Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yılın ikinci yarısıyla birlikte, ekonomide çok büyük bir ivme bekliyoruz” 0 98785

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kars Barajı açılışında yaptığı konuşmada, “Eski büyüme oranlarımıza ulaşacağız. Yılın ikinci yarısıyla birlikte ekonomide gerçekten çok büyük bir ivme bekliyoruz. Küresel üretim ve tedarik zincirinde Türkiye’nin ağırlığının gün geçtikçe daha çok hissedileceği bir döneme giriyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kars Barajı Açılış Töreni’ne video konferans yöntemiyle bağlanarak, katılımcılara hitap etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’ye inşa edilen barajlar silsilesine yeni bir halka eklemenin memnuniyetini yaşadıklarını belirterek, kısa bir süre önce de GAP’ın en önemli eserlerinden biri olan Ilısu Veysel Eroğlu Barajı’nın ilk ünitesini hizmete açtıklarını hatırlattı.

Kendi alanında ülkenin en büyüğü olacak Yusufeli Barajı’nın gövde betonunun dörtte üçünün tamamlanması töreninin de geçen günlerde icra edildiğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kars Barajı’nın açılışının da Koronavirüs nedeniyle video konferansla gerçekleştiğini kaydetti.

“ÜLKEMİZİN SU POTANSİYELİNİN EN VERİMLİ ŞEKİLDE KULLANILMASINI SAĞLAYACAK YATIRIMLARI BİRER BİRER HAYATA GEÇİRDİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kars Barajı’nın bulunduğu bölgeyi daha önce görme fırsatı bulunduğunu anlatarak, “Hükûmete geldiğimizde ülkemizde toplam 276 baraj vardı. Bugün ise son 18 yıldaki 585’nci barajı ülkemize kazandırıyoruz. Aynı şekilde sulama tesislerimizin sayısını da iki katından fazla artırdık. Ülkemizin su potansiyelinin en verimli şekilde kullanılmasını sağlayacak yatırımları birer birer hayata geçirdik” dedi.

Kars Barajı ile Kars ve Iğdır’ın topraklarını sulayarak verimliliğin artacağını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, buradan Arpaçay Barajı’na yapılan takviyeyle de Akyaka ve Iğdır Ovası’nda 541 dekar arazinin sıkıntısız bir sulama mevsimi geçirmesinin sağlandığını, böylece sadece bu bölgede bir yılda 603 milyon lira tarımsal gelir elde edildiğini anlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, inşa bedeli 330 milyon lira olan barajın, bir yılda yapılan yatırımı iki katıyla geri ödediğini vurgulayarak, sulamalar ve diğer yatırımlarla bu projenin toplam maliyetinin 2 milyar lirayı bulacağını vurguladı.

Proje kapsamındaki sulama ve elektrik üretimi tesisleri tam kapasite faaliyete geçtiğinde 475 bin dekar daha toprağın sulanarak yılda 300 milyon liralık gelir elde edileceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, baraj çevresinin mesire ve dinlenme alanı olarak hizmet vereceğini ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehrin atık sularının Kars çayına dökülmesini engelleyecek projeyi de hayata geçirerek çevre kirliliğinin önüne geçeceklerini söyleyerek, “Görüldüğü gibi ülkemize ve bölgemize gerçekten büyük katkı sağlayacak bir eser ortaya çıktı. Barajımızla serhat şehrimiz Kars’a yeni bir sembol de kazandırdığımıza inanıyorum” diye konuştu.

“TÜRKİYE’NİN EKONOMİ YOLUNDA ALDIĞI MESAFENİN SOMUT SONUÇLARI KORONAVİRÜS SALGINI DÖNEMİNDE GÖRÜLDÜ”

Türkiye’nin demokrasi ve ekonomi yolunda aldığı mesafenin en somut sonuçlarının Koronavirüs salgını döneminde görüldüğünün altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gelişmiş ülkelerin dahi çaresiz kaldığı salgın sürecini, hem sağlık altyapımızla hem gıda ve temizlik tedarik zincirimizle hem de kamu güvenliği bakımından örnek bir yönetimle göğüsledik. Bu tablo Türkiye’nin son 18 yılda sağlık yanında eğitimden adalete, güvenlikten sosyal desteklere, ulaşımdan tarıma, enerjiden sanayiye her alanda geldiği seviyenin işaretidir” değerlendirmesinde bulundu.

