Fethiye Tekne satış firmaları | MUĞLA TÜRKİYE Fethiye Tekne satış firmaları | MUĞLA TÜRKİYE için yorumlar kapalı 12354

Setmarine Yachts Fethiye MUĞLA | İletişim 0 532 4026422

 

Önceki HaberSonraki Haber

Dev yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Askerî, ekonomik ve diplomatik bakımdan güçlü olmak bizim için tercihten öte bir zorunluluktur” Dev yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Askerî, ekonomik ve diplomatik bakımdan güçlü olmak bizim için tercihten öte bir zorunluluktur” için yorumlar kapalı 88011

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul Fırkateyni’nin Denize İniş ve Pakistan MİLGEM Korvet Projesi 3. Gemisinin İlk Kaynak Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Askerî, ekonomik ve diplomatik bakımdan güçlü olmak bizim için tercihten öte bir zorunluluktur. Bu anlayışla 2002 yılından itibaren savunma sanayinde millîlik ve yerliliğin azami seviyeye çıkartılması için her türlü imkânı seferber ettik” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Tersane Komutanlığında düzenlenen MİLGEM Projesinin 5. gemisi İstanbul (F-515) Fırkateyni’nin Denize İniş Töreni ve Pakistan MİLGEM Korvet Projesi 3. Gemisinin İlk Kaynak Töreni’ne katıldı.

Törende konuşman Cumhurbaşkanı Erdoğan, Pakistan’a selam ve sevgilerini göndererek, “Bugün tarihten süzülüp gelen Türkiye-Pakistan kardeşliğini, hamdolsun bir adım daha öteye taşıyoruz. Geçen sene İslamabad’a yaptığımız ziyaret vesilesiyle yeni boyutlar kazanan iki ülke iş birliği, inşallah her alanda güçlenmeye devam edecektir” dedi.

“SAVUNMA ALANINDA GÜÇLÜ OLMAYAN MİLLETLER GELECEKLERİNE GÜVENLE BAKAMAZ”

Türkiye ve Pakistan arasında özellikle savunma sanayi alanında çok ciddi bir potansiyel bulunduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Pakistan’ın da Türkiye gibi terör örgütleri başta olmak üzere birçok tehditle mücadele ettiğini, bu tehditlerin bertaraf edilmesinde iki kardeş ülkenin birbirine sunabileceği çok ciddi katkılar olduğuna inandığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son yıllarda yaşanan olayların, savunma alanında güçlü, bağımsız ve teknolojik bakımdan yeterli olmayan milletlerin geleceklerine güvenle bakabilmelerinin mümkün olmadığını gösterdiğini anlattı.

Türkiye’nin, hem millî güvenliğini garanti etmek hem de dostlarının haklarını savunabilmek için caydırıcılığını en üst düzeyde tutmak mecburiyetinde olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin yakın tarihinde silah, mühimmat ve askerî teçhizat açısından dışa bağımlılığın acısını da çok çektiğini kaydetti.

“MİLLÎ GÜVENLİĞİMİZİ KORUMAK AMACIYLA ATTIĞIMIZ HER ADIMDA BASKIYLA KARŞILAŞTIK”

