Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bakü‘nün kurtuluşunun 100. yıl dönümü töreninde konuştu 0 35242

Bakü’nün kurtuluşunun 100. yıl dönümü töreninde yaptığı konuşmada Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye olarak bağımsızlığının ilk dönemlerinden başlayarak Azerbaycan’a elimizden gelen her türlü desteği verdik. Bugün Türkiye, Azerbaycan’ın sadece siyasi ve askerî değil aynı zamanda ticari, ekonomik, kültürel ve diğer bütün alanlarda en önemli ortağı konumundadır” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kafkas İslam Ordusu’nun teşkili ve Bakü’nün kurtuluşunun 100. yıl dönümü törenlerine katılmak için geldiği Azerbaycan’da, resmî görüşmelerinin ardından Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile birlikte Haydar Aliyev’in kabrini ziyaret etti. İki lider 20 Ocak Şehitleri’nin defnedildiği Şehitler Hiyabanı’nı ve Bakü Türk Şehitliği’ni de ziyaret ettikten sonra Bakü’nün kurtuluşunun 100. yıl dönümü törenine katıldı. Bakü Azadlık Meydanında gerçekleşen törende Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir konuşma yaptı.

“TÜRKİYE VE AZERBAYCAN GEÇMİŞİ, KÜLTÜRÜ, DİLİ, DİNİ BİR İKİ KARDEŞ ÜLKEDİR”

Konuşmasına daveti ve misafirperverliği için Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’e teşekkür ederek başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Azerbaycan’ın bağımsızlığı için toprağa düşen tüm şehitlere de Allah’tan rahmet diledi. “Onlar fedakârlıkları ve cesaretleriyle geride nesilden nesile gururla anlatılacak şanlı bir destan bırakarak Türkiye ve Azerbaycan’ın ebedi kardeşliğinin de nişanesi oldular” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin 34 farklı ülkede şehitliği olan bir ülke olduğunu, bin 132 şehit mezarıyla Azerbaycan’ın Türkiye’den sonra en çok şehit mezarı bulunan ülke olduğunu belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerine şöyle devam etti: “Burada koyun koyuna yatan şehitlerimiz, aynı zamanda ülkelerimiz arasındaki kader ortaklığının da timsalidir. Türkiye ve Azerbaycan, geçmişi bir, kültürü bir, dili bir, dini bir iki kardeş ülkedir. Biz bugün burada sadece Kafkas İslam Ordusu ve Azerbaycanlı kardeşlerimizin destansı mücadelesiyle Bakü’nün zulümden kurtuluşunun 100. yıldönümünü kutlamıyoruz. Bizler aynı zamanda aziz şehitlerimizin bizlere emaneti olan ‘iki devlet, bir millet’ diyerek sembolleştirdiğimiz kemik kardeşliğimizi de idrak ediyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının devamında 15 Eylül 1918 yılında yaşanan savaşın sıradan bir hadise olmadığını, bir asır önce burada verilen mücadelenin iki ülkenin kardeşliğinin, dostluğunun, birlik ve beraberliğinin de sembolü olduğunu vurguladı. Bugün 15 Eylül 1918 tarihinde kazanılan büyük zaferi küçük, önemsiz göstermeye çalışan bazı çevreler olduğuna dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Buna teşebbüs edenler o dönemde aldıkları ağır yenilginin utancını hâlâ unutamayanlardır. Osmanlı’nın imzaladığı Mondros Ateşkes Anlaşması maalesef bu çevrelere fırsat vermiş ve Kafkas İslam Ordusu’nun bu topraklardan çekilmesine yol açmıştır. Bundan daha acısı, o dönemde aynı çevreler Azerbaycan Halk Cumhuriyeti’nin yok olması için de her türlü gayreti sarf etmişlerdir. Maalesef bağımsızlığının ilanından 22 ay sonra bunda başarılı da olmuşlardır” şeklinde konuştu.