Salgın sonrasında yeniden şekillenecek küresel siyasi ve ekonomik düzende hedeflenen yere ulaşmada bu altyapının önemli olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, imar ve inşa yolunda attıkları her adımda engellemelerle karşılaştıklarını, yapılan her işin muhalefet tarafından ya yargıya taşındığını ya mesnetsiz iddialarla linçe tabii tutulduğunu, buna rağmen kararlılıkla yollarına devam ettiklerini belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’ye eserler kazandırırken, dev projeleri hayata geçirirken küresel düzeyde ekonomik krizlerle de karşılaştıklarını aktararak, 2008-2009 yıllarında yaşanan küresel krizin Türkiye’yi teğet geçeceğini söylediklerini, Türkiye’nin 2010-2011 yıllarında yüzde 8,5 ve yüzde 11’leri bulan büyüme rakamlarına ulaştığını hatırlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Önce Gezi olayları, 17-25 Aralık kumpasları, çukur eylemleri ve sınırlarımıza dayanan terör saldırıları, ardından FETÖ’cü hainlerin 15 Temmuz darbe girişimi yine ekonomimizin hızını bir miktar yavaşlattı. Ancak yılmadık, durmadık, daha çok çalıştık. Daha çok mücadele ettik. Nitekim 2017’de yüzde 7 buçukluk büyüme rakamına ulaştık” açıklamasında bulundu.

”SALDIRILARA RAĞMEN EKONOMİMİZ BÜYÜMEYE DEVAM EDİYOR”

Türkiye büyüdükçe, güçlendikçe, ülkeye yönelik saldırıların da arttığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, ekonomiye yönelik saldırılara rağmen ekonominin büyümeye devam ettiğini, 2020’nin ilk çeyreğinde Mart ayının önemli bir kısmı salgınla mücadeleyle geçmesine rağmen de yüzde 4,5’lik büyüme oranı elde edildiğini anlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaşanan olumsuzlukların, badirelerin Türk ekonomisini güçlendirdiğini kaydederek, “Hamdolsun, her saldırıdan daha fazla tecrübe ve daha fazla güç elde ederek çıkmayı başardık. Salgın sürecinde vatandaşlarımızın sağlığı yanında ekonomimizin sağlığını da korumaya öncelik verdik” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, aldıkları önlemlerin etkilerinin Mayıs ayıyla birlikte görülmeye başlandığını, devletin destekleri ve özel sektörün gayretiyle ekonomide toparlanma sinyallerinin güçlü şekilde geldiğini belirterek, “Ekonomik güven endeksi Mayıs’ta yüzde 20 artarak 62 değerine çıktı. İmalat sanayisi genelinde kapasite kullanım oranı Mayıs’ta yüzde 62,6 seviyesine yükseldi” bilgisini paylaştı.

Salgına rağmen yatırımlar konusunda da sevindirici gelişmeler yaşandığını, kurulan şirket sayısının Mayıs ayında bir önceki aya göre yüzde 22,2 oranında arttığını açıklayarak, borsanın yeniden 100 binin üzerine çıkarak 115 bin bandına dayandığını, Haziran ayından itibaren konut ve otomobil sektöründe hareketliliğin hız kazandığını söyledi.