Kıbrıs Barış Harekâtı dolayısıyla Türkiye’nin uğradığı ambargoları hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Bırakın parasını peşin ödediğimiz uçakları teslim almayı, periyodik bakım için gönderdiğimiz uçaklarımızı dahi bu dönemde geri alamadık. Hatta yıllarca bize teslim edilmeyen uçaklar için hangarda saklama ücreti ödemek zorunda kaldık. Suriye’deki ve Irak’taki meşru terörle mücadele harekâtlarımızdan Doğu Akdeniz ve Ege’deki çıkarlarımızı savunma mücadelemize kadar millî güvenliğimizi korumak amacıyla attığımız her adımda baskıyla karşılaştık.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, iddia sahibi olmanın, imkân sahibi olmayı, bunun da çok çalışmayı gerektirdiğine işaret ederek, “Biz, iddiaları, hedefleri, dünyanın gidişatına dair söyleyecek sözü olan bir milletiz. Biz, 83 milyon vatandaşımızla beraber milyonlarca kardeşimizin de sorumluluğunu taşıyan bir ülkeyiz. Öyleyse askerî, ekonomik ve diplomatik bakımdan güçlü olmak bizim için tercihten öte bir zorunluluktur. Bu anlayışla 2002 yılından itibaren savunma sanayinde millîlik ve yerliliğin azami seviyeye çıkartılması için her türlü imkânı seferber ettik” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayinde 2002 yılında sadece 62 proje yürütülürken, bugün bu sayının 700’e yaklaştığını, sadece son 5 yılda yaklaşık 350 yeni projeyi başlattıklarını belirterek, “Bütçesi 5,5 milyar doları bulan savunma projelerini yaklaşık 11 katlık bir artışla 60 milyar dolarlık proje hacmine ulaştırdık. İhale süreci devam eden projeler de göz önüne alındığında bu alanda 75 milyar doların üzerinde bir büyüklüğe ulaşıyoruz” açıklamasında bulundu.

“DOST VE MÜTTEFİK ÜLKELERİN İHTİYAÇLARINI DA KARŞILAYAN BİR ÜLKE HÂLİNE GELDİK”

Savunma sanayi alanında çalışan firma sayısının da 56’dan bin 500’ün üzerine çıktığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Sektörün 1 milyar dolara ancak varan yıllık ciro rakamı bugün 11 milyar doları buldu. İhracatımız ise, 248 milyon dolar seviyesinden 3 milyar doları aşan bir noktaya geldi. Askerî gemi inşa sektöründe ise üç kıtada 9 ülkeye toplam bedeli 3 milyar doları bulan 130 adet deniz platformu ihraç ettik. Sadece 4 yıl önce dünyanın ilk 100 savunma şirketi listesinde 2 firmamız varken, hamdolsun bugün aynı listede 7 firma ile temsil ediliyoruz. Kara ve deniz araçlarında kendimizle beraber dost ve müttefik ülkelerin ihtiyaçlarını da karşılayan bir ülke hâline geldik. Kendi savaş gemisini tasarlayan, inşa eden ve idamesini gerçekleştirebilen 10 ülke içinde yer alıyoruz. İnsansız hava aracı, silahlı insansız hava aracı ve TİHA üretiminde ise artık dünyanın ilk 3-4 ülkesi arasındayız. İçimizdeki gafillerin tüm karalama kampanyalarına rağmen silahlı-silahsız insansız hava araçlarımız tüm dünyada gıpta ile takip ediliyor.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son olarak 44 günlük Karabağ zaferinde Türk SİHA’larının elde ettiği başarının harp yöntemlerini de değiştirdiğine vurgu yaparak, “Aynı şekilde Libya’da, bütün oradaki savaşın akışını değiştirmiştir. SİHA’ların göz dolduran başarılarıyla beraber ülkemizin diğer savunma ürünlerine yönelik ilgi de artıyor. Küresel tedarikçilerin önümüze çıkardığı zorlukları ve uyguladığı gizli-açık ambargoları kendi gücüyle aşabilen bir ülke konumundayız” ifadelerini kullandı.

“TÜM GİRİŞİMCİLERİMİZ VE FİRMALARIMIZIN YANINDA OLMAYI SÜRDÜRECEĞİZ”

“Maalesef hiç arzu etmeyiz ama kötü komşular bizi ev sahibi yaptı” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Örneğin kamera; güya dostuz, güya NATO’da beraberiz, kamera istiyoruz kamera vermiyorlar. Niye? ‘Sen niye Ermenistan’la savaşıyorsun?’ Ermenistan benim dostuma, soydaşlarıma saldırıyor, biz de bundan dolayı burada elimizden gelen desteği vermek durumundayız, bunu yapıyoruz. Seninle biz NATO’da beraber değil miyiz? Beraberiz. NATO’da beraber olduğumuza göre, niçin burada bu tür bir yaklaşım yapıyorsun? Ne oldu? Şimdi bunu da hamdolsun biz kendimiz üretir duruma geldik, geliyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

Kara, deniz ve hava gücünü arttırırken kurumsal taassuplarla değil vizyoner bir bakış açısıyla hareket ettiklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkedeki tüm bilgi birikimini en etkin şekilde değerlendirmeye çalıştıklarını kaydetti.