Kafkas İslam Ordusu’nun ve Azerbaycan Ordusu’nun 1918 yılında buradaki gerçekleştirdikleri harekâtların o dönemde Azerbaycan’ın toprak bütünlüğünü sağlayarak bugünkü bağımsızlığının da temelini attığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Azerbaycan’ın 1991 yılında bağımsızlığını yeniden kazanmasından sonra onu ilk tanıyan devletin Türkiye Cumhuriyeti olması asla tesadüf değil kemik kardeşliğimizin tabii sonucudur” dedi.

“TÜRKİYE, AZERBAYCAN’DAKİ EN BÜYÜK YATIRIMCILARDAN BİRİ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında, “Türkiye olarak bağımsızlığının ilk dönemlerinden başlayarak Azerbaycan’a elimizden gelen her türlü desteği verdik. Bugün Türkiye, Azerbaycan’ın sadece siyasi ve askerî değil aynı zamanda ticari, ekonomik, kültürel ve diğer bütün alanlarda en önemli ortağı konumundadır. Bağımsızlıktan bu yana Türkiye’de eğitim almış Azerbaycanlıların sayısı 125 binin üzerindedir. Hâlen 15 binden fazla Azerbaycanlı öğrenci Türk Üniversitelerinde tahsil görüyor. Askerlerimiz ortak tatbikatlar gerçekleştirirken, Afganistan gibi dünyanın değişik bölgelerinde birlikte faaliyet gösteriyor” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm bu başarılarda Haydar Aliyev’in vefatına kadar sergilediği dirayetli liderlikle, İlham Aliyev’in gayretlerinin çok büyük bir payı olduğunu sözlerine ekledi.

Bugün Azerbaycan’ın, dünyanın değişen jeopolitik koşullarına uyum sağlayarak kısa sürede bölgesinin parlayan yıldızı hâline geldiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bakü-Tiflis-Ceyhan Petrol Boru Hattı, Bakü-Tiflis-Erzurum Doğalgaz Boru Hattı, Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu, TANAP gibi müştereken hayata geçirdiğimiz projeler ise tüm bölgeye damgasını vuruyor. Türkiye, Azerbaycan’daki en büyük yatırımcılardan biridir. İnşallah Azerbaycan da çok yakında Türkiye’de aynı konuma gelecektir” açıklamasında bulundu.

“AZERBAYCAN’IN PROBLEMİ BİZİM PROBLEMİMİZDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Azerbaycan’ın sevinci bizim sevincimiz, gururu bizim gururumuz; derdi, sıkıntısı, problemi de bizim problemimizdir. Azerbaycan’ın en büyük sıkıntı kaynağı olan Yukarı Karabağ bizim için de aynı derecede sıkıntı kaynağıdır. Türkiye olarak problemin çözümü için Azerbaycan’ın ortaya koyduğu çabaları sonuna kadar desteklemeyi sürdüreceğiz. Yıllardır vatan hasretiyle hayatlarını sürdüren 1 milyondan fazla kardeşimizin, artık gözyaşları dinsin istiyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerine şöyle devam etti: “Kardeşimizin topraklarının yüzde 20’sini işgal altında tutanların, bir milyondan fazla kardeşimizi öz yurduna dönmekten alıkoyanların bizden sınırlarımızı açmamızı beklemeleri boşunadır, beyhudedir. Türkiye’nin bu konuda tavrı bellidir, nettir, kesindir. Bu meselede öncelikle adım atması gereken işgalcilerdir. Bir milyon kardeşimizin yüreğini memleket özlemiyle yakanlardır.”

“KATİLLERİ KAHRAMAN İLAN EDENLERİN BİZE VEREBİLECEKLERİ TARİH DERSİ YOKTUR”

