Cumhurbaşkanı Erdoğan, DEİK Yönetim Kurulu’nu Kabul Etti Cumhurbaşkanı Erdoğan, DEİK Yönetim Kurulu’nu Kabul Etti için yorumlar kapalı 88792

Cumhurbaşkanı Erdoğan, DEİK Yönetim Kurulu üyelerini kabulünde yaptığı konuşmada, “Ülkemizin ve milletimizin huzuru, geleceği, güvenliği için özellikle atik olacağız, ihtiyatlı olacağız, gerçekçi olacağız, ayaklarımızı yere sağlam basacağız. Hepsinden önemlisi her hâl ve şart altında vatandaşlarımızın yanında olmayı sürdüreceğiz. Türkiye salgın sonrası döneme güçlü, dayanıklı ve rekabetçi bir küresel oyuncu olarak girecektir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Yönetim Kurulu üyelerini, Dolmabahçe Ofisi’nde kabul etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kabulde yaptığı konuşmada, 2020 yılının Aralık ayı ile Ocak-Aralık dönemi merkezi yönetim bütçe uygulama sonuçlarını açıkladı.

DEİK çatısı altında Türkiye’nin gelişmesi, güçlenmesi, büyümesi için gayret gösteren tüm iş insanlarına şükranlarını sunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, programdan önce, Millî Saraylar İdaresi Başkanlığı Resim Müzesi Restorasyon Sonrası Açılış Programı’nı gerçekleştirdiklerini hatırlattı. Açılışı yapılan sergiyi muhteşem olarak nitelendiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bundan sonraki süreçte de yine o depolarda kalan diğer resimleri de bakımlarını yapmak suretiyle alıp, onları da değişik yerlerdeki yeni yaptığımız veya mevcut inşallah binalarımıza taşıyarak milletimiz, tüm insanlığa bunları sunacağız. Çünkü kültürünüz varsa, sanatınız varsa gücünüz var. Eğer kültür ve sanattan yoksunsanız hiçbir şeyiniz yok” diye konuştu.

“TÜRKİYE OLARAK TİCARET DİPLOMASİSİ ALANINDA YENİ BİR SIÇRAMAYA İHTİYAÇ DUYUYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2021 senesinin tüm insanlık için sağlık, huzur, esenlik getirmesini temenni ederek, 2020 yılında Koronavirüs salgını sebebiyle DEİK ailesiyle arzu ettikleri sıklıkta bir araya gelemediklerini ifade etti. Mart ayında planlanan Dünya Türk İş Konseyi’nin 10. Kurultayı’nı da yine salgın nedeniyle gerçekleştiremediklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, salgın şartlarının hafiflemesiyle beraber DEİK bünyesindeki çalışmalara hız vereceklerini, en kötü ihtimalle video konferans ya da telekonferans yöntemiyle de olsa çalışmaları yürütmeye devam edeceklerini bildirdi.

“Türkiye olarak ticaret diplomasisi alanında yeni bir sıçramaya ihtiyaç duyuyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, salgın döneminde güçlü sağlık alt yapısının yanı sıra üretimin, araştırma-geliştirmenin, ihracatın, ticaretin ve ticarette pazar ve ürün çeşitliliğinin önemine şahit olduklarını söyledi. Sadece iç piyasaya odaklanan şirketlerin salgından olumsuz etkilenirken ihracata, inovasyona, AR-GE’ye önem veren firmaların bu süreci en az zararla atlattığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle ihracat odaklı çalışan şirketlerin salgın döneminde müşteri yelpazesini genişlettiklerini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sanayicimizle bir araya geldikçe, üreticilerimizi, ihracatçılarımızı dinledikçe şu gerçeğin farkına daha iyi varıyoruz. Her ne kadar bu salgın beraberinde çeşitli zorluklar, sıkıntılar getirse de iş dünyamızın önünde yeni fırsat pencereleri de açıyoruz” diye konuştu.

“DÜNYA SALGIN SONRASI DÖNEMDE DE TÜRKİYE’NİN BAŞARILARINI KONUŞMAYA DEVAM EDECEK”

Türk firmalarının yine bu dönemde kaliteli ürünleri, rekabetçi fiyatları, hepsinden önemlisi güvenilirlikleriyle rakiplerine fark attığının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Şüphesiz bunda dünya genelinde Asya merkezli üretim biçimlerine yeni alternatifler oluşturma çabasının da payı var. Salgında tüm yumurtalarını tek sepete koymanın özellikle riskini gören şirketler bu süreçte üretim ağlarını ve merkezlerini çeşitlendirmeye başladılar. Bu arayışlarda ülkemizin adı giderek daha fazla ön plana çıkıyor. Aşılamanın artmasıyla beraber dünya genelinde salgın geriledikçe taşlar yerine oturacak, ülkemizin yakaladığı ivme daha da artacaktır. Tıpkı salgın döneminde olduğu gibi, salgın sonrası dönemde de dünya inşallah Türkiye’nin başarılarını konuşmaya devam edecektir. Küresel ticaret ve büyümede beklenen büyük düşüşe karşılık Türkiye pozitif büyüme çizgisinin altına inmemeyi başarmış bir ülkedir. Bu tabloda özellikle ihracatta yakaladığımız performansın büyük katkısı vardır. Geçtiğimiz yılı 169,5 milyar dolar gibi orta vadeli program hedefinin 4 milyar üzerinde bir rakamla kapatmayı başardık. Öyle ki 2020’nin son ayında tüm zamanların ihracat rekorunu kırdık. Aynı şekilde 4. çeyrek de 51,2 milyar dolarla en yüksek ihracatı gerçekleştirdiğimiz dönem oldu.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ihracatın ithalatı karşılama oranının altın hariç tutulduğunda yüzde 85,6 ile oldukça yüksek bir düzeyde gerçekleştiğini açıklayarak, Türkiye’nin küresel ihracattaki payının geçen yılın Ocak-Ekim verileri itibarıyla ilk defa yüzde 1’i geçerek yüzde 1,03 seviyesine çıktığını dile getirdi.

