TÜRKİYE’ YE YATIRIM YAPAN KAZANIR TÜRKİYE’ YE YATIRIM YAPAN KAZANIR için yorumlar kapalı 78794

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Manisa’ya yatırıma hazırlanan ancak daha sonra vazgeçen Volkswagen’in kararıyla ilgili ilk kez konuştu. Şirketin CEO’su Herbert Diess’in kendisine yazdığı mektupta pandemiyi gerekçe gösterdiğini ifade eden Bakan Varank, “Bize resmi açıklaması bu ama şunu da biliyorum, açık konuşalım. Bu şirketler global şirketler ama yönetim kurullarına baktığınızda yerel yönetimlerin yani eyaletlerin burada etkisi var, sendikaların ortaklığı var, yabancı ortaklar var. Tüm bu dengeleri tutarak yatırım kararları alıyorlar. Tabii ki burada siyaseten bu işi istemeyenlerin olduğunu biliyorduk. Zaten basına yaptığı açıklamalarda Diess bunu da söyledi.” dedi.

Varank, Diess’in talebi üzerine iki kez Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüştüğünü, Türkiye’ye yatırım planını anlattığını vurgulayarak “Madem global bir markaysanız, karınızı düşünüyorsanız siyasi karar vermemeniz lazım. Eğer bu şirket halka açıksa siz aslında yatırımcınızı kandırıyorsunuz. Karlı olanı değil size yapılan siyasi baskılara göre karar veriyorsunuz demektir. Bunu da kendilerinin basına beyan etmiş olmaları üzücü ve altı çizilmesi gereken bir husus.” diye konuştu.

Türkiye’deki bütün yatırımcılara eşit davrandıklarının altını çizen Varank, “Türkiye’ye yatırım yapan bu dönemde kazanır. Global olarak firmalar bizimle gelip görüşüyor. Bu işten de biz değil Volkswagen kendisi kaybeder. Çünkü yatırımcısını ekonomik değil siyasi kararlarla aldattığını kendileri itiraf etmiş oldu. Biz kendi otomobil projemize güveniyoruz. Bizim yatırımcıya kapımız açık. Türkiye, önümüzdeki dönemde dünyanın üretimde parlayan yıldızı olacak. Türkiye’ye yatırım yapan kazanacak.” dedi.

EMD’Yİ KABULÜNDE KONUŞTU

Bakan Varank, Ekonomi Muhabirleri Derneği (EMD) Başkanı Turgay Türker ile beraberindeki yönetim kurulu üyelerini kabul etti. Görüşmede, pandeminin etkileri, yatırımlar, teşvikler, Türkiye’nin Otomobili, ham madde tedariği, konteyner üretimi ve Volkswagen’in Türkiye’ye yatırım yapmaktan vazgeçmesi kararı ile ele alındı. Bakan Varank, yaptığı açıklamada özetle şunları kaydetti:

TÜRKİYE YÜZDE YÜZ KAZANACAK: Oldukça meşakkatli bir seneyi geride bırakıyoruz. Bir virüsün normal şartlarda geçirdiği mutasyon bile bir ülkeyi etkileyebiliyor. Hizmet sektörünü derinden sarsmış bir hastalıktan söz ediyoruz. Önümüzdeki dönemde hizmet sektörüne bağlı iş alanlarında çok daha güzel gelişmeleri görebileceğiz. Türkiye olarak kendimizi şanslı görüyoruz. Gerçekten salgının başından itibaren oldukça aktif bir virüsle mücadele süreci geçirdik. Proaktif olduk ama panik de yapmadık. Yabancı ziyaretçilerle konuştuğumuzda ‘Bu süreci çok iyi yönettiniz.’ diyorlar. Bu süreci güzel götürdüğümüzü düşünüyorum. Bu salgın, tüm dünyada tedarik zincirlerini etkiledi. Ülkeler, ilk baştaki panik havasının ardından başlarını iki elinin arasına alıp düşünmeye başladılar. Bu dönem daha fazla dayanışmanın olması gereken bir dönem. Tek tedarikçiyle tek kutuplu bir dünyayla artık sistemi devam ettirmek çok mantıklı ve mümkün değil. Yeni arayışlara, partnerlere, ortaklara yöneldiklerini görüyoruz. Bu ortaklıklardan, arayışlardan Türkiye’nin kazanan olabileceğine biz yüzde yüz inanıyoruz. Bunun sinyallerini alıyoruz.