Sözlerinin devamında, “Elbette biz bütün komşularımızla iyi ilişkiler kurmayı ve sürdürmeyi istiyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan “Ancak Yukarı Karabağ sorununun çözülmesi, Ermenistan’la ilişkilerimizin düzelmesinin olmazsa olmaz şartıdır, bu böyle bilinmelidir. Bundan sadece 25 sene önce Hocalı’da yaşananların, Yukarı Karabağ’da katledilenlerin hesabını vermeyenlerin, katilleri kahraman ilan edenlerin bize verebilecekleri hiçbir tarih dersi yoktur” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk askerinin bugün, Azerbaycan ile omuz omuza bundan 100 yıl önce birlikte kazanılan büyük zaferin yıl dönümünü kutladığını belirterek bu kutlamaların gelecek nesillere bırakılabilecek en büyük armağan olduğunu dile getirdi. Bir asır önce bu topraklarda binlerce şehidin kanıyla yazılan destanın unutulmasına ve unutturulmasına asla fırsat vermeyeceklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, her iki ülkenin gençlerinin ortak tarihimizden ve bugünkü kutlamalardan alacak dersleri olduğuna işaret etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini şöyle tamamladı: “Bu büyük zaferi bizlere armağan eden Azerbaycan Halk Cumhuriyeti’nin ve Bağımsız Azerbaycan Ordusu’nun tüm kurucularını, Kafkas İslam Ordusu’nun Azerbaycan’a gönderilmesini sağlayan Enver Paşa’yı, bu muzaffer ordunun komutanı Nuri Paşa’yı rahmetle yâd ediyorum. Kafkas İslam Ordusu’nun bütün komutanlarına, her bir mensubuna ve özellikle bu topraklar uğruna hayatını feda eden aziz şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Bu büyük yıl dönümü hem Azerbaycan Cumhuriyeti’ne hem Türkiye Cumhuriyeti’ne hem de Türk milletinin tüm fertlerine kutlu olsun.”

Azadlık Meydanındaki programın ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev, Dağüstü Restoran’da düzenlenen heyetler arası çalışma yemeğinde bir araya geldi.

Çalışma yemeği sonrası Azerbaycan’dan ayrılmak üzere havalimanına hareket eden Cumhurbaşkanı Erdoğan ve beraberindeki heyeti Haydar Alivev Havalimanı’ndan; Azerbaycan Başbakan Yardımcısı Yagub Eyyubov, Azerbaycan Dışişleri Bakan Yardımcısı Ramiz Hasanov, Azerbaycan’ın Ankara Büyükelçisi Hazar İbrahim ve Türkiye’nin Bakü Büyükelçisi Erkan Özoral uğurladı.

 

Önceki HaberSonraki Haber

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ekonominin çarkları yeniden tam güç dönmeye başladı” 0 88788

Cumhurbaşkanı Erdoğan,Yusufeli Barajı 3  Milyonuncu Beton Dökümü, Bayburt Demirözü Sulaması, Rize Merkez ve Güneysu İlçeleri ve Taşlıdere Vadisi Islahı 5. Kısım Hizmete Alma Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Ekonominin çarkları yeniden tam güç dönmeye başladı. Maske-mesafe-temizlik kurallarına uygun şekilde, hayatı hızla her alanda normal ritmine kavuşturuyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yusufeli Barajı 3 Milyonuncu Beton Dökümü, Bayburt Demirözü Sulaması, Rize Merkez ve Güneysu İlçeleri ve Taşlıdere Vadisi Islahı 5. Kısım Hizmete Alma Töreni’ne video konferans yöntemiyle katılarak katılımcılara hitap etti.

“TÜRKİYE’Yİ, HİZMET SİYASETİNDE YARIŞILAN BİR İKLİME TAŞIDIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün pek çok sevinci birlikte yaşadıklarını belirterek, “Rabbime, ülkeme ve milletime bu tür eserler kazandırmayı nasip ettiği için binlerce kez hamt ediyorum” dedi.

Türkiye’yi, kavgada, dövüşte, polemikte, küçük hesaplarda değil hizmet siyasetinde yarışılan bir iklime taşımış olmayı en önemli başarı gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu büyük değişimi kavrayamadığı için hâlâ hizmet, eser, proje siyasetiyle değil milletin ortak değerlerini istismarla ayakta kalmaya çalışanları tebessümle seyrediyoruz. Bunların da kem aletle kemalat olmayacağı gerçeğini bir an önce görmelerini diliyoruz” diye konuştu.

“Dünya koronavirüs salgınının pençesinde kıvranırken biz, her biri kendi alanında çığır açacak eserlerin yükselişinin sevincini yaşıyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çanakkale’de 2 bin 23 metre orta açıklığıyla dünyanın en büyüklerinden biri olacak köprünün 18 Mart Zaferi’ni temsil eden 318 metrelik kulesinin son bloğunun yerleştirildiğini aktararak, GAP’ın en büyük projelerinden yeni ismi Profesör Doktor Veysel Eroğlu olan Ilısu Barajı’nı tamamlamanın da kendilerine nasip olduğunu söyledi.

