’dan yükselen huzur, barış, kardeşlik, dostluk ve sevgi haleleri dalga dalga tüm bölgeyi, tüm dünyayı kuşatacaktır. Biz de yaptığımız yatırımlarla, getirdiğimiz hizmetlerle, kazandırdığımız hizmetlerle Diyarbakır’ın yanında olmaya devam edeceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizim tek derdimiz var; ülkemizi, Türkiye’mizi çok daha verimli hâle nasıl getiririz ve ülkemizin tüm topraklarında bir karış kurak arazi kalmadan buraları nasıl sulama noktasında verimli hâle getiririz” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılışı yapılan tesislerin hayırlı olmasını dileyerek bu eserlerin Diyarbakır’a kazandırılmasında emeği geçenleri tebrik etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ömrünüz ömrümüz su gibi aziz olsun diyor, elektrik enerjisiyle de inşallah kimse karanlıkta kalmasın diyoruz” diyerek tören alanındaki yetkililere hizmete girecek yatırım ve eserlerin açılış kurdelesini kesme talimatını verdi.

HABER BURDA

TAKVİM

Ocak 2021
P S Ç P C C P
« Ara   Şub »
 123
45678910
11121314151617
18192021222324
25262728293031