YATIRIM İŞTAHI DEVAM EDİYOR: Özellikle yatırım tarafında büyük ivme var. Yatırım iştahı hem ulusal hem uluslararası alanda ciddi şekilde devam ediyor. 2019 ve 2020’yi karşılaştırdığımızda teşvik belgesinde yüzde 30’luk bir artış görüyoruz. Türkiye üreten bir ülke ve her türlü ihtiyacını karşılayabilen bir ülke. Türkiye nitril eldiven üretilmeyen bir ülkeydi. Bu sektörün tamamı Uzakdoğu’daydı. Şu anda üç firma birden nitril eldiven yatırımı yapıyor. İnşallah mart ayında kendi ülkemizde üretilen eldivenler kullanılacak. Çok basit bir şey ama biz bunu maskede de gördük. Olmadığında ne kadar değerli olabildiğini, ülkelerin birbirleriyle savaş çıkarma noktasına geldiğini gördük. Yatırım tarafındaki bu iştah, bizim doğru yolda olduğumuzu gösteriyor. Bu iştahın devam etmesini bekliyoruz. Bunun, üreten Türkiye’ye kazandıracağını görüyoruz. Geçen sene 4 bin 875 teşvik belgesi düzenlemiş, bu sene 9 bin 335 teşvik belgesi düzenlenmiş. İmalat sanayisinde sadece 2 bin 948 belge vermişiz 2019’da, bu sene verdiğimiz belge adedi 6 bin 419. Hem yatırım artıyor hem de imalat yatırımı artıyor. Biz gelecekten gerçekten umutluyuz. Pandemi dönemine rağmen girişimcilerimizin başarıları hepimizi gururlandırıyor. Ben size bundan üç sene önce Türkiye’de bir oyun firması 1.8 milyar dolara ulaşıp Amerikalılar tarafından satın alınacak desem inanır mıydınız? Ama pandemiye rağmen bir oyun firması 1.8 milyar dolar değerle satıldı. Konjonktürün ve uluslararası Türkiye’nin konumlanmasının tam yerinde olduğunu görüyoruz.

TÜRKİYE’NİN OTOMOBİLİ: Türkiye’nin Otomobli için geçen sene bir takvim açıkladım. ‘Bu senenin sonunda otomobilimizin ön gösterimini yapacağız. 2020 yılında fabrikamızın temelini atacağız. 2022’nin sonunda da araçlarımız seri üretim bandından inecek.’ Bu takvimde an itibariyle bir değişiklik yok. Covid olmasına rağmen takvimle uyumlu gidiyoruz. Otomobilimiz gerçekten beğenildi. Kime gösterdiysek çok beğendi, halkımız çok olumlu yaklaşıyor. Araba konusu herkesi ilgilendirdiği için bir sahiplenme var. Eleştiriler var, işte ‘Global firmalarla çalışıyorsunuz. Parçaların bir kısmını yurt dışından alacaksınız bu nasıl yerli otomobil?’ Ben onun örneklerini veriyorum. Şu anda global tedarik zincirlerine baktığınızda hangi araç yüzde 100 bir ülkenin kendi toprakları içinde üretiliyor ki? Nasıl rekabetçi olacaksınız, insanların daha fazla satın almasını ikna edeceksiniz ona göre bir politika izliyorsunuz. Bu yüzde 100 fikri mülkiyet hakları ülkemize ait olan, mühendisliğini kendi insanımızın yaptığı – tabii ki tedarikçileri arasında başka insanlar olabilir- bir otomobilden bahsediyoruz ve dünya otomotiv endüstrisi o kadar hızlı gelişiyor ki buna biz artık otomobil demiyoruz bu artık akıllı bir ürün. Türkiye, çok önemli bir otomotiv üreticisi. 33 milyar dolar otomotiv, yedek parça ve mühendislik ihracatı yapan bir ülke. Eğer siz sadece tedarikçiyseniz genel merkezlere bağlı dönüşümü yapabilirsiniz. Biz Türkiye’nin Otomobili ile Türkiye’de bu kabiliyetleri kendimiz tetikleyeceğiz, geliştireceğiz ve Türkiye’de mobilite ekosistemi oluşturacağız. Burada hiçbir sıkıntı yok. İnşallah 2022’nin sonunda bu araçlar banttan indiğinde tüm Türkiye’nin gurur duyduğu bir aracı karşımızda hep birlikte göreceğiz.

İLK ARAÇLAR BÜYÜKELÇİLERE: Benim gönlünden geçen bir şey var. İlk çıkan araçlar dünyadaki bütün büyükelçiliklerimize birer tane göndermek istiyorum ki büyükelçilerimiz gururla o ülkelerde o araçlara binsinler, ülkelerin caddelerinde bizim otomobilimizle gezsinler. Tüm dünyaya bunu göstersinler, böyle bir hayalim var. Bunu da başarabilirsek hoş bir şey olur diye düşünüyorum.