Kurumların verimliliğini artırma noktasında yaşanan eksiklikleri süratle gidermek zorunda olduklarının gerekliliğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, mükerrer işler yapılmasının önüne geçerek hiçbir şekilde israfa mahal vermemek ve bilgiye ulaşmanın kolaylaştığı bir yüzyılda yaşamanın sağladığı avantajları çok iyi değerlendirmek zorunda olduklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, planlamaların omurgasının mutlaka millî imkânlara dayandırmak gerektiğini dile getirerek, “Savunma Sanayi Başkanlığımıza, üniversitelerimize, SAGE ve STM gibi savunma sanayi kuruluşlarımıza, firmalarımıza çok önemli görevler düşüyor. Bu uğurda çalışan, işinin ehli, üretken ve samimi tüm girişimcilerimizin ve firmalarımızın yanında olmayı sürdüreceğiz” diye konuştu.

“YERLİLİK ORANININ YÜZDE 75’İN ÜZERİNE ÇIKMASI MEMNUNİYET VERİCİDİR”

Bugün MİLGEM Projesinin 5. gemisi, istif sınıfı fırkateynlerin birincisi, Türkiye’nin ilk millî fırkateyni İstanbul’u suyla buluşturduklarına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Korvet sınıfı MİLGEM’lerde ulaşılan yerlilik oranı yaklaşık yüzde 70 iken, İstanbul gemimizde bunu yüzde 75’in üzerine çıkarmamız ayrıca memnuniyet vericidir. Millî imkânlarla tasarlanan fırkateynimiz gelişmiş hava savunma ve su üstü harbi, deniz altı savunma harbi ve karakol faaliyetlerini icra edecektir. Ayrıca, keşif ve gözetleme hedef tespit, teşhis ve tanıma, erken ihbar kabiliyetleriyle üs ve liman savunması görevlerini gerçekleştirecektir. İstanbul Fırkateynimizi Cumhuriyetimizin 100. yılı olan 2023 tarihinde Deniz Kuvvetleri Komutanlığımıza kazandırmayı hedefliyoruz. Savunma sanayinde sadece geçmişin eksiklerini gidermekle kalmıyor, aynı zamanda geleceğe de hazırlanıyoruz. Araştırma, geliştirme yatırımlarımızı artırarak, yüksek teknoloji gerektiren sistemleri hayata geçirmeye devam ediyoruz. Korkut alçak irtifa hava savunma sisteminin deniz versiyonu olan Gökdeniz’i ilk kez İstanbul Fırkateyni’yle birlikte envantere alacağız.”

Yerli ve millî olarak geliştirilen üç boyutlu arama radarı, aydınlatma radarı gibi sistemlerin de bu gemiyle ilk kez kullanmaya başlanacağını açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, MİLGEM istif sınıfı gemilerimizin MİLGEM ada sınıfı gemilerden ana farklılığı hava savunma kabiliyetinin artırılması olduğunu, millî dikey atım sisteminin de İstanbul Fırkateyni’nde ilk kez kullanacağını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 5 yılda hizmete alınacak 5 büyük projeyle donanmayı çok güçlü bir konuma getireceklerinin altını çizerek, “Bu sene içinde test ve eğitim gemimiz Ufuk’u, yine bu yıl içinde üzerine konuşlandıracağımız helikopter ve İHA’larla hava operasyonu yapabileceğimiz çok maksatlı amfibi hücum gemimiz Anadolu’yu, önümüzdeki yıl yeni tip denizaltılarımızın ilki olan Piri Reis’i, 2023’te İstanbul Fırkateyni’mizi, 2024’te denizde ikmal ve muharebe destek gemisi DİMDEG’i inşallah Deniz Kuvvetleri’mize kazandıracağız” açıklamasında bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni tip 6 denizaltını da 2022 yılında Piri Reis’ten başlayarak her yıl birer tane olmak üzere hizmete alacaklarını ifade ederek, “Denizaltı platformlarından uçak gemilerine kadar çeşitli muharip deniz platformlarının ileri teknolojiye sahip yerli ve millî silah ve sensör sistemleriyle birlikte geliştirilmesini ve bunların ihracatını sağlamayı hedefliyoruz. MİLGEM istif sınıfında 6, 7 ve 8. firkateynlerin inşasıyla ilgili bu süreci de yakın zamanda başlatıyoruz” dedi.