“BÜYÜK VE GÜÇLÜ TÜRKİYE HEDEFİNE ULAŞMAYA DÜNDEN DAHA YAKIN VE DAHA KARARLIYIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, salgınla mücadele döneminde açılan hastaneleri, Demokrasi ve Özgürlükler Adası’nı, dün açılışı yapılan millet bahçelerini gibi hizmetleri anımsatarak, “Görüldüğü gibi salgın dönemini sağlıkta, gıda ve temizlik ürünleri tedarikinde, kamu düzeninde başarıyla yöneten Türkiye, kutlu yürüyüşüne de asla ara vermemiştir” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, planlanan normalleşme takvimini sağlık ve ülkenin önceliklerinden taviz vermeden dengeli bir şekilde adım adım hayata geçirdiklerini belirterek, “Ekonominin çarkları yeniden tam güç dönmeye başladı. Maske-mesafe-temizlik kurallarına uygun şekilde, hayatı hızla her alanda normal ritmine kavuşturuyoruz. Onun için de işte cumartesi pazar günlerini de şu anda artık kısıtlama noktasında serbest olarak ilan ettik ve vatandaşlarımızın rahatlıkla artık sokağa çıkabilmelerinin yolunu da açtık. Ama maske, mesafe, temizlik buna çok dikkat edeceğiz” dedi.

Avrupa ülkeleri başta olmak üzere dünyadaki normalleşme adımlarına uygun şekilde ihracatta, turizmde, ticarette çok güçlü gelişmeler beklediklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Son aylarda salgına karşı alınan tedbirler nedeniyle yaşadığımız kayıpları telafi etmenin çok ötesinde hedeflere sahibiz. Geleceğimize ümitle bakmamız için pek çok sebebimiz var. Büyük ve güçlü Türkiye hedefine ulaşmaya dünden daha yakın ve daha kararlıyız. Bizim büyüklüğümüz nüfusumuzun çokluğundan, ekonomimizin rakamlarından, silahlarımızın menzilinden, şehirlerimizin şatafatından ibaret asla değildir ve olmayacaktır. Türkiye, sanayisi, teknolojisi, tarımı, ticareti, hizmet altyapısı yanında asıl insani duruşuyla büyük bir devlet olduğunu salgın sürecinde tüm dünyaya göstermiştir, göstermeyi de sürdürecektir. En önemli gücümüz olan birliğimize, beraberliğimize, kardeşliğimize sahip çıktığımız müddetçe Allah’ın izniyle bizi yolumuzdan alıkoyacak hiçbir engel görmüyoruz.”

“TÜRKİYE’NİN KALKINMA MÜCADELESİNDE BARAJLARIN SEMBOLİK BİR ÖNEMİ VARDIR”

Barajların Türkiye’nin kalkınma mücadelesinde sembolik bir önemi olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tarım arazileri susuzluktan çatlarken, şehirlerde yaşayan insanlar susuzluktan kavrulurken, yağış dönemlerinde seller önüne gelen her şeyi alıp götürürken, velhasıl Türkiye’nin bileklerine geri kalmıştık prangası vurulmuşken, biz kendi insanımızın değerlerine savaş açanlarla uğraşıyorduk. Baraj inşası işte bu geri kalmışlıktan, özellikle kurtuluş mücadelesinin âdeta sembolüydü” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2003 yılına kadar toplam 276 baraja sahip Türkiye’ye 18 yılda 585 yeni baraj ilave ettiklerini anlatarak, 18 yılda 576 hidroelektrik santralin de ülkeye kazandırıldığını aktardı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, yine bu dönemde 329 gölet ile 247 içme suyu tesisini hizmete aldıklarını kaydetti.