HAM MADDE TEDARİĞİ: Ham madde sıkıntısı bu dönemde birkaç farklı sektörden geldi. Demir-çelikten, ağaç, suntadan şikayetler geliyor. Biz bunların tamamını tek tek değerlendiriyoruz. Üreticileri bir araya getirip sorunları çözmek istiyoruz. Bazen art niyet arayan yorumlar oluyor. Her dönemde fırsatçılar olmuştur, olacaktır. Biz bunlarla mücadele ediyoruz. Demir çelik sektöründeki fiyat artışı gerçekten anormal. Ama bunun sebebi, demir çelik fiyatlarının global piyasalarda belirlenmesi. Sizin buna müdahale etme şansınız yok. 240 dolarlarda olan hurda fiyatları 480 dolara çıkmış. Kur maliyetleri bindiğinde fiyatların yükseldiğini görüyoruz. Bu geçici bir süreç. Şubat ayına baktığınızda yaprak kımıldamadığı için fiyatların aşağı indiğini gördük. Pandemi sürecinde bu tür fiyat oynamaları olacaktır. Yeter ki art niyetli olanları ayıralım. Ama üreticiyi mağdur etmeyecek şekilde dengeyi kuralım. Mesela biz sektörlere yazı yazdık. Demir çelikle ilgili sıkıntısı olan kim varsa bize göndersin. Pandemi sürecinde şunu gördük, dünyada bir alkol sıkıntısı olacak. Kolonya üreticilerine, ‘Bu kolonya çok değerli hale gelecek, insanımızın buna erişmesi lazım.’ dedik. Kolonyacılar, ‘Bize x fiyatından hammadde sağlamayı garanti ederseniz biz asla zam yapmayacağız’ dediler ve sözlerini tuttular. Hammadde üretmeyen şeker fabrikaları alkol üretmeye başladı. Öyle bir mekanizma kurduk ki ne alkol fiyatlarında oynama oldu ne de kolonyacılar fiyatlarını arttırdılar. Olağanüstü zamanlarda olağanüstü tedbirler almak durumundayız.

KONTEYNER İNİSİYATİFİ: Süngerde Türkiye’de kapasite kurulması lazım. Kapasite kurmak isteyen üreticiler var. İlginç bir örnek vereyim. Bazı ihracatçılarımız konteyner bulmakta sıkıntı çekiyor. Çünkü dünyadaki konteyner piyasası Çin’in elinde. Eğer Uzakdoğu’dan bu tarafa konteyner gelirse onlar da boş konteyneri doldurup ihracat yapabiliyorlar. Şimdi grupları bir araya getiriyoruz. Neden bu konteyner işi Türkiye’de yok? Konteyner üretmek üzere inisiyatif başlatıyoruz. Yeter ki bizim ihracatçımız da konteyner ihtiyacı olduğunda konteyner bulabilsin.

VOLKSWAGEN’İN TÜRKİYE KARARI: Volkswagen kararıyla ilgili çok konuşmadım. Başından beri bir süreç yürüttük. VW CEO’su Diess’in bana yazdığı mektup var. ‘Biz Türkiye’yi çok önemli bir ülke olarak görüyoruz. Türkiye’de yatırım yapanın kazanacağını biliyoruz.’ Burada açıkça şunu da belirtiyor: ‘Ben kişisel olarak Türkiye’yi çok önemli bir pazar, üretici olarak görüyorum, yatırım yapmanın doğru olduğunu biliyorum ama pandemi sürecinde otomobil endüstrisinde büyük oynaklık oldu. Biz ve yönetim kurulumuz yeni yatırım yapma isteklerinden vazgeçti. Bütün çözümlerini mevcut fabrikalarında güncellemeye giderek çözmek istiyorlar. Çünkü sektörün ne olacağını bilmiyoruz.’

GLOBAL ŞİRKETLER AMA: Kendisi iki kez geldi sayın cumhurbaşkanımızla görüşmek için. Bizim talebimiz değil, kendisi geldi, ne yapmak istediklerini anlattı. Bize resmi açıklaması bu ama şunu da biliyorum, açık konuşalım. Bu şirketler global şirketler ama yönetim kurullarına baktığınızda yerel yönetimlerin yani eyaletlerin burada etkisi var, sendikaların ortaklığı var, yabancı ortaklar var. Tüm bu dengeleri tutarak yatırım kararları alıyorlar. Tabii ki burada siyaseten bu işi istemeyenlerin olduğunu biliyorduk. Zaten basına yaptığı açıklamalarda Diess bunu da söyledi.