“İLERİ TEKNOLOJİLERLE ALTYAPIMIZI GÜÇLENDİRMELİYİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Anadolu gemisinden sonra yerli ve millî olarak planlanacak uçak gemisiyle de Türkiye’nin bu alanda en üst lige çıkacağını, bu projenin görüşmelerinin yapıldığını, süratle adımlarının atılacağına inandığını söyledi.

Kaptanı Derya Barbaros Hayrettin Paşa’nın, “Denizlere hâkim olan cihana hâkim olur” sözünü anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, değerlendirmelerine şöyle devam etti: “Üç tarafı denizlerle çevrili bir ülke olarak kendimizi bu alanda sürekli geliştirmek, ileri teknolojilerle altyapımızı güçlendirmek durumdayız. Bunu da ancak bütüncül bir bakış açısıyla başarabiliriz. Kamu ve özel sektörüyle Türk savunma sanayinin tamamı bir bütündür. Terör örgütleriyle simbiyotik ilişkisi olanların tamamı yalan, tamamı çarpıtma ürünü hezeyanlarının bizi doğru yoldan alıkoymasına müsaade edemeyiz. Bunların amacı, ülkemizi sadece askerî açıdan değil ekonomik olarak da dışarıya bağımlı kılmaktır. Merhum Nuri Demirağ, Vecihi Hürkuş, Nuri Killigil gibi vatan-millet sevdalısı girişimcilerin projelerini dinamitleyenler, bugün de aynı tavrı farklı söylemlerle devam ettiriyor. Artık o günler geçti, onlar eski Türkiye’deydi. Şimdi yeni Türkiye, büyük ve güçlü Türkiye var. Onlar ne yaparsa yapsın biz hedeflerimize sınırsız teknolojiler, güvenli yarınlar şiarıyla, çalışan kuruluşlarımızın gayretleriyle inşallah ulaşacağız.”

İstanbul Fırkateyni’nin inşasının kazasız ve belasız tamamlanması dileğinde bulunarak, projede emeği geçenlere teşekkürlerini ileten Cumhurbaşkanı Erdoğan, ilk kaynağı yapılacak Pakistan MİLGEM Korvet Projesi 3. gemisinin de dost ve kardeş Pakistan’a hayırlı olması temennisinde bulundu.

Konuşmasının ardından Pakistan MİLGEM Korvet Projesi 3. gemisinin ilk kaynağını yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra TBMM Başkanı Mustafa Şentop ve beraberindekilerle anı fotoğrafı çektirdi.

Gelen hazır raporunun ardından Millî Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın eşi Şule Akar, “İstanbul gemisini denize indiriyorum. Vatanıma milletime hayırlı ve uğurlu olmanı, şanlı Türk bayrağını denizlerde şeref ve başarıyla dalgalandırmanı diliyorum. Bahtın açık, denizlerin sakin, pruvan neta olsun” ifadelerini kullandıktan sonra, misinayı keserek İstanbul Fırkateyni’ni denize indirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan Türkiye Genç İş Adamları Heyetini (TÜGİK) Kabulünde Açıklamalarda Bulundu Cumhurbaşkanı Erdoğan Türkiye Genç İş Adamları Heyetini (TÜGİK) Kabulünde Açıklamalarda Bulundu için yorumlar kapalı 88013