İhracatçı sayısı 87 bin 400’ü aşarken geçen yıl ilk defa ihracat yapan firma sayısının da 18 bin 123 olarak kayıtlara geçtiği bilgisini paylaşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ihracatçılara tanınan yeşil pasaport uygulamasından şu ana kadar 17 bin 514 iş insanının faydalandığını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen yıl mal ve hizmet ihracatlarına toplam 3 milyar 150 milyon lira destek ödemesi yaptıklarını belirterek, bu yıl destek ödemesinde hedefin 4,1 milyar liraya ulaşmak olduğunu kaydetti.

Salgın döneminde sanal ticaret heyetleri, sanal fuarlar, elektronik ticaret faaliyetleri gibi organizasyonlarla ihracatçıları desteklemeyi sürdürdüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Temassız ticaret uygulamasını yaygınlaştırarak ürün sevkiyatlarının kesintisiz yapılabilmesini bu arada temin ettik. Ağustos ayında devreye aldığımız kolay ihracat platformu dünyadaki emsallerine göre çok daha kapsamlı ve etkin hizmetler vermektedir. Yeni nesil ihtisas ve serbest bölge modeliyle özellikle AR-GE yoğun, yüksek katmanlı inovasyon ve teknoloji odaklı sektörlerde yeni firmaları ve yatırımları teşvik ediyoruz. Yurt dışı lojistik merkezlerini destekleyerek ihracatçılarımızın tedarik ve dağıtım süreçlerine katkı sağlıyoruz. Hâlen 102 ülkedeki 146 merkezde görev yapan 201 ticaret müşavirimizle dünyanın her yerinde her an ihracatçılarımızın yanında olduğumuzu gösteriyoruz.”

“GÜMRÜK BİRLİĞİ ANLAŞMASI GÜNCELLEME ÇALIŞMALARI SÜRÜYOR”

2020’nin son günlerinde İngiltere ile imzalanan Serbest Ticaret Anlaşması’nın Gümrük Birliği’nden sonraki en önemli ticaret anlaşması olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birleşik Krallık ile ticari ilişkilerin Brexit sonrası daha da genişleyerek sürebilmesini sağladıklarını söyledi.

Avrupa Birliği ile Gümrük Birliği anlaşmasını güncelleme çalışmalarının sürdüğünü dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2021 yılında tüm bu çalışmaları daha da ileriye taşıyarak yola devam edeceklerini kaydetti.

Salgının oluşturduğu ekonomik ortamda Türkiye olarak, Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’nin sağladığı avantajlar sayesinde sosyal bünyeyi ve ekonomiyi destekleyecek tedbirleri hızla devreye aldıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, nasıl bir musibetle karşılaşılırsa karşılaşılsın Türkiye’nin her türlü zorluğa, yeni gelişen fırsatlara ve farklı senaryolara hazırlıklı olduğunu herkese gösterdiklerini dile getirdi.

“ÜLKEMİZİN VE MİLLETİMİZİN GELECEĞİ VE GÜVENLİĞİ İÇİN AYAKLARIMIZI YERE SAĞLAM BASACAĞIZ”

Salgın nedeniyle hayata geçirilen kısıtlamaların üretici ve çalışanlar üzerinde oluşturduğu yükü en az seviyeye indirebilmek için pek çok ilave desteği uygulamaya soktuklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerekirse yeni destekleri de devreye alacağız. Ülkemizin ve milletimizin huzuru, geleceği, güvenliği için özellikle atik olacağız, ihtiyatlı olacağız, gerçekçi olacağız, ayaklarımızı yere sağlam basacağız. Hepsinden önemlisi her hâl ve şart altında vatandaşlarımızın yanında olmayı sürdüreceğiz. Türkiye salgın sonrası döneme güçlü, dayanıklı ve rekabetçi bir küresel oyuncu olarak girecektir” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, serbest piyasa ekonomisi çerçevesinde atılan adımların etkisinin finansal piyasa göstergelerine müspet şekilde yansımaya başladığını ifade ederek, “Kur cephesine baktığımızda Türk lirasının dolara karşı yüzde 12, avroya karşı yüzde 10 düzeyinde değer kazandığını görüyoruz. Paramızın değerindeki artış ve altın fiyatlarındaki gerileme sayesinde kasım ayından bu yana merkezi yönetim borç stokumuz yaklaşık 150 milyar lira azaldı. Sadece bu netice bile 2020 yılı millî gelir tahminimizin yaklaşık yüzde 3’üne denk geliyor” dedi.