EKONOMİK KARAR VERİN: Ama şunu bilmemiz lazım. Madem global bir markaysanız, karınızı düşünüyorsanız siyasi karar vermemeniz lazım. Eğer bu şirket halka açıksa siz aslında yatırımcınızı kandırıyorsunuz. Karlı olanı değil size yapılan siyasi baskılara göre karar veriyorsunuz demektir. Bunu da kendilerinin basına beyan etmiş olmaları üzücü ve altı çizilmesi gereken bir husus. İlk toplantıda kendilerine şu cümleyi kurduğumu hatırlıyorum. Bakın, biz Türkiye olarak önemli bir ekonomiyiz, global yatırımcıyı çok önemsiyoruz ama bu işi yapacaksak lütfen ekonomik karar verin, siyasi karar vermeyin. Siyasi karar verecekseniz bu işe başlayıp enerjimizi harcamayalım. O gün bize dedikleri ‘Asla siyasi karar vermeyeceğiz.’

TÜRKİYE’YE YATIRIM YAPAN KAZANIR: Ben aynı noktadayım. Biz ilişkilerimizi uluslarımızın çıkarları için kuruyoruz. Türkiye’ye yatırım yapan yatırımcının hem kendisinin hem ülkemizin kazanacağını biliyoruz. Bütün yatırımcılara eşit davranıyoruz. Türkiye’ye yatırım yapan bu dönemde kazanır. Global olarak firmalar bizimle gelip görüşüyor. Bu işten de biz değil Volkswagen kendisi kaybeder. Çünkü yatırımcısını ekonomik değil siyasi kararlarla aldattığını kendileri itiraf etmiş oldu. Biz kendi otomobil projemize güveniyoruz. Bizim yatırımcıya kapımız açık. Türkiye, önümüzdeki dönemde dünyanın üretimde parlayan yıldızı olacak. Türkiye’ye yatırım yapan kazanacak.

Önceki HaberSonraki Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “G-20 ülkeleri arasında 2020’yi pozitif büyümeyle kapatabileceği anlaşılan iki ülkeden biri Türkiye’dir” Cumhurbaşkanı Erdoğan, “G-20 ülkeleri arasında 2020’yi pozitif büyümeyle kapatabileceği anlaşılan iki ülkeden biri Türkiye’dir” için yorumlar kapalı 88014

DEV YATIRIMLAR | Tohma Şehit Gaffari Güneş Köprüsü

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Tohma Şehit Gaffari Güneş Köprüsü Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, bugün Türkiye’nin küresel düzeyde yürütülen mega projelerin yarısından fazlasını tek başına gerçekleştiren bir ülke olduğunu belirterek, “Salgın krizi gelişmiş ülkeleri bile sarsarken Türkiye’nin bu süreçten en az kayıpla çıkması, hatta hedef büyütmesinin gerisinde işte böyle bir arka plan vardır. Öyle ki, G-20 ülkeleri arasında 2020’yi pozitif büyümeyle kapatabileceği anlaşılan iki ülkeden biri Türkiye’dir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Tohma Şehit Gaffari Güneş Köprüsü Açılış Töreni’ne Dolmabahçe Ofisi’nden video konferans yöntemiyle bağlanarak bir konuşma gerçekleştirdi.

“18 YILDA HER ALANDA TÜRKİYE’NİN ÇEHRESİNİ DEĞİŞTİRDİK”

Konuşmasında, Karakaya Baraj gölü üzerinde inşa edilen Tohma Şehit Gaffari Güneş Köprüsü’nün Malatya’ya, bölgeye ve Türkiye’ye hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Malatya Ovası’nın iki yakasını birbirine bağlayan köprü ve üzerinden geçen kara yolu ve demir yolu hatlarının bölge ulaşımının can damalarından biri olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, eski hâliyle artık ihtiyaca cevap vermeyen köprünün yerine en ileri teknolojiyle inşa edilen 517 metrelik yeni bir köprü inşa edildiğine işaret ederek, “Bu köprü sayesinde artık Malatya-Hekimhan-Sivas arasındaki bölünmüş yolda kesintisiz, konforlu, güvenli ve yüksek standartlı ulaşım sağlanabilecektir. Anadolu ve Orta Doğu’nun önemli güzergâhlarından biri olan bu yolun ve köprünün bölgede ticaretin ve turizmin gelişmesine katkı sağlayacağına inanıyorum” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, köprünün yapımında emeği geçen kurum, kuruluş ve şirketleri tebrik etti.