“ESKİ BÜYÜME ORANLARIMIZA ULAŞACAĞIZ”

Merkez Bankası döviz rezervini yeniden 93 milyar doların üzerine çıkardıklarını, ticari ilişkilerin yoğun olduğu ülkelerle yerel para birimleri üzerinden ticareti kolaylaştırmak ve dış finansman ihtiyacını karşılamak üzere takas anlaşmaları yapıldığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Böylece Türk Lirası’nı dünya çapında işlem gören istikrarlı ve itibarlı bir para birimi hâline getiriyoruz. Sanayiciden esnaf ve sanatkâra, çalışanlardan gençlere kadar her kesime yönelik kapsamlı destek paketleriyle ekonomiye adeta can suyu veriyoruz. İnşallah bu süreçten de hızlı bir şekilde çıkacağız, daha önce olduğu gibi eski büyüme oranlarımıza ulaşacağız. Yılın ikinci yarısıyla birlikte ekonomide gerçekten çok büyük bir ivme bekliyoruz. Küresel üretim ve tedarik zincirinde Türkiye’nin ağırlığının gün geçtikçe daha çok hissedileceği bir döneme giriyoruz. Kaliteli ve dinamik beşeri sermayemiz, stratejik konumumuz ve güçlü altyapımız önümüzdeki fırsatları değerlendirmek için en büyük avantajlarımızdır. Türkiye’yi dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına sokma hedefimize hiç olmadığımız kadar yakınız. Tabi tüm bu çabaların başarısı ülkemizi salgın musibetinden uzak tutmakla mümkündür. Bunun için 83 milyon hep birlikte aynı hassasiyetle, aynı dikkatle, aynı kararlılıkla hareket etmek mecburiyetindeyiz.”

“KORONAVİRÜSLE MÜCADELEDE; MASKE, MESAFE VE TEMİZLİK KONUSUNDA ÖZEN GÖSTERİLMESİ GEREK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Koronavirüsle mücadelede; maske, mesafe ve temizlik konusunda özen gösterilmesi gerektiğinin altını çizerek, “Bu sıralamayı baş harflerini anlamlı kılmak için temizlik, maske, mesafe olarak değiştirerek tekrarlamak istiyorum, temizlik, maske, mesafe, yani TMM, tamam. İnşallah bu kurallarla riayet ederek kısa sürede salgını gündemimizden çıkartacağımıza inanıyorum” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılışı yapılan Kars Barajı’nın hayırlı olmasını dileyerek, “Hatırlayın, her zaman söylüyorum, su medeniyettir, suyu olmayan medeniyetten nasipsizdir. Yol medeniyettir, yolu olmayan da maalesef nasibi yoktur. Barajımızın ülkemize kazandırılmasında emeği geçenleri tekrar tebrik ediyorum. Çiftçilerimize bol ve bereketli hasatlar diliyorum” sözleriyle konuşmasını tamamladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından Kars’a bağlanarak, barajın açılışını gerçekleştirdi.

Önceki HaberSonraki Haber

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“2023 yılına kadar 81 vilayetimizin tamamını millet bahçeleriyle donatmış olacağız” 0 88792

Cumhurbaşkanı Erdoğan, millet bahçeleri toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada, “Şehir merkezlerinde yeniden yaptığımız stadyumların, kamu binalarının yerlerinden başlayarak, tüm uygun alanları millet bahçeleri için tahsis ettik. 2023 yılına kadar 81 vilayetimizin tamamını millet bahçeleriyle donatmış olacağız” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara Millet Bahçesi inşaat alanında düzenlenen “Dünya Çevre Günü’nde Millet Bahçeleri Açılış Töreni”ne katılarak, katılımcılara hitap etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılışı yapılan millet bahçelerinin hayırlı olmasını dileyerek, söz konusu bahçelerin 5 Haziran Dünya Çevre Günü’nde vatandaşların hizmetine sunulmasından ayrıca memnun olduğunu dile getirdi.

“Gençlerimizin geleceği için çevrenin bize emanet olduğu anlayışı ile tüm insanlığın 5 Haziran çevre gününü tebrik ediyorum” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplam büyüklüğü 550 bin metrekareye yaklaşan 10 millet bahçesinin her birinin yeşil alanları ve tesisleriyle iftihar verici eserler olduğunu kaydetti.