“TÜRKİYE’YE GÜVENEN YATIRIMCILAR BUGÜNE KADAR OLDUĞU GİBİ BUNDAN SONRA DA KAZANMAYA DEVAM EDECEK”

Ülke risk biriminin düştüğüne işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Son iki ayda 5 yıl vadeli Türkiye CDS’leri 210 bas puanlık bir gerilemeyle 320 bas puana indi. Türkiye’nin borçlanma maliyetlerini atacağımız kararlı adımlar ve güçlü politika çerçevemizle inşallah düşürmeye devam edeceğiz” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son aylarda Türkiye’ye yurt dışından 15 milyar doların üzerinde portföy girişinin gerçekleştiğini bildirerek, Türkiye’ye güvenen yatırımcıların bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da kazanmaya devam edeceğinin altını çizdi.

“Yeni hamlelerle Türkiye’yi değişen küresel değer zincirinin önemli bir oyuncusu hâline getireceğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “Yüksek teknoloji sektörleri öncelikli olmak üzere çekeceğimiz uluslararası yatırımlarla ülkemizi bir yatırım, üretim ve teknoloji üssü yapacağız. Yatırım ortamının daha da iyileştirileceği, öngörülebilirliğin daha da artırılacağı, yatırımcıların beklentilerini daha yüksek düzeyde karşılanacağı bir ortamın tesisi için gereken tüm adımları atacağız. Ekonomi ve hukuk alanındaki reform gündemimizle ilgili yoğun bir hazırlık dönemini geride bıraktık. Arkadaşlarımız iş dünyamızın ve sivil toplum kuruluşlarının görüş, öneri ve taleplerini en ince ayrıntısına kadar dinlediler. Yakında bu reformları kamuoyuyla paylaşacağız. Reform gündemimize uygun adımları hızla hayata geçireceğiz. Ekonomide bu sene temel hedeflerimizden birisi fiyat istikrarını sağlamak olacaktır. Enflasyon bu ülkede yaşanan her bir ferdin hayatına dokunuyor. Biz enflasyonu yüzde 30’lar civarından tek hanelere düşürmüş bir yönetim olarak, faiz oranının yüzde 63 olduğu böyle bir dönemden 4,6’ya, enflasyonu da 6,4’e düşürdüğümüz dönemi biz yaşadık, boşuna konuşmuyorum. Yüksek faize karşı olduğumu söylemek boşuna değil. Bütün bunları bu işi yaşayarak söyleyen birisiyim.”

Yatırımcıların, girişimcilerin faiz yükü altında ezildiğini bildiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şu anda dünyaya bakalım Amerika’da faiz oranı ne? Japonya’ya bakalım, faiz oranı ne? Eksi. Gelelim Avrupa’ya, 1-2, İsrail eksi. Bütün bunlar apaçık ortadayken biz yüksek faizlerle övünüyoruz; yüzde 20, yüzde 25, yüzde 30’lara kadar bir ara gitti, bununla övünüyoruz. Ve birçok şirketimizi adeta batırmakla övünüyoruz” sözlerine yer verdi.

“ENFLASYONLA BÜTÜNCÜL MÜCADELEYİ ETKİLİ ŞEKİLDE SÜRDÜRECEĞİZ”

Faizle mücadelesine sonuna kadar devam edeceğini ve yüksek faizle bir yere varılamayacağını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bana karşı ‘efendim işte bizim şu kadar borcumuz var, bu borcu neyle ödeyeceğiz?’ Bu borcu yüksek faizle dışarıdan kendimize imkân sağlamakla değil kendi kaynaklarımızla bunu nasıl öderiz onun çalışmasını yapacağız, bunun başka çıkışı olmaz” dedi.

Kur istikrarının enflasyonla mücadelede oldukça önemli bir tuttuğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Asıl iş faizi düşürmek suretiyle enflasyonu aşağıya çekmektir. Bunun bir numaralı enflasyonla mücadelede altyapısını faiz oluşturuyor. Faiz, enflasyonla doğru orantılıdır, ne kadar aşağıya çekerseniz o da aşağıya gelir, çünkü biz bunu yaşadık” açıklamasında bulundu.

Enflasyonla bütüncül bir mücadeleyi etkili bir şekilde sürdüreceklerini yineleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, her türlü ürünü üretebilecek kapasiteye sahip olan imalat sanayinin ithal ara malı bağımlılığını azaltma yönünde mesafe alındığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Savunma sanayinde başarıyı getiren yönetişim modelini imalat sanayinin diğer alt sektörlerinde de uygulayacağız. Avrupa başta olmak üzere önemli ticaret ortaklarımızdaki canlanma ile turizm ve hizmet sektörlerinde beklediğimiz toparlanma cari açıkla mücadelemize katkı sağlayacaktır” şeklinde konuştu.