Türkiye’nin kalkınma mücadelesindeki gecikmişliğinin bedelini uzunca bir dönem ihmal edilmişlik, geri kalmışlık, fakirlik olarak ödediğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhuriyetin ilk yıllarındaki kalkınma atılımının daha sonra akamete uğradığını, başlatılan sanayileşme hamlelerinin önünün birer birer kesildiğini aktardı.

Merhum Adnan Menderes ve Turgut Özal’ın değişik dönemlerde başlattığı kalkınma atılımlarının da Türkiye’nin siyasi ve sosyal kaos iklimine sokularak yarım bırakıldığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hükûmete geldiğimizde önceliklerimizin başına ülkemizi eğitimden sağlığa, ulaşımdan enerjiye, toplu konuttan spora kadar her alanda kalkındıracak projeleri yerleştirdik. Şehirlerimizin tamamını kısa sürede âdeta şantiyeye çevirdik. Milletimizin desteği ve teşvikiyle 18 yılda her alanda Türkiye’nin çehresini değiştirdik. Bu güçlü altyapı üzerinde hedeflerimizi sürekli büyüttük” değerlendirmesinde bulundu.

“ULAŞIMDAN SULAMAYA KADAR TÜM ALANLARDAKİ YATIRIMLARIMIZI HIZ KESMEDEN DEVAM ETTİRİYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’yi dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri hâline getirmek için daha büyük projelere, daha büyük yatırımlara yöneldiklerini belirtti.

Bugün Türkiye’nin küresel düzeyde yürütülen mega projelerin yarısından fazlasını tek başına gerçekleştiren bir ülke olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Salgın krizi gelişmiş ülkeleri bile sarsarken Türkiye’nin bu süreçten en az kayıpla çıkması, hatta hedef büyütmesinin gerisinde işte böyle bir arka plan vardır. Öyle ki, G-20 ülkeleri arasında 2020’yi pozitif büyümeyle kapatabileceği anlaşılan iki ülkeden biri Türkiye’dir” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu sıkıntılı süreçte dahi sanayi ve tarım üretiminde, ihracata rekor üstüne rekor kıran bir Türkiye bulunduğuna dikkati çekerek, “Altyapımızın gücünden aldığımız cesaretle her alanda sürekli hedef yükseltiyor, kapasitelerimizi artırıyor, yeni üretim alanlarını özellikle genişletiyoruz. Elbette ulaşımdan sulamaya kadar tüm alanlardaki yatırımlarımızı da hız kesmeden devam ettiriyoruz. Hemen her hafta bugün olduğu gibi tamamlanan yatırımlarımızın hizmete alınması törenlerine iştirak ediyoruz” açıklamasında bulundu.

“BÜYÜK VE GÜÇLÜ TÜRKİYE’NİN İNŞASININ ÖNÜNDE DURABİLECEK BİR GÜÇ TANIMIYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendileri bu yatırımları yaparken birilerinin de “iktidara gelirsek tüm projeleri durduracağız” dediklerine işaret ederek şöyle konuştu: “Hatırlarsanız Gezi olayları sırasında da karşımıza aynı taleplerle çıkılmış, tüm büyük projelerin durdurulması istenmişti. Daha sonra 17-25 Aralık emniyet-yargı darbe girişimindeki hedeflerden biri de yine büyük projelerimiz ve onları yürüten iş insanlarımızdı. Ülkemize yönelik sinsi hesaplar içinde olan uluslararası spekülatörlerden terör örgütlerine kadar her alçaklığın altında benzer gayelerin çıktığını da gördük. Türkiye’nin kalkınmasını, büyümesini, güçlenmesini, bölgesel ve küresel güç hedeflerini hayata geçirmesini istemeyen kim varsa hep bu projelerimize saldırdı. Hem ülkenin yönetimin talip olduğunu iddia etmenin hem de bu olursa büyük projeleri durduracağını söylemenin nasıl bir ruh hâlini yansıttığını işin erbabına bırakıyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, karşılarına çıkan ve her yatırımı, hizmeti durdurmaya çalışan bu zihniyetin eline fırsat geçse açılışı yapılan köprünün inşaatını durduracaklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Büyük Marmara Otoyolu ağımızın önemli bir bağlantısı noktası olan 1915 Çanakkale Köprümüzün inşası hızla ilerliyor, herhalde gözlerini oraya da dikmişlerdir. Yusufeli Barajı’nın gövde betonu da bitmek üzere, orasıyla ilgili bir niyetleri varsa, haberleri olsun, her alanda inşası süren yüzlerce, binlerce proje olduğuna göre işleri epeyce zor demektir. Tabii biz işi şakaya vuruyoruz, ama maalesef karşımızda işte böylesine hastalıklı bir zihniyet var. Türkiye’nin Cumhuriyet dönemindeki geri kalmışlığının en önemli sebebi, ülkenin uzunca bir dönem işte bu zihniyetin eline kalmış olmasıdır” ifadelerini kullandı.