“81 İLİMİZE MİLLET BAHÇESİ KAZANDIRMA HEDEFİMİZE ADIM ADIM YAKLAŞIYORUZ”

Cumhuriyetin 100’üncü yılına girerken 81 ilde 81 milyon metrekare millet bahçesi kazandırma hedeflerine adım adım yaklaştıklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2 yıl önce açılışı yapılan 13 şehir bahçesinin ardından bugün açılışı yapılanlarla toplam 23 millet bahçesinin hizmete girdiğini, inşası devam eden millet bahçelerini de peyderpey hizmete açacaklarını açıkladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, törenin düzenlediği Atatürk Kültür Merkezi bölgesini kapsayan millet bahçesiyle de Ankara’nın çehresinin değişeceğini belirterek, “Bu millet bahçemiz toplamda 1,5 milyon metrekarenin üzerinde büyüklüğe sahiptir. Ulus Meydanı’ndan başlayarak Gençlik Park’ını, 19 Mayıs Stadı ve Arena Park Spor Salonu’nu, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası Binası ve Adalet Sarayı ile eski Hipodromu içine alacak şekilde geniş bir alanda planlandı. Dünyadaki kimi şehirlerin merkezinde yer alan devasa park ve bahçeleri gıpta ile seyreden milletimiz, artık Ankara’da ve diğer illerimizde bu tür mekânlardan bizzat istifade edebilecektir” dedi.

Türkiye’nin Cumhuriyet dönemindeki şehircilik geçmişinin oldukça istikrarsız bir çizgide ilerlediğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhuriyetin ilk yıllarında başlatılan planlı şehircilik hamlesinin çok kısa bir sürede tek parti otokrasi tarafından sabote edildiğini söyledi.

KENTSEL DÖNÜŞÜM PROJELERİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, başta İstanbul ve Ankara olmak üzere Türkiye’nin birçok şehrinin çarpık yapılaşmaya teslim edildiğini anlatarak, göreve geldiği ilk andan itibaren tüm insan ihtiyaçlarını karşılayan yeni ve örnek yerleşim alanları inşa etmeye başladıklarını, İstanbul’da KİPTAŞ, Türkiye genelinde ise TOKİ vasıtasıyla sayıları milyonu aşan konut üretmelerinin sebebinin bu olduğunu kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 18 yılda Türkiye’de yılda 500 bin ile 1 milyon arasında yeni konutun inşa edildiği, hem artan nüfusun ihtiyaçları karşılanırken hem de depreme dayanıksız, estetikten yoksun, altyapının yetersiz olduğu yerleşim alanlarında büyük bir dönüşümün yaşandığını dile getirdi.

Başlatılan kentsel dönüşüm projeleriyle de sürecin hızlandırıldığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’de depreme hazırlık planları çerçevesinde dönüştürülmesi gereken 6,5 milyonun üzerinde yapı bulunduğunu, hedefin aciliyet arz eden 1,5 milyon yapının dönüşümünü 5 yılda tamamlamak olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kentleri yeni modern binalarla gelişirken park, çocuk oyun alanı ve yeşillendirme çalışmalarını da ihmal etmediklerinin altını çizerek, şöyle devam etti: “Böylece 81 ilimizde ve tüm ilçelerinde her bakım örnek hayat alanları oluşturduk. Geldiğimiz noktada artık şehirlerimizin çok daha büyük çok daha donanımlı dinlenme, nefeslenme, vakit geçirme alanlarına ihtiyacı olduğunu gördük. Millet bahçeleri işte bu tespit sonrasında geliştirdiğimiz projelerdir. Özellikle şehir merkezlerinde yeniden yaptığımız stadyumların, kamu binalarının yerlerinden başlayarak tüm uygun alanları millet bahçeleri için tahsis ettik. Allah’ın izniyle 2023 yılına kadar 81 vilayetimizin tamamını millet bahçeleri ile donatmış olacağız.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, koronavirüsle mücadele sürecine de değinerek, “Türkiye’nin salgın krizinden en az hasarla çıkmasını son 18 yılda yaptığımız hazırlıklara borçluyuz. Hiç kimse son 3 ayda yaşadıklarımızın ardından 83 milyon hep birlikte ‘iyi ki Türkiye’de yaşıyoruz. İyi ki bu ülkenin vatandaşıyız’ dediğimizi inkâr edemez” diye konuştu.