Ekonomide “güven ve istikrar” kavramlarının önemini anlatarak, bundan asla taviz veremeyeceklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bizim dönemimizde ekonomimizin en güçlü yanlarından biri, daima sağlam kamu maliyesi olmuştur. Kamu maliyemiz nispeten düşük borçluluk, özellikle bu düşük borçluluk oranlarımız sayesinde bugün de bizi pek çok ülkeden önemli yönde ayrıştırıyor. Dönemsel etkiler nedeniyle bütçe açığımız son yıllarda artış göstermiş olmakla birlikte alacağımız kararlı tedbirlerle burada da kalıcı bir iyileştirme yapmak amacındayız. Bu vesileyle sizlere kamu maliyesinde 2020 yılını nasıl geçirdiğimizin kısa bir değerlendirmesini yapmak istiyorum. Yılsonu rakamları bugün itibariyle netleşmiş durumdadır. 2020 yılında toplam bütçe harcamaları 1 trilyon 202 milyar liraya ulaşarak program hedefimizin altında kaldı. Gelir tarafında ise, beklentilerden daha iyi ekonomik performans göstererek 1 trilyon 29 milyar liraya ulaştık. Böylece yılsonu bütçe açığımız 173 milyar lirayı bile bulmayarak program hedefi olan 239 milyar liranın altında kaldı. Programda bu sene için öngördüğümüz büyüme oranının gerçekleşmesi durumunda bütçe açığı millî gelirin yüzde 3,6 oranına gerileyecektir. Böylece yılı yüzde 4,9’luk bütçe açığı hedefinin altında kapatmış olacağız.”

“SALGIN DÖNEMİNDE GELEN İLAVE YÜKLERE RAĞMEN MALİ DİSİPLİNDEN TAVİZ VERMEMEKTE KARARLILIYIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gelişmekte olan ülkelerde yüzde 10,7’lik bütçe açığının takdire şayan olduğunu, geçen Eylül ayındaki hazırlıklar sırasında 2021 yılı için de yüzde 4,3’lük bir bütçe açığı hedefi koyduklarını belirterek, “Küresel salgının etkilerinin 2021 yılında da hissedileceği anlaşılıyor. Aşı ile ilgili gelişmelerin beklenenden daha uzun bir sürece yayılması tüm dünyada ekonomilerin ve bütçe açıklarının toparlanmasını geciktiriyor” dedi.

Bütçeye salgın döneminde gelen ilave yüklere rağmen mali disiplinden taviz vermemekte kararlı olduklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Mali disiplini 18 yıldır yaptığımız gibi önümüzdeki dönemde de en önemli çıpası olarak kullanmayı sürdüreceğiz. Bu amaçla 2021 yılı için bütçe açığını millî gelirin yüzde 3,5’u seviyesinde tutmayı yeni hedef olarak belirledik. Bütçede oluşturacağımız mali alanı gerekmesi hâlinde salgın kaynaklı ilave harcama ihtiyaçlarını karşılamak üzere kullanacağız” diye konuştu.

“Hizmette tasarruf olmayacağının altını özellikle çizmek istiyorum” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hizmetlerimizi artırırken kamu olarak vatandaşın bize emanet ettiği vergileri en doğru şekilde ekonomik ve verimli kullanacağız. Bu anlayışla özellikle kamu harcamalarını daha verimli hâle getirecek bir tasarruf programını hayata geçireceğiz. Özellikle cari harcamaların daha tasarruflu bir biçimde yapılmasına özen göstereceğiz. Taşıttan lojmana, temsil ağırlamadan hizmet binası yapımına kadar tüm harcamaları asgari seviyede tutarak tasarruf tedbirlerine azami riayet edeceğiz” açıklamasında bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, araştırma-geliştirme, dijitalleşme, insan kaynakları, lojistik, enerji gibi yatay alanların yanı sıra, savunma sanayi ile sulama başta olmak üzere tarımdaki yatırımları hızlandıracaklarına işaret ederek, dijital dönüşüme hız vereceklerini, elektronik tebligat, uzaktan eğitim, çevrim içi toplantı ve elektronik belge yönetim sistemleri gibi uygulamaların kullanımlarını yaygınlaştıracaklarını anlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, koruyucu sağlık hizmetlerini artırarak sağlık harcamalarını azaltacaklarını, kamu harcama programlarını düzenli olarak gözden geçirerek verimsiz olanları tasfiye edeceklerini aktardı.

Vergi politikalarını da adil, öngörülebilir, sadece, yatırımı, üretimi, istihdamı, ihracatı teşvik edecek bir temele oturtacaklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı: “İdare alacaklarının zamanında tahsilinin sağlanması için daha etkili bir tahakkuk ve tahsilat mekanizması kuracağız. Kayıt dışılık ile etkin mücadelemizi devam ettireceğiz. Gerek harcamalar, gerekse gelirler konusunda öngördüğümüz tedbirlerin detaylarını Hazine ve Maliye Bakanımız Lütfi Elvan Beyle önümüzdeki günlerde kamuoyuyla paylaşacağız. İktisat tarihi kitaplarına geçecek böylesine zorlu bir küresel konjonktürü 18 yılın birikimi ve tecrübesi sayesinde başarıyla atlatacağımıza olan inancım tamdır. Samimiyetle, istişareyle ve ortak akılla çözemeyeceğimiz hiçbir sorun yoktur. Uzun soluklu, sabırlı ve kararlı adımlarla ülkemizin geleceğini hep birlikte inşa edeceğiz. Vatandaşlarımız müsterih olsunlar, bize 18 yıldır güvendiler ve netice ortada. Bundan sonraki süreçte de bize güvensinler.”