“Şimdi gözünü uzaya diken, yüksek teknolojiye diken, yapay zekâya, geleceği kucaklamaya diken bir Türkiye var” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, salgın döneminde başta sağlık yatırımları olmak üzere yatırım ve hizmetlerine devam eden, kurulan güçlü teknolojik altyapı sayesinde eğitim-öğretimi devam eden bir Türkiye bulunduğuna vurgu yaptı.

Ticaretin de salgın tedbirlerine rağmen sınırlı bazı alanlar dışında işleyişini sürdürdüğünü, hatta kurulan güçlü altyapı sayesinde yeni açılımlara yöneldiğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu örnekleri aziz milletim, savunma sanayiimizden ihracatımıza kadar her alana teşmil etmek mümkündür. Milletimiz kendisine güven telkin etmediği gibi kazanımlarına gözünü dikenlere bugüne kadar fırsat vermemiştir, inşallah bundan sonra da fırsat vermeyecektir. Halkımızdan alamadıkları desteği provokatörler vasıtasıyla ülkemizin huzurunu kaçırarak elde etmek peşinde olanlar hep olduğu gibi yine hüsrana uğrayacaklardır. Allah’ın izniyle büyük ve güçlü Türkiye’nin inşasının önünde durabilecek bir güç tanımıyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılışı yapılan Tohma Şehit Gaffari Güneş Köprüsü’nün hayırlı olmasını dileyerek konuşmasını tamamladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından tören alanındaki yetkililere açılış kurdelesini kesme talimatı verdi.

Dev Yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, “83 milyon tek yürek olarak büyük ve güçlü Türkiye’nin inşasını hızlandırıyoruz” Dev Yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, “83 milyon tek yürek olarak büyük ve güçlü Türkiye’nin inşasını hızlandırıyoruz” için yorumlar kapalı 88013

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Diyarbakır-Silvan Barajı Gövde Dolgu Çalışması Tamamlanması Merasimi ve Ergani Barajı, Başlar Barajı ve Ergani İçme Suyu Arıtma Tesisi Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “İnşallah 83 milyon hep birlikte tek yürek, tek bilek olarak hareket etmek suretiyle büyük ve güçlü Türkiye’nin inşasını hızlandırıyoruz. Ülkemizin nereden nereye geldiğini bilen akıl, vicdan ve insaf sahibi herkes kazanımlarımızın kıymetinin farkındadır” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Diyarbakır-Silvan Barajı Gövde Dolgu Çalışması Tamamlanması Merasimi ve Ergani Barajı, Başlar Barajı ve Ergani İçme Suyu Arıtma Tesisi Açılış Töreni’ne, Vahdettin Köşkünden canlı bağlantıyla katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Diyarbakır Silvan Barajı ve Hidroelektrik Santrali’nin GAP’ın en önemli projelerinden biri olduğuna işaret ederek bu barajın da içinde yer aldığı Silvan Projesi’nin sulama kapasitesi itibarıyla Türkiye’nin Atatürk Barajı’ndan sonraki en büyük tesisi olduğunu açıkladı.

“SİLVAN BARAJI’NI ÖNÜMÜZDEKİ YILIN SONUNA KADAR TAMAMLAMAYI PLANLIYORUZ”

Silvan Barajı ile birlikte sekiz ayrı barajı ve 23 sulama tesisini bünyesinde barındıran Silvan Projesi’nin 2 milyon 360 bin dekar alanı sulayacak dev bir proje olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, Diyarbakır merkez, Silvan ve Bismil ilçelerindeki mümbit ovaları sulayacak bu projeler sayesinde bölgedeki tarım üretiminde iki, üç katlık artış beklediklerini dile getirdi.