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yüksek teknoloji sektörleri öncelikli olmak üzere çekeceğimiz uluslararası yatırımlarla ülkemizi bir yatırım, üretim ve teknoloji üssü yapacağız”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Genç İş Adamları Konfederasyonu heyetini kabulünde yaptığı konuşmada, “Yeni hamlelerle Türkiye’yi değişen küresel değer zincirinin önemli bir oyuncusu hâline getireceğiz. Yüksek teknoloji sektörleri öncelikli olmak üzere çekeceğimiz uluslararası yatırımlarla ülkemizi bir yatırım, üretim ve teknoloji üssü yapacağız” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Genç İş Adamları Konfederasyonu (TÜGİK) Genel Başkanı Erkan Güral ve beraberindeki heyeti Vahdettin Köşkünde kabul etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında TÜGİK çatısı altında Türkiye’nin güçlenmesi, büyümesi için gayret sarf eden tüm iş insanlarına teşekkür etti.

Koronavirüs salgını nedeniyle tüm dünyayla birlikte Türkiye’nin de 2020 yılını sıkıntılı geçirdiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sadece iç piyasaya odaklanan şirketin salgından olumsuz etkilenirken, inovasyon, AR-GE, üretim ve ihracata önem veren firmaların ise süreci en az zararla attıklarını söyledi.

“AVRUPA BİRLİĞİ İLE GÜMRÜK BİRLİĞİ ANLAŞMAMIZI GÜNCELLEME ÇALIŞMALARIMIZ SÜRÜYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, salgının zorlukları beraberinde getirmesine rağmen yeni fırsatlara da pencere açtığına işaret ederek şöyle konuştu: “Türk firmaları kaliteli ürünleri, rekabetçi fiyatları ve güvenilir oluşlarıyla rakiplerine âdeta fark atıyor. Aşılamanın artmasıyla beraber dünya genelinde salgın geriledikçe taşlar yerine oturacak, ülkemizin yakaladığı ivme daha da artacaktır. İhracatta geçen seneyi 169,5 milyar dolar gibi Orta Vadeli Program hedefinin 5 milyar üzerinde bir rakamla kapatmayı başardık. Ülkemizin küresel ihracattaki payı, geçtiğimiz yılın Ocak-Ekim verileri itibariyle ilk defa yüzde 1’i aşarak yüzde 1,03 seviyesine çıktı. İhracatçı sayımız 87 bin 400’ü aşarken, geçen yıl ilk defa ihracat yapan firma sayımız 18 bin 123 olarak kayıtlara geçti. 2020 yılında kurulan şirket sayısı salgına rağmen yüzde 20 artarak 101 bin 318’e ulaştı.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “dükkânlar kapanıyor, şirketler kapanıyor” iddialarına da “İşte açıklıyorum rakamı, kapanan filan yok ki bunlar öyle sıradan şirketler falan da değil bunlar güçlü şirketler, ihracat yapıyorlar, her şey ortada. Ama birileri de buralardan nemalanmak istiyorlar” cevabını verdi.

İngiltere ile imzalanan Serbest Ticaret Anlaşması’nın Gümrük Birliği’nden sonra Türkiye’nin imzaladığı en önemli ticaret anlaşması olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu anlaşmayla Birleşik Krallık ile ticari ilişkilerimizin Brexit sonrası daha da genişleyerek sürebilmesini sağladık. Avrupa Birliği ile Gümrük Birliği anlaşmamızı güncelleme çalışmalarımız da sürüyor. İnşallah 2021 yılında tüm bu çalışmaları daha da ileriye taşıyarak devam ettireceğiz” açıklamasında bulundu.

“TÜRKİYE’YE GÜVENEN YATIRIMCILAR, BUGÜNE KADAR OLDUĞU GİBİ, BUNDAN SONRA DA KAZANMAYA DEVAM EDECEKTİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 18 yılda hayatın her alanında gerçekleştirdikleri reformlarla vatandaşları salgın gibi zorlu günlerde diğer ülkelerin vatandaşlarından ayrıştırmayı başardıklarını anlatarak, amaçlarının Türkiye’nin salgın sonrası döneme güçlü, dayanıklı ve rekabetçi bir küresel oyuncu olarak girmesini sağlamak olduğuna vurgu yaptı.