Önceki HaberSonraki Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “G-20 ülkeleri arasında 2020’yi pozitif büyümeyle kapatabileceği anlaşılan iki ülkeden biri Türkiye’dir” Cumhurbaşkanı Erdoğan, “G-20 ülkeleri arasında 2020’yi pozitif büyümeyle kapatabileceği anlaşılan iki ülkeden biri Türkiye’dir” için yorumlar kapalı 88013

DEV YATIRIMLAR | Tohma Şehit Gaffari Güneş Köprüsü

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Tohma Şehit Gaffari Güneş Köprüsü Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, bugün Türkiye’nin küresel düzeyde yürütülen mega projelerin yarısından fazlasını tek başına gerçekleştiren bir ülke olduğunu belirterek, “Salgın krizi gelişmiş ülkeleri bile sarsarken Türkiye’nin bu süreçten en az kayıpla çıkması, hatta hedef büyütmesinin gerisinde işte böyle bir arka plan vardır. Öyle ki, G-20 ülkeleri arasında 2020’yi pozitif büyümeyle kapatabileceği anlaşılan iki ülkeden biri Türkiye’dir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Tohma Şehit Gaffari Güneş Köprüsü Açılış Töreni’ne Dolmabahçe Ofisi’nden video konferans yöntemiyle bağlanarak bir konuşma gerçekleştirdi.

“18 YILDA HER ALANDA TÜRKİYE’NİN ÇEHRESİNİ DEĞİŞTİRDİK”

Konuşmasında, Karakaya Baraj gölü üzerinde inşa edilen Tohma Şehit Gaffari Güneş Köprüsü’nün Malatya’ya, bölgeye ve Türkiye’ye hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Malatya Ovası’nın iki yakasını birbirine bağlayan köprü ve üzerinden geçen kara yolu ve demir yolu hatlarının bölge ulaşımının can damalarından biri olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, eski hâliyle artık ihtiyaca cevap vermeyen köprünün yerine en ileri teknolojiyle inşa edilen 517 metrelik yeni bir köprü inşa edildiğine işaret ederek, “Bu köprü sayesinde artık Malatya-Hekimhan-Sivas arasındaki bölünmüş yolda kesintisiz, konforlu, güvenli ve yüksek standartlı ulaşım sağlanabilecektir. Anadolu ve Orta Doğu’nun önemli güzergâhlarından biri olan bu yolun ve köprünün bölgede ticaretin ve turizmin gelişmesine katkı sağlayacağına inanıyorum” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, köprünün yapımında emeği geçen kurum, kuruluş ve şirketleri tebrik etti.

Türkiye’nin kalkınma mücadelesindeki gecikmişliğinin bedelini uzunca bir dönem ihmal edilmişlik, geri kalmışlık, fakirlik olarak ödediğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhuriyetin ilk yıllarındaki kalkınma atılımının daha sonra akamete uğradığını, başlatılan sanayileşme hamlelerinin önünün birer birer kesildiğini aktardı.

Merhum Adnan Menderes ve Turgut Özal’ın değişik dönemlerde başlattığı kalkınma atılımlarının da Türkiye’nin siyasi ve sosyal kaos iklimine sokularak yarım bırakıldığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hükûmete geldiğimizde önceliklerimizin başına ülkemizi eğitimden sağlığa, ulaşımdan enerjiye, toplu konuttan spora kadar her alanda kalkındıracak projeleri yerleştirdik. Şehirlerimizin tamamını kısa sürede âdeta şantiyeye çevirdik. Milletimizin desteği ve teşvikiyle 18 yılda her alanda Türkiye’nin çehresini değiştirdik. Bu güçlü altyapı üzerinde hedeflerimizi sürekli büyüttük” değerlendirmesinde bulundu.

“ULAŞIMDAN SULAMAYA KADAR TÜM ALANLARDAKİ YATIRIMLARIMIZI HIZ KESMEDEN DEVAM ETTİRİYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’yi dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri hâline getirmek için daha büyük projelere, daha büyük yatırımlara yöneldiklerini belirtti.

Bugün Türkiye’nin küresel düzeyde yürütülen mega projelerin yarısından fazlasını tek başına gerçekleştiren bir ülke olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Salgın krizi gelişmiş ülkeleri bile sarsarken Türkiye’nin bu süreçten en az kayıpla çıkması, hatta hedef büyütmesinin gerisinde işte böyle bir arka plan vardır. Öyle ki, G-20 ülkeleri arasında 2020’yi pozitif büyümeyle kapatabileceği anlaşılan iki ülkeden biri Türkiye’dir” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu sıkıntılı süreçte dahi sanayi ve tarım üretiminde, ihracata rekor üstüne rekor kıran bir Türkiye bulunduğuna dikkati çekerek, “Altyapımızın gücünden aldığımız cesaretle her alanda sürekli hedef yükseltiyor, kapasitelerimizi artırıyor, yeni üretim alanlarını özellikle genişletiyoruz. Elbette ulaşımdan sulamaya kadar tüm alanlardaki yatırımlarımızı da hız kesmeden devam ettiriyoruz. Hemen her hafta bugün olduğu gibi tamamlanan yatırımlarımızın hizmete alınması törenlerine iştirak ediyoruz” açıklamasında bulundu.