İstihdamda sağlayacağı 305 bin kişilik artış ve ekonomiye kazandıracağı yıllık 2 milyar liraya yakın kazançla bu projelerin Türkiye için de büyük öneme sahip olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Tamamı 14 milyar liralık bir harcamayla hayata geçirilecek olan Silvan Projesi’nde henüz yüzde 16’lık bir gerçekleşme sağlanmasını büyük bir kayıp olarak görüyorum. Bir süre önce başlattığımız yatırımlarda önceliği tamamlanma aşamasına yakın olanlara verme stratejimizi 2021 bütçesiyle bir adım daha ileri taşıyoruz. Yüksek katma değerli ve belirli bir gerçekleşme seviyesine ulaşmış projeleri hızla tamamlayarak elimizdeki kaynağı en verimli şekilde kullanmakta kararlıyız. Bu kapsamda Silvan Barajı’nı önümüzdeki yılın sonuna kadar tamamlamayı ve su tutmaya başlamayı planlıyoruz. Aynı şekilde bu barajın suyunu diğer barajlara ve ovalara aktaracak Babakaya ve yer teslimi bugünlerde yapılacak Silvan tünellerini de havzada suyun birikmesine paralel şekilde faaliyete geçireceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, proje çerçevesinde 263 bin dekar arazinin sulanmasını sağlayacak tesislerin inşasının devam ettiğini belirterek 2021 yılı sonuna kadar 105 bin dekarlık alanda sulama hizmeti verilmeye başlanacağını söyledi.

Projenin diğer safhalarını da hızlandırarak GAP’ın bu sembol eserini süratle bitireceklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılışını yapılan Başlar Barajı’nın yaklaşık 29 milyon metreküp su depolama hacmiyle 38 bin dekarın üzerinde araziyi sulayacağını, inşa edilecek sulama sistemleriyle yüzde 60’a varan su tasarrufu sağlayacağını anlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, istihdam edeceği 5 bin kişi ve yıllık ilave kazancı 29 milyon lirayı bulacak Başlar Barajı’nın Bismil ve Silvan’ın köylerine hayırlı olmasını diledi.

“HİZMETE ALDIĞIMIZ ÜÇ AYRI BARAJLA ŞEHRİMİZİN TOPRAKLARININ VERİMİNİ ARTIRDIK”

Ergani Barajı’nın da 14,5 milyon metreküplük depolama hacmiyle 19 bin dekara yakın araziyi sulayacağını ve 2 bin 500 kişiye yakın ilave istihdam sağlayacağını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, sulama tesisleri bu yıl hizmete girecek bu barajın da Erganili vatandaşlara hayırlı olmasını diledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün ayrıca Ergani ilçesine kazandırılan içme suyu arıtma tesislerinin de resmî açılışının gerçekleştirildiğini aktararak, bu tesisin dokuz köyüyle birlikte ilçenin 2045 yılına kadar olan içme suyu ihtiyacını karşılayacak kapasiteye sahip olduğunu kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan geçen 18 yılda Diyarbakır’da sadece Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün 10 milyar liraya yakın yatırımla 118 ayrı tesisi hizmete aldığını ifade ederek, “Tamamlanan dört ayrı içme suyu tesisiyle 123 bin kişinin su ihtiyacı karşılanmıştır. Hizmete aldığımız 88 milyon metreküplük biriktirme hacmine sahip üç ayrı barajla şehrimizin topraklarının verimini artırdık. Hâlen inşası süren Silvan, Ambar, Kale, Kolludere ve Kuruçay barajlarının tamamı da bitme aşamasına yaklaşmış durumdadır. Bugüne kadar hizmete aldığımız 12 ayrı sulama tesisiyle 355 bin dekar araziyi sulamaya açarak çiftçilerimize yıllık 250 milyon lira gelir artışı sağladık” ifadelerini kullandı.

Diyarbakır’da sulanmayan tek karış arazi bırakmayacaklarına vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, inşası süren 13 ayrı sulama projesinin de yatırım öncelikleri arasında yer aldığını, yapımı biten 58 ayrı dere ıslahı çalışmasıyla 59 farklı yerleşim biriminin su taşkınlarından korunduğunu, işletmeye alınan hidroelektrik santrallerinin kurulu gücünün de 47 megavata, yıllık enerji üretiminin ise 150 milyon kilovat/saate ulaştığını söyledi.

“ELİMİZDEKİ MEVCUT KAYNAKLARI EN VERİMLİ ŞEKİLDE KULLANMA MECBURİYETİ KAÇINILMAZ BİR HÂL ALMIŞTIR”

İklim değişikliğinin sonuçlarından biri olarak kuraklık tehdidinin baş gösterdiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkemiz sanıldığının aksine su zengini zaten değildi. Kuraklık tehdidinin artmasıyla birlikte elimizdeki mevcut kaynakları en verimli şekilde kullanma mecburiyeti kaçınılmaz bir hâl almıştır. Şayet geçtiğimiz 18 yılda 255 milyar liralık bir yatırımla 600 adet barajı ve 423 adet göleti hizmete alarak 45 milyar metreküplük bir depolama hacmine ulaşmamış olsaydık işimiz gerçekten çok zordu” değerlendirmesinde bulundu.