Salgının etkileriyle mücadeleyi hem makroekonomik hem de mali alanda atacakları adımlarla destekleyeceklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, ekonominin güçlü yönlerini sağlamlaştırırken tedbir gerektiren hususların üzerine de kararlılıkla gideceklerini söyledi.

Serbest piyasa ekonomisi çerçevesinde atılan adımların etkisinin finansal piyasa göstergelerine müspet şekilde yansımaya başladığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tüketici güven endeksi Ocak’ta yüzde 4 artarak 83,3’e yükseldi. Kur cephesi nispeten istikrar kazandı. Kasım ayından bu yana merkezi yönetim borç stokumuz yaklaşık 150 milyar lira azaldı. Ülke risk primimiz de düşüyor. Türkiye CDS’leri 300 baz puanlara doğru iniyor” bilgisini paylaştı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin borçlanma maliyetlerini de atacakları kararlı adımlar ve güçlü politikalarla düşürmeye devam edeceklerini duyurdu.

Son aylarda Türkiye’ye yurt dışından 15 milyar doların üzerinde portföy girişi gerçekleştiğini bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’ye güvenen yatırımcılar, bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da kazanmaya devam edecektir” diye konuştu.

“TÜRKİYE’Yİ DEĞİŞEN KÜRESEL DEĞER ZİNCİRİNİN ÖNEMLİ BİR OYUNCUSU HÂLİNE GETİRECEĞİZ”

Ekonomik büyümenin kendisi kadar istikrarı ve istihdam oluşturmasını da önemsediklerini açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu doğrultuda yeni hamlelerle Türkiye’yi değişen küresel değer zincirinin önemli bir oyuncusu hâline getireceğiz. Yüksek teknoloji sektörleri öncelikli olmak üzere çekeceğimiz uluslararası yatırımlarla ülkemizi bir yatırım, üretim ve teknoloji üssü yapacağız. Bu noktada tabii sizlerin gayretini çok önemsiyorum, yani sizler iş insanları olarak eğer yurt dışından ülkemize yatırımcı çekecek olursanız bu Türkiye’yi yeniden o 23,5 milyar dolarlara yükseldiğimiz döneme getirir, bu 30’a getirir, buralara bizim yeniden çıkmamamız için hiçbir sebep yok, bunu başarırız” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yatırım ortamının daha da iyileştirilecek, öngörülebilirliği daha da arttıracak, yatırımcıların beklentilerinin daha yüksek düzeyde karşılanacak bir iklimin tesisi için tüm adımları atacaklarını yineledi.

Bu konuda bir planı olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “Uluslararası gerek yatırımcı, gerek şirketleri biz senede bir, hatta iki kez ülkemize davet edip onlarla ülkemizde timetable’lar yapabiliriz, onlarla özellikle bazı görüşmelerimizi yaparız, hatta onlara ülkemizdeki yatırım imkânlarının neler olduğunu, ne gibi yatırımlar yapabileceklerini anlatmak suretiyle onları bu yatırımlara ama finans sektöründe ama sanayide olduğunu anlatmamızda fayda var; bunları geçmişte Başbakanlığım dönemimde filan çok yaptık ve çok da faydasını gördük.”

“EKONOMİDE BU SENE TEMEL HEDEFİMİZDEN BİRİSİ FİYAT İSTİKRARINI SAĞLAMAK OLACAKTIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ekonomi ve hukuk alanındaki kapsamlı reform paketini de yakında kamuoyuyla paylaşacaklarına işaret ederek, “Ekonomide bu sene temel hedefimizden birisi, fiyat istikrarını sağlamak olacaktır. Kur istikrarı, enflasyonla mücadelede oldukça önemli bir yer tutuyor. Cari açıkla mücadelede yapısal önlemlere hız veriyoruz” dedi.