“BÜYÜK VE GÜÇLÜ TÜRKİYE’NİN İNŞASININ ÖNÜNDE DURABİLECEK BİR GÜÇ TANIMIYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendileri bu yatırımları yaparken birilerinin de “iktidara gelirsek tüm projeleri durduracağız” dediklerine işaret ederek şöyle konuştu: “Hatırlarsanız Gezi olayları sırasında da karşımıza aynı taleplerle çıkılmış, tüm büyük projelerin durdurulması istenmişti. Daha sonra 17-25 Aralık emniyet-yargı darbe girişimindeki hedeflerden biri de yine büyük projelerimiz ve onları yürüten iş insanlarımızdı. Ülkemize yönelik sinsi hesaplar içinde olan uluslararası spekülatörlerden terör örgütlerine kadar her alçaklığın altında benzer gayelerin çıktığını da gördük. Türkiye’nin kalkınmasını, büyümesini, güçlenmesini, bölgesel ve küresel güç hedeflerini hayata geçirmesini istemeyen kim varsa hep bu projelerimize saldırdı. Hem ülkenin yönetimin talip olduğunu iddia etmenin hem de bu olursa büyük projeleri durduracağını söylemenin nasıl bir ruh hâlini yansıttığını işin erbabına bırakıyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, karşılarına çıkan ve her yatırımı, hizmeti durdurmaya çalışan bu zihniyetin eline fırsat geçse açılışı yapılan köprünün inşaatını durduracaklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Büyük Marmara Otoyolu ağımızın önemli bir bağlantısı noktası olan 1915 Çanakkale Köprümüzün inşası hızla ilerliyor, herhalde gözlerini oraya da dikmişlerdir. Yusufeli Barajı’nın gövde betonu da bitmek üzere, orasıyla ilgili bir niyetleri varsa, haberleri olsun, her alanda inşası süren yüzlerce, binlerce proje olduğuna göre işleri epeyce zor demektir. Tabii biz işi şakaya vuruyoruz, ama maalesef karşımızda işte böylesine hastalıklı bir zihniyet var. Türkiye’nin Cumhuriyet dönemindeki geri kalmışlığının en önemli sebebi, ülkenin uzunca bir dönem işte bu zihniyetin eline kalmış olmasıdır” ifadelerini kullandı.

“Şimdi gözünü uzaya diken, yüksek teknolojiye diken, yapay zekâya, geleceği kucaklamaya diken bir Türkiye var” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, salgın döneminde başta sağlık yatırımları olmak üzere yatırım ve hizmetlerine devam eden, kurulan güçlü teknolojik altyapı sayesinde eğitim-öğretimi devam eden bir Türkiye bulunduğuna vurgu yaptı.

Ticaretin de salgın tedbirlerine rağmen sınırlı bazı alanlar dışında işleyişini sürdürdüğünü, hatta kurulan güçlü altyapı sayesinde yeni açılımlara yöneldiğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu örnekleri aziz milletim, savunma sanayiimizden ihracatımıza kadar her alana teşmil etmek mümkündür. Milletimiz kendisine güven telkin etmediği gibi kazanımlarına gözünü dikenlere bugüne kadar fırsat vermemiştir, inşallah bundan sonra da fırsat vermeyecektir. Halkımızdan alamadıkları desteği provokatörler vasıtasıyla ülkemizin huzurunu kaçırarak elde etmek peşinde olanlar hep olduğu gibi yine hüsrana uğrayacaklardır. Allah’ın izniyle büyük ve güçlü Türkiye’nin inşasının önünde durabilecek bir güç tanımıyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılışı yapılan Tohma Şehit Gaffari Güneş Köprüsü’nün hayırlı olmasını dileyerek konuşmasını tamamladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından tören alanındaki yetkililere açılış kurdelesini kesme talimatı verdi.

Dev Yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, “83 milyon tek yürek olarak büyük ve güçlü Türkiye’nin inşasını hızlandırıyoruz” Dev Yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, “83 milyon tek yürek olarak büyük ve güçlü Türkiye’nin inşasını hızlandırıyoruz” için yorumlar kapalı 88012

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Diyarbakır-Silvan Barajı Gövde Dolgu Çalışması Tamamlanması Merasimi ve Ergani Barajı, Başlar Barajı ve Ergani İçme Suyu Arıtma Tesisi Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “İnşallah 83 milyon hep birlikte tek yürek, tek bilek olarak hareket etmek suretiyle büyük ve güçlü Türkiye’nin inşasını hızlandırıyoruz. Ülkemizin nereden nereye geldiğini bilen akıl, vicdan ve insaf sahibi herkes kazanımlarımızın kıymetinin farkındadır” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Diyarbakır-Silvan Barajı Gövde Dolgu Çalışması Tamamlanması Merasimi ve Ergani Barajı, Başlar Barajı ve Ergani İçme Suyu Arıtma Tesisi Açılış Töreni’ne, Vahdettin Köşkünden canlı bağlantıyla katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Diyarbakır Silvan Barajı ve Hidroelektrik Santrali’nin GAP’ın en önemli projelerinden biri olduğuna işaret ederek bu barajın da içinde yer aldığı Silvan Projesi’nin sulama kapasitesi itibarıyla Türkiye’nin Atatürk Barajı’ndan sonraki en büyük tesisi olduğunu açıkladı.