Türkiye’nin su potansiyelinin en verimli şekilde kullanılmasını sağlayacak büyük bir yatırım seferberliğini hayata geçirdiklerine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin en büyük bölgesel kalkınma projesi olan Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) bünyesindeki projelerin çok önemli bir bölümünün kendi iktidarları döneminde inşa edildiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “GAP kapsamında sulanan arazi büyüklüğünü yüzde 19’dan yüzde 53’e çıkartarak Güneydoğu Anadolu Bölgemizdeki mümbit toprakların verimliliğini artırdık. Bugün de bir başka iftihar projesi, Yusufeli Barajı’nın 3 milyonuncu metreküp beton dökümüne şahitlik ediyoruz” şeklinde konuştu.

“YUSUFELİ BARAJI EKONOMİMİZE YILDA 1,5 MİLYAR LİRA KATKI SAĞLAYACAK”

Toplamda 4 milyon metreküp betonla inşa edilecek Yusufeli Barajı’nın dörtte üçünün tamamlandığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çoruh Nehri ve yan kollarının, su bakımından çok hareketli bir havza olduğunu ve bu havzada 2 bin 500 megavat kurulu güce sahip 50 elektrik üretim tesisinin faaliyet gösterdiğini anlattı.

Çoruh Nehri üzerinde gerdanlık gibi dizili Muratlı, Borçka, Deriner gibi her biri devasa büyüklükteki baraj ve elektrik santrallerinin ülkeye hizmet verdiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Önümüzdeki yılın Nisan ayında tamamlamayı planladığımız 540 megavat kurulu güce sahip olacak Yusufeli Barajı bu gerdanlığın âdeta imamesi durumundadır. Barajımız toplamda 275 metreyi bulacak gövdesiyle 100 katlı bir binanın yüksekliğine eşdeğerdir. Yusufeli Barajının tutacağı suların kontrollü salınımıyla havza üzerindeki diğer barajların elektrik üretimi de yüzde 10 artacaktır. Tamamen kendi mühendislerimizin ürünü olan bu eser ekonomimize yılda 1,5 milyar lira katkı sağlamanın yanında Çoruh Vadisini taşkınlardan da koruyacaktır. Barajla birlikte yollar, köprüler, menfezler, tüneller ve elbette yeni Yusufeli ilçemiz de inşa edildi, inşası devam ediyor. Bir başka ifadeyle, burada âdeta yepyeni bir hayat alanı kuruluyor.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, dağların arasında böyle bir eserin Türk mühendis, mimar, işçi ve firmalarınca yapılmış olmasının gerçekten çok büyük bir övünç kaynağı olduğunu dile getirerek barajın yapımında emeği geçen kurum, kuruluş ve kişileri tebrik etti.

Taşlıdere Vadisi Islahı Projesi’nin Rize’ye hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugüne kadar Rize’de 58 ıslah projesiyle dokuz meskûn mahal ve bin dekar tarım alanının daha taşkın riskinden korunmuş olduğunun altını çizdi.

Bayburt Demirözü Sulama Projesinin ise 18 yerleşim yerindeki 113 bin dekara yakın arazinin verimini artıracağını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, her iki projenin de hayata geçirilmesinde emeği geçenleri tebrik ederek Türkiye’ye eser kazandırmak mücadelesinde kendilerine destek olan herkese şükranlarını sundu.

Konuşmasının ardından Rize, Yusufeli ve Bayburt’taki tören alanlarına video konferans yöntemiyle bağlanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu ile diğer yetkililerden projeler hakkında bilgi aldı.

Bakanların ve yetkililerin sunumunun ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, projenin inşaatına 2017’de başladıklarını ve şu an sulamaya hazır hâle geldiğini belirterek, şu bilgileri verdi: “Şu anda sulamaya hazır hâle geldi. Buranın yatırım tutarı 239 milyon Türk lirası. yani böyle önemli. Rast gele bir yatırım değil. Bayburt 16, Gümüşhane iki adet toplam 18 adet yerleşim yerine ait 12 bin 600 dekar arazi modern sulama sistemiyle sulanacaktır. Projeli durumda bitki deseninde ağırlıklı olarak hayvancılığa yönelik yem bitkisi olma özelliği taşıyan yonca, hububat, silajlık mısır ve macar fiği burada bulunmakta. Sulu tarımla birlikte gelir getirecek şeker pancarı, fasulye, bakliyat ürünleriyle, meyvecilik ve sebze üretimi de burada gelişecektir. Proje ile 11 bin 260 kişiye doğrudan ve dolaylı istihdam sağlanacaktır. Proje çiftçilerimize yılda 85 milyon lira ilave zirai gelir artışı da ayrıca sağlanacaktır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan daha sonra tören alanındaki protokole talimat vererek eserin hizmete alınan kısımlarının açılışını gerçekleştirdi.