Yüksek faize kesinlikle karşı olduğunu tekrarlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yatırımcıların düşük faizli kredi imkânlarına sahip olması durumunda yatırım yapabileceğini, istihdam sağlayabileceğini, üretim ve ihracat yapabileceğini anlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyada şu anda eksi faizle kredi veren finans kuruluşları da bulunduğunu belirterek, şöyle konuştu: “İşte buyurun Japonya’ya bak, eksi faiz. Gel İsrail’e, İsrail kendi içinde eksi faiz, ama başkasına karşı daha fazla faizle veriyor, o ayrı. Avrupa’ya gelin, 1, o civarda, Amerika hakeza öyle. Peki, bize ne oluyor da 20’lerin üzerine çıkıyoruz? Şimdi bizim arkadaşlar da bana kızıyor biliyorum, ama kusura bakmasınlar. Eğer ben bu ülkenin Başkanıysam, Cumhurbaşkanıysam ben bunu anlatmaya devam edeceğim. Çünkü ben yüksek faizle ülkemin kalkınacağına inanmıyorum. Çünkü biz eğer yatırımı güçlendirirsek işsizlik diyoruz, istihdamı güçlendirirsek, üretimi artırırsak, ihracatımızı arttırırsak çünkü buna ihtiyacımız var. Biz ihracatımızı artıracağız ki ne yapalım? Dışarıdan imkânlar gelsin, cari açığı da ne yapalım? Azaltmış olalım, hatta hatta bitirmiş olalım buna ihtiyacımız var. Ve savunma sanayi, savunma sanayiinde başarıyı getiren yönetişim modelini imalat sanayinin diğer alt sektörlerinde de uygulayacağız.”

“YATIRIMLARDA KISA SÜREDE SONUÇ ALACAĞIMIZ ÜRETKEN ALANLARA ÖNCELİK VERECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ekonomide temin edilecek güven ve istikrar sayesinde büyük faiz yükünden de önemli ölçüde kurtulacaklarına inandığını belirterek bankaların değil reel sektörün kar yapmasının nemli olduğuna dikkati çekti.

Kamu maliyesinin nispeten düşük borçluluk oranları sayesinde pek çok ülkeden olumlu yönde ayrıştığını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bütçe harcamaları geçtiğimiz yıl 1 trilyon 202 milyar liraya ulaşarak program hedefimizin altında, bütçe gelirleri ise 1 trilyon 29 milyar lira ile beklentilerin üstünde gerçekleşti. Böylece yılı yüzde 3,6 ile yüzde 4,9’luk bütçe açığı hedefinin altında kapatmış olacağız. Gelişmekte olan ülkelerde yüzde 10,7’lik bütçe açığı verildiği bir dönemde sağladığımız bu başarı takdire şayandır” diye konuştu.

“2021 yılı için bütçe açığını millî gelirin yüzde 3,5’u seviyesinde tutmayı yeni hedef olarak belirledik” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı: “Hizmetlerimizi artırırken kamu olarak vatandaşın bize emanet ettiği vergileri en doğru şekilde ekonomik ve verimli kullanacağız. Yatırımlarda kısa sürede sonuç alacağımız üretken alanlara öncelik vereceğiz. Kamuda tasarrufları artırmanın etkili bir yolu da dijital dönüşüme hız vermekten geçiyor. Kamu harcama programlarını düzenli olarak gözden geçirerek verimsiz oranları da kesinlikle tasfiye edeceğiz. Yani verimsiz olanlarla uğraşmanın bir anlamı yok. Vergi politikalarımızı adil, öngörülebilir, sade, yatırımı, üretimi, istihdamı, ihracatı teşvik edecek bir temele oturtacağız. Kayıt dışılık ile etkin mücadelemizi devam ettireceğiz. İktisat tarihi kitaplarına geçecek böylesine zorlu bir küresel konjonktürü 18 yılın birikimimiz ve tecrübemiz sayesinde başarıyla atlatacağımıza inanıyorum.”

HABER BURDA

TAKVİM

Aralık 2020
P S Ç P C C P
« Kas   Oca »
 123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031