“SİLVAN BARAJI’NI ÖNÜMÜZDEKİ YILIN SONUNA KADAR TAMAMLAMAYI PLANLIYORUZ”

Silvan Barajı ile birlikte sekiz ayrı barajı ve 23 sulama tesisini bünyesinde barındıran Silvan Projesi’nin 2 milyon 360 bin dekar alanı sulayacak dev bir proje olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, Diyarbakır merkez, Silvan ve Bismil ilçelerindeki mümbit ovaları sulayacak bu projeler sayesinde bölgedeki tarım üretiminde iki, üç katlık artış beklediklerini dile getirdi.

İstihdamda sağlayacağı 305 bin kişilik artış ve ekonomiye kazandıracağı yıllık 2 milyar liraya yakın kazançla bu projelerin Türkiye için de büyük öneme sahip olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Tamamı 14 milyar liralık bir harcamayla hayata geçirilecek olan Silvan Projesi’nde henüz yüzde 16’lık bir gerçekleşme sağlanmasını büyük bir kayıp olarak görüyorum. Bir süre önce başlattığımız yatırımlarda önceliği tamamlanma aşamasına yakın olanlara verme stratejimizi 2021 bütçesiyle bir adım daha ileri taşıyoruz. Yüksek katma değerli ve belirli bir gerçekleşme seviyesine ulaşmış projeleri hızla tamamlayarak elimizdeki kaynağı en verimli şekilde kullanmakta kararlıyız. Bu kapsamda Silvan Barajı’nı önümüzdeki yılın sonuna kadar tamamlamayı ve su tutmaya başlamayı planlıyoruz. Aynı şekilde bu barajın suyunu diğer barajlara ve ovalara aktaracak Babakaya ve yer teslimi bugünlerde yapılacak Silvan tünellerini de havzada suyun birikmesine paralel şekilde faaliyete geçireceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, proje çerçevesinde 263 bin dekar arazinin sulanmasını sağlayacak tesislerin inşasının devam ettiğini belirterek 2021 yılı sonuna kadar 105 bin dekarlık alanda sulama hizmeti verilmeye başlanacağını söyledi.

Projenin diğer safhalarını da hızlandırarak GAP’ın bu sembol eserini süratle bitireceklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılışını yapılan Başlar Barajı’nın yaklaşık 29 milyon metreküp su depolama hacmiyle 38 bin dekarın üzerinde araziyi sulayacağını, inşa edilecek sulama sistemleriyle yüzde 60’a varan su tasarrufu sağlayacağını anlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, istihdam edeceği 5 bin kişi ve yıllık ilave kazancı 29 milyon lirayı bulacak Başlar Barajı’nın Bismil ve Silvan’ın köylerine hayırlı olmasını diledi.

“HİZMETE ALDIĞIMIZ ÜÇ AYRI BARAJLA ŞEHRİMİZİN TOPRAKLARININ VERİMİNİ ARTIRDIK”

Ergani Barajı’nın da 14,5 milyon metreküplük depolama hacmiyle 19 bin dekara yakın araziyi sulayacağını ve 2 bin 500 kişiye yakın ilave istihdam sağlayacağını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, sulama tesisleri bu yıl hizmete girecek bu barajın da Erganili vatandaşlara hayırlı olmasını diledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün ayrıca Ergani ilçesine kazandırılan içme suyu arıtma tesislerinin de resmî açılışının gerçekleştirildiğini aktararak, bu tesisin dokuz köyüyle birlikte ilçenin 2045 yılına kadar olan içme suyu ihtiyacını karşılayacak kapasiteye sahip olduğunu kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan geçen 18 yılda Diyarbakır’da sadece Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün 10 milyar liraya yakın yatırımla 118 ayrı tesisi hizmete aldığını ifade ederek, “Tamamlanan dört ayrı içme suyu tesisiyle 123 bin kişinin su ihtiyacı karşılanmıştır. Hizmete aldığımız 88 milyon metreküplük biriktirme hacmine sahip üç ayrı barajla şehrimizin topraklarının verimini artırdık. Hâlen inşası süren Silvan, Ambar, Kale, Kolludere ve Kuruçay barajlarının tamamı da bitme aşamasına yaklaşmış durumdadır. Bugüne kadar hizmete aldığımız 12 ayrı sulama tesisiyle 355 bin dekar araziyi sulamaya açarak çiftçilerimize yıllık 250 milyon lira gelir artışı sağladık” ifadelerini kullandı.

Diyarbakır’da sulanmayan tek karış arazi bırakmayacaklarına vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, inşası süren 13 ayrı sulama projesinin de yatırım öncelikleri arasında yer aldığını, yapımı biten 58 ayrı dere ıslahı çalışmasıyla 59 farklı yerleşim biriminin su taşkınlarından korunduğunu, işletmeye alınan hidroelektrik santrallerinin kurulu gücünün de 47 megavata, yıllık enerji üretiminin ise 150 milyon kilovat/saate ulaştığını söyledi.