Alternatif su depolama yöntemleriyle kuraklık tehdidine karşı tedbir almaya çalıştıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hâlen devam eden çalışmalarla 2023 yılına kadar 150 yer altı barajını tamamlamayı hedefliyoruz. Ülkemizi hem küresel afetlerin etkilerinden koruyacak hem hedeflerine ulaşmasını sağlayacak eser ve hizmetlerle buluşturmayı sürdüreceğiz” dedi.

“MİLLETİMİZ HİÇ KİMSENİN DEMOKRATİK VE EKONOMİK KAZANIMLARINA EL UZATMASINA İZİN VERMEYECEKTİR”

Yıllarca Türkiye’nin enerjisini, vaktini iç çatışma ve kavgalarla, kısır çekişmelerle heba edenlerin yol açtıkları kayıpları telafi ederek milletin önüne yepyeni bir vizyon koyduklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnşallah 83 milyon hep birlikte tek yürek, tek bilek olarak hareket etmek suretiyle büyük ve güçlü Türkiye’nin inşasını hızlandırıyoruz. Ülkemizin nereden nereye geldiğini bilen akıl, vicdan ve insaf sahibi herkes kazanımlarımızın kıymetinin farkındadır” diye konuştu.

“Milletimiz hiç kimsenin demokratik ve ekonomik kazanımlarına el uzatmasına izin vermeyecektir” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Komşularımız başta olmak üzere nice ülkenin, nice toplumun yaşadığı acıları, zulümleri, kayıpları bize de tattırmak isteyenleri hayal kırıklığına uğratmaya devam edeceğiz. Eski Türkiye’nin ne anlama geldiğini en iyi Diyarbakır bilir. Bunun için ülke ve millet olarak kendi gündemimize sıkı sıkıya sahip çıkacağız. Öncelikle elimizdeki imkânların sahip olduğumuz güven ve huzur ikliminin değerini bileceğiz. Bununla birlikte yönümüz hep geleceğe dönük olacaktır. Şimdi önümüzde 2023 hedeflerimiz var. Bilhassa son sekiz yıldır neredeyse kesintisiz şekilde yaşadığımız saldırılar, maruz kaldığımız tuzaklar sebebiyle bazı alanlarda geride kalmış olsak da Türkiye’yi 2023 hedeflerine kavuşturmayı namus borcu olarak görüyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, küresel siyasi ve ekonomik sisteminin yeniden yapılanma sürecinde Türkiye’nin büyük avantajlara sahip olduğunu belirterek, “Artık dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri olma hedefine daha yakınız. Bölgesel ve küresel siyasi, askerî, kültürel, ekonomik bir güç olarak tebarüz etme iddiamız her geçen gün daha belirgin şekilde ete kemiğe bürünüyor” açıklamasında bulundu.

Kadim çağlardan beri bölgenin ilim ve irfan yuvası, medeniyet ve refah kapısı olan Diyarbakır’ın, bu yeni dönemde de Türkiye’nin lokomotif şehirlerinden biri olmayı sürdüreceğine vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Diyarbakır’dan yükselen huzur, barış, kardeşlik, dostluk ve sevgi haleleri dalga dalga tüm bölgeyi, tüm dünyayı kuşatacaktır. Biz de yaptığımız yatırımlarla, getirdiğimiz hizmetlerle, kazandırdığımız hizmetlerle Diyarbakır’ın yanında olmaya devam edeceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizim tek derdimiz var; ülkemizi, Türkiye’mizi çok daha verimli hâle nasıl getiririz ve ülkemizin tüm topraklarında bir karış kurak arazi kalmadan buraları nasıl sulama noktasında verimli hâle getiririz” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılışı yapılan tesislerin hayırlı olmasını dileyerek bu eserlerin Diyarbakır’a kazandırılmasında emeği geçenleri tebrik etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ömrünüz ömrümüz su gibi aziz olsun diyor, elektrik enerjisiyle de inşallah kimse karanlıkta kalmasın diyoruz” diyerek tören alanındaki yetkililere hizmete girecek yatırım ve eserlerin açılış kurdelesini kesme talimatını verdi.

HABER BURDA

TAKVİM

Ocak 2021
P S Ç P C C P
« Ara   Şub »
 123
45678910
11121314151617
18192021222324
25262728293031