HAFTA SONU SOKAĞA ÇIKMA KISITLAMASI UYGULAMASI

Salgınla mücadele kapsamında birçok tedbiri ve sokağa çıkma sınırlamasını hayata geçirdiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “Esasen geçtiğimiz hafta sonundaki sınırlamanın ardından bu yöntemi yeniden kullanmayı düşünmüyorduk ancak bir ara 700’e kadar inen günlük vaka sayısı yeniden binli rakamın sınırına dayandı. Bu olumsuz gelişme üzerine sokağa çıkma sınırlaması veya kısıtlaması tedbirini tekrar gündemimize almak zorunda kaldık. Sağlık Bakanlığımız önerisi ve İçişleri Bakanlığımız genelgesiyle bu hafta sonu da 15 ilimizde sokağa çıkma kısıtlaması uygulanacağı dün gece ilan edilmişti. Fakat bu 15 şehir başta olmak üzere ülkemizin 4 bir yanındaki vatandaşlarımızdan aldığımız değerlendirmeler bizi kararı yeniden gözden geçirmeye yöneltti. Tek amacı salgınla mücadele, hastalığın yayılmasını önleme, vatandaşımızı koruma olan bu kararın farklı sosyal ve ekonomik sonuçlara yol açacağı anlaşıldı. Yaklaşık 2,5 ayı bulan bir aranın ardından yeniden günlük hayatını düzenlemeye başlayan vatandaşlarımızın sıkıntıya düşmesine gönlümüz razı olmadı. Bunun için Cumhurbaşkanı olarak 15 ilimizde uygulanacağı ilan edilen hafta sonu sokağa çıkma kısıtlaması uygulamasını iptal etme kararı aldık.”

“SALGIN DÖNEMİNDE BÜYÜK DEVLET OLDUĞUMUZU TÜM DÜNYAYA GÖSTERDİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, vatandaşlardan maske, mesafe, temizlik kurallarına titizlikle riayet etmelerini isteyerek, bu kurallara riayet edilmesi halinde salgının belki de biteceğini, aksi takdirde sınırlamaların yeniden gündeme gelmesinin kaçınılmaz olduğunu vurguladı.

Salgın döneminde Türkiye vatandaşlarına sahip çıkmanın ötesinde 102 ülkeye de yardım elini uzattıklarına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Büyük devlet olmak için maddi imkân yanında merhamet, şefkat, dayanışma, insan sevgisi de gerekiyor. Biz salgın döneminde büyük devlet olduğumuzu hamdolsun tüm dünyaya gösterdik. Artık aklın ve bilimin yanında vicdanın, merhametin, inancın da öne çıkacağı yeni bir döneme giriyoruz. Türkiye inşallah sahip olduğu güçlü altyapı ve ondan daha güçlü olan insani değerleri sayesinde geleceğine çok daha güvenle bakan bir ülke haline gelmiştir” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, salgınla mücadele döneminde açılışı yapılan hastaneleri hatırlatarak, bunun örneğinin dünyada bulunmadığını, bu dönemde kalıcı hastaneler yaparak, vatandaşa hizmete devam ettiklerine işaret etti.

“TÜRKİYE’YE ESER ÜRETMEYE DEVAM EDECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sahip olduğumuz güçlü altyapı ve değerler aynı zamanda 2023 hedeflerimizin de sembolüydü. Bugün artık 2023 hedeflerimize ulaşma konusunda düne göre çok daha ümitvarız, çok daha iddialıyız. Aynı şekilde evlatlarımıza emanet edeceğimiz 2053 ve 2071 vizyonları için de sadece söylemde değil fiili ve fiziki olarak ihtiyacımız olan başarıları çok yakın bir zamanda gerçekleştireceğimizi görüyoruz” dedi.