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“2023 yılına kadar 81 vilayetimizin tamamını millet bahçeleriyle donatmış olacağız” 0 88792

Cumhurbaşkanı Erdoğan, millet bahçeleri toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada, “Şehir merkezlerinde yeniden yaptığımız stadyumların, kamu binalarının yerlerinden başlayarak, tüm uygun alanları millet bahçeleri için tahsis ettik. 2023 yılına kadar 81 vilayetimizin tamamını millet bahçeleriyle donatmış olacağız” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara Millet Bahçesi inşaat alanında düzenlenen “Dünya Çevre Günü’nde Millet Bahçeleri Açılış Töreni”ne katılarak, katılımcılara hitap etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılışı yapılan millet bahçelerinin hayırlı olmasını dileyerek, söz konusu bahçelerin 5 Haziran Dünya Çevre Günü’nde vatandaşların hizmetine sunulmasından ayrıca memnun olduğunu dile getirdi.

“Gençlerimizin geleceği için çevrenin bize emanet olduğu anlayışı ile tüm insanlığın 5 Haziran çevre gününü tebrik ediyorum” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplam büyüklüğü 550 bin metrekareye yaklaşan 10 millet bahçesinin her birinin yeşil alanları ve tesisleriyle iftihar verici eserler olduğunu kaydetti.

“81 İLİMİZE MİLLET BAHÇESİ KAZANDIRMA HEDEFİMİZE ADIM ADIM YAKLAŞIYORUZ”

Cumhuriyetin 100’üncü yılına girerken 81 ilde 81 milyon metrekare millet bahçesi kazandırma hedeflerine adım adım yaklaştıklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2 yıl önce açılışı yapılan 13 şehir bahçesinin ardından bugün açılışı yapılanlarla toplam 23 millet bahçesinin hizmete girdiğini, inşası devam eden millet bahçelerini de peyderpey hizmete açacaklarını açıkladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, törenin düzenlediği Atatürk Kültür Merkezi bölgesini kapsayan millet bahçesiyle de Ankara’nın çehresinin değişeceğini belirterek, “Bu millet bahçemiz toplamda 1,5 milyon metrekarenin üzerinde büyüklüğe sahiptir. Ulus Meydanı’ndan başlayarak Gençlik Park’ını, 19 Mayıs Stadı ve Arena Park Spor Salonu’nu, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası Binası ve Adalet Sarayı ile eski Hipodromu içine alacak şekilde geniş bir alanda planlandı. Dünyadaki kimi şehirlerin merkezinde yer alan devasa park ve bahçeleri gıpta ile seyreden milletimiz, artık Ankara’da ve diğer illerimizde bu tür mekânlardan bizzat istifade edebilecektir” dedi.

Türkiye’nin Cumhuriyet dönemindeki şehircilik geçmişinin oldukça istikrarsız bir çizgide ilerlediğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhuriyetin ilk yıllarında başlatılan planlı şehircilik hamlesinin çok kısa bir sürede tek parti otokrasi tarafından sabote edildiğini söyledi.

KENTSEL DÖNÜŞÜM PROJELERİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, başta İstanbul ve Ankara olmak üzere Türkiye’nin birçok şehrinin çarpık yapılaşmaya teslim edildiğini anlatarak, göreve geldiği ilk andan itibaren tüm insan ihtiyaçlarını karşılayan yeni ve örnek yerleşim alanları inşa etmeye başladıklarını, İstanbul’da KİPTAŞ, Türkiye genelinde ise TOKİ vasıtasıyla sayıları milyonu aşan konut üretmelerinin sebebinin bu olduğunu kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 18 yılda Türkiye’de yılda 500 bin ile 1 milyon arasında yeni konutun inşa edildiği, hem artan nüfusun ihtiyaçları karşılanırken hem de depreme dayanıksız, estetikten yoksun, altyapının yetersiz olduğu yerleşim alanlarında büyük bir dönüşümün yaşandığını dile getirdi.