“ELİMİZDEKİ MEVCUT KAYNAKLARI EN VERİMLİ ŞEKİLDE KULLANMA MECBURİYETİ KAÇINILMAZ BİR HÂL ALMIŞTIR”

İklim değişikliğinin sonuçlarından biri olarak kuraklık tehdidinin baş gösterdiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkemiz sanıldığının aksine su zengini zaten değildi. Kuraklık tehdidinin artmasıyla birlikte elimizdeki mevcut kaynakları en verimli şekilde kullanma mecburiyeti kaçınılmaz bir hâl almıştır. Şayet geçtiğimiz 18 yılda 255 milyar liralık bir yatırımla 600 adet barajı ve 423 adet göleti hizmete alarak 45 milyar metreküplük bir depolama hacmine ulaşmamış olsaydık işimiz gerçekten çok zordu” değerlendirmesinde bulundu.

Alternatif su depolama yöntemleriyle kuraklık tehdidine karşı tedbir almaya çalıştıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hâlen devam eden çalışmalarla 2023 yılına kadar 150 yer altı barajını tamamlamayı hedefliyoruz. Ülkemizi hem küresel afetlerin etkilerinden koruyacak hem hedeflerine ulaşmasını sağlayacak eser ve hizmetlerle buluşturmayı sürdüreceğiz” dedi.

“MİLLETİMİZ HİÇ KİMSENİN DEMOKRATİK VE EKONOMİK KAZANIMLARINA EL UZATMASINA İZİN VERMEYECEKTİR”

Yıllarca Türkiye’nin enerjisini, vaktini iç çatışma ve kavgalarla, kısır çekişmelerle heba edenlerin yol açtıkları kayıpları telafi ederek milletin önüne yepyeni bir vizyon koyduklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnşallah 83 milyon hep birlikte tek yürek, tek bilek olarak hareket etmek suretiyle büyük ve güçlü Türkiye’nin inşasını hızlandırıyoruz. Ülkemizin nereden nereye geldiğini bilen akıl, vicdan ve insaf sahibi herkes kazanımlarımızın kıymetinin farkındadır” diye konuştu.

“Milletimiz hiç kimsenin demokratik ve ekonomik kazanımlarına el uzatmasına izin vermeyecektir” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Komşularımız başta olmak üzere nice ülkenin, nice toplumun yaşadığı acıları, zulümleri, kayıpları bize de tattırmak isteyenleri hayal kırıklığına uğratmaya devam edeceğiz. Eski Türkiye’nin ne anlama geldiğini en iyi Diyarbakır bilir. Bunun için ülke ve millet olarak kendi gündemimize sıkı sıkıya sahip çıkacağız. Öncelikle elimizdeki imkânların sahip olduğumuz güven ve huzur ikliminin değerini bileceğiz. Bununla birlikte yönümüz hep geleceğe dönük olacaktır. Şimdi önümüzde 2023 hedeflerimiz var. Bilhassa son sekiz yıldır neredeyse kesintisiz şekilde yaşadığımız saldırılar, maruz kaldığımız tuzaklar sebebiyle bazı alanlarda geride kalmış olsak da Türkiye’yi 2023 hedeflerine kavuşturmayı namus borcu olarak görüyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, küresel siyasi ve ekonomik sisteminin yeniden yapılanma sürecinde Türkiye’nin büyük avantajlara sahip olduğunu belirterek, “Artık dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri olma hedefine daha yakınız. Bölgesel ve küresel siyasi, askerî, kültürel, ekonomik bir güç olarak tebarüz etme iddiamız her geçen gün daha belirgin şekilde ete kemiğe bürünüyor” açıklamasında bulundu.

Kadim çağlardan beri bölgenin ilim ve irfan yuvası, medeniyet ve refah kapısı olan Diyarbakır’ın, bu yeni dönemde de Türkiye’nin lokomotif şehirlerinden biri olmayı sürdüreceğine vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Diyarbakır’dan yükselen huzur, barış, kardeşlik, dostluk ve sevgi haleleri dalga dalga tüm bölgeyi, tüm dünyayı kuşatacaktır. Biz de yaptığımız yatırımlarla, getirdiğimiz hizmetlerle, kazandırdığımız hizmetlerle Diyarbakır’ın yanında olmaya devam edeceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizim tek derdimiz var; ülkemizi, Türkiye’mizi çok daha verimli hâle nasıl getiririz ve ülkemizin tüm topraklarında bir karış kurak arazi kalmadan buraları nasıl sulama noktasında verimli hâle getiririz” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılışı yapılan tesislerin hayırlı olmasını dileyerek bu eserlerin Diyarbakır’a kazandırılmasında emeği geçenleri tebrik etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ömrünüz ömrümüz su gibi aziz olsun diyor, elektrik enerjisiyle de inşallah kimse karanlıkta kalmasın diyoruz” diyerek tören alanındaki yetkililere hizmete girecek yatırım ve eserlerin açılış kurdelesini kesme talimatını verdi.

HABER BURDA

TAKVİM

Ocak 2021
P S Ç P C C P
« Ara   Şub »
 123
45678910
11121314151617
18192021222324
25262728293031