Başlatılan kentsel dönüşüm projeleriyle de sürecin hızlandırıldığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’de depreme hazırlık planları çerçevesinde dönüştürülmesi gereken 6,5 milyonun üzerinde yapı bulunduğunu, hedefin aciliyet arz eden 1,5 milyon yapının dönüşümünü 5 yılda tamamlamak olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kentleri yeni modern binalarla gelişirken park, çocuk oyun alanı ve yeşillendirme çalışmalarını da ihmal etmediklerinin altını çizerek, şöyle devam etti: “Böylece 81 ilimizde ve tüm ilçelerinde her bakım örnek hayat alanları oluşturduk. Geldiğimiz noktada artık şehirlerimizin çok daha büyük çok daha donanımlı dinlenme, nefeslenme, vakit geçirme alanlarına ihtiyacı olduğunu gördük. Millet bahçeleri işte bu tespit sonrasında geliştirdiğimiz projelerdir. Özellikle şehir merkezlerinde yeniden yaptığımız stadyumların, kamu binalarının yerlerinden başlayarak tüm uygun alanları millet bahçeleri için tahsis ettik. Allah’ın izniyle 2023 yılına kadar 81 vilayetimizin tamamını millet bahçeleri ile donatmış olacağız.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, koronavirüsle mücadele sürecine de değinerek, “Türkiye’nin salgın krizinden en az hasarla çıkmasını son 18 yılda yaptığımız hazırlıklara borçluyuz. Hiç kimse son 3 ayda yaşadıklarımızın ardından 83 milyon hep birlikte ‘iyi ki Türkiye’de yaşıyoruz. İyi ki bu ülkenin vatandaşıyız’ dediğimizi inkâr edemez” diye konuştu.

HAFTA SONU SOKAĞA ÇIKMA KISITLAMASI UYGULAMASI

Salgınla mücadele kapsamında birçok tedbiri ve sokağa çıkma sınırlamasını hayata geçirdiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “Esasen geçtiğimiz hafta sonundaki sınırlamanın ardından bu yöntemi yeniden kullanmayı düşünmüyorduk ancak bir ara 700’e kadar inen günlük vaka sayısı yeniden binli rakamın sınırına dayandı. Bu olumsuz gelişme üzerine sokağa çıkma sınırlaması veya kısıtlaması tedbirini tekrar gündemimize almak zorunda kaldık. Sağlık Bakanlığımız önerisi ve İçişleri Bakanlığımız genelgesiyle bu hafta sonu da 15 ilimizde sokağa çıkma kısıtlaması uygulanacağı dün gece ilan edilmişti. Fakat bu 15 şehir başta olmak üzere ülkemizin 4 bir yanındaki vatandaşlarımızdan aldığımız değerlendirmeler bizi kararı yeniden gözden geçirmeye yöneltti. Tek amacı salgınla mücadele, hastalığın yayılmasını önleme, vatandaşımızı koruma olan bu kararın farklı sosyal ve ekonomik sonuçlara yol açacağı anlaşıldı. Yaklaşık 2,5 ayı bulan bir aranın ardından yeniden günlük hayatını düzenlemeye başlayan vatandaşlarımızın sıkıntıya düşmesine gönlümüz razı olmadı. Bunun için Cumhurbaşkanı olarak 15 ilimizde uygulanacağı ilan edilen hafta sonu sokağa çıkma kısıtlaması uygulamasını iptal etme kararı aldık.”

“SALGIN DÖNEMİNDE BÜYÜK DEVLET OLDUĞUMUZU TÜM DÜNYAYA GÖSTERDİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, vatandaşlardan maske, mesafe, temizlik kurallarına titizlikle riayet etmelerini isteyerek, bu kurallara riayet edilmesi halinde salgının belki de biteceğini, aksi takdirde sınırlamaların yeniden gündeme gelmesinin kaçınılmaz olduğunu vurguladı.

Salgın döneminde Türkiye vatandaşlarına sahip çıkmanın ötesinde 102 ülkeye de yardım elini uzattıklarına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Büyük devlet olmak için maddi imkân yanında merhamet, şefkat, dayanışma, insan sevgisi de gerekiyor. Biz salgın döneminde büyük devlet olduğumuzu hamdolsun tüm dünyaya gösterdik. Artık aklın ve bilimin yanında vicdanın, merhametin, inancın da öne çıkacağı yeni bir döneme giriyoruz. Türkiye inşallah sahip olduğu güçlü altyapı ve ondan daha güçlü olan insani değerleri sayesinde geleceğine çok daha güvenle bakan bir ülke haline gelmiştir” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, salgınla mücadele döneminde açılışı yapılan hastaneleri hatırlatarak, bunun örneğinin dünyada bulunmadığını, bu dönemde kalıcı hastaneler yaparak, vatandaşa hizmete devam ettiklerine işaret etti.

“TÜRKİYE’YE ESER ÜRETMEYE DEVAM EDECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sahip olduğumuz güçlü altyapı ve değerler aynı zamanda 2023 hedeflerimizin de sembolüydü. Bugün artık 2023 hedeflerimize ulaşma konusunda düne göre çok daha ümitvarız, çok daha iddialıyız. Aynı şekilde evlatlarımıza emanet edeceğimiz 2053 ve 2071 vizyonları için de sadece söylemde değil fiili ve fiziki olarak ihtiyacımız olan başarıları çok yakın bir zamanda gerçekleştireceğimizi görüyoruz” dedi.

Hizmet siyasetinin çıtasını sürekli yükseğe çıkartarak Türkiye’ye eser üretmeye devam edeceklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Salgın döneminde ülkemize en modern ve yüksek kapasiteli hastaneler kazandırdık, bununla kalmadık, Ilısu Barajı gibi dev bir eseri hizmete açtık” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yarın Yusufeli Barajı’ndaki beton dökme törenine de video konferansla iştirak edeceğini bildirdi.

“ASKERİMİZ TERÖRLE MÜCADELEDE DESTAN YAZIYOR”

Savunma sanayinde de birbirinde önemli projelerin sonuçlanma aşamasına geldiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Hamdolsun askerimiz, millî savunmamız, Barış Pınarı Harekâtında terörle mücadelede gerçekten destanlar yazıyor. Kuzey Irak’ta terörle mücadelede destanlar yazılıyor. İdlib’de aynı şekilde destanlar yazmaya devam ediyorlar. Ve şurada son birkaç gün içerisinde Libya’da aynı şekilde Libyalı kardeşleriyle birlikte verdikleri mücadelede de gerek Trablus, gerek Tarhuna, gerek çevredeki hava alanları hepsi temizlendi ve şu anda hedeflenen planlana doğru yürüyorlar. Diğer tüm hizmet ve yatırım alanlarında tamamlanan, yeni başlanan çok sayıda çalışmamız var. Ülkemizin ve milletimizin hayrına olan her işi, her projeyi, her yatırımı, her adımı yakından takip ediyoruz. Salgın sonrası ekonomimizin yeniden toparlanma sürecinde bu yatırımların çok büyük katkısı olacağına inanıyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, törenin yapıldığı alandaki millet bahçesinin de yılsonuna kadar tamamlanacağını bildirerek, yapımına 1992 yılında başlanan Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası binasının da 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda açılacağını, Ankara 19 Mayıs Stadyumu’nun bulunduğu yerde de bir stadyum yapılacağını açıkladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından Bursa, Batman, İstanbul Halkalı, Samsun, Sivas ve Trabzon Akçaabat millet bahçelerine video konferans yöntemiyle bağlanarak, illerin valileriyle görüştü ve millet bahçelerinin açılışlarını il protokolüyle gerçekleştirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra Diyarbakır, Sakarya, Elazığ ve İstanbul Ayazma’daki millet bahçelerini de toplu açılış kurdelesini keserek hizmete açtı

HABER BURDA

TAKVİM

Eylül 2018
P S Ç P C C P
« Ağu   Eki »
 12
3456789
10111213141516
17181920212223
24252627282930