Hizmet siyasetinin çıtasını sürekli yükseğe çıkartarak Türkiye’ye eser üretmeye devam edeceklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Salgın döneminde ülkemize en modern ve yüksek kapasiteli hastaneler kazandırdık, bununla kalmadık, Ilısu Barajı gibi dev bir eseri hizmete açtık” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yarın Yusufeli Barajı’ndaki beton dökme törenine de video konferansla iştirak edeceğini bildirdi.

“ASKERİMİZ TERÖRLE MÜCADELEDE DESTAN YAZIYOR”

Savunma sanayinde de birbirinde önemli projelerin sonuçlanma aşamasına geldiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Hamdolsun askerimiz, millî savunmamız, Barış Pınarı Harekâtında terörle mücadelede gerçekten destanlar yazıyor. Kuzey Irak’ta terörle mücadelede destanlar yazılıyor. İdlib’de aynı şekilde destanlar yazmaya devam ediyorlar. Ve şurada son birkaç gün içerisinde Libya’da aynı şekilde Libyalı kardeşleriyle birlikte verdikleri mücadelede de gerek Trablus, gerek Tarhuna, gerek çevredeki hava alanları hepsi temizlendi ve şu anda hedeflenen planlana doğru yürüyorlar. Diğer tüm hizmet ve yatırım alanlarında tamamlanan, yeni başlanan çok sayıda çalışmamız var. Ülkemizin ve milletimizin hayrına olan her işi, her projeyi, her yatırımı, her adımı yakından takip ediyoruz. Salgın sonrası ekonomimizin yeniden toparlanma sürecinde bu yatırımların çok büyük katkısı olacağına inanıyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, törenin yapıldığı alandaki millet bahçesinin de yılsonuna kadar tamamlanacağını bildirerek, yapımına 1992 yılında başlanan Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası binasının da 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda açılacağını, Ankara 19 Mayıs Stadyumu’nun bulunduğu yerde de bir stadyum yapılacağını açıkladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından Bursa, Batman, İstanbul Halkalı, Samsun, Sivas ve Trabzon Akçaabat millet bahçelerine video konferans yöntemiyle bağlanarak, illerin valileriyle görüştü ve millet bahçelerinin açılışlarını il protokolüyle gerçekleştirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra Diyarbakır, Sakarya, Elazığ ve İstanbul Ayazma’daki millet bahçelerini de toplu açılış kurdelesini keserek hizmete açtı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Libyalı kardeşlerimizi asla darbecilerin ve lejyonerlerin insafına bırakmayacağız” 0 88013

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Libya Millî Mutabakat Hükûmeti ve Başkanlık Konseyi Başkanı Serrac ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı konuşmada, “Libya’nın istikrara kavuşması, bu ülkenin komşuları ve Avrupa başta olmak üzere tüm bölgenin faydasınadır. Libyalı kardeşlerimizi asla darbecilerin ve lejyonerlerin insafına bırakmayacağız” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Libya Millî Mutabakat Hükûmeti ve Başkanlık Konseyi Başkanı Fayiz Es-Serrac, Cumhurbaşkanlığı Külliyesindeki görüşmeleri sonrasında ortak basın toplantısı düzenledi.

“SON DÖNEMDE LİBYA’YA EN BÜYÜK DESTEĞİ TÜRKİYE VERDİ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Libya Millî Mutabakat Hükûmeti ve Başkanlık Konseyi Başkanı Serrac’ı Ankara’da misafir etmekten duyduğum memnuniyeti dile getirerek, koronavirüs salgınıyla mücadele sürecinde gerçekleşen ziyaretin, Türkiye-Libya arasındaki dayanışmanın gücünü bir kez daha gösterdiğini söyledi.

“Geçmişte asırlar boyunca birlikte, aynı çatı altında, kardeşçe yaşadığımız Libya ile 100 yıllık ayrılığın hasretiyle çok sağlam ilişkiler geliştiriyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, son dönemdeki varlık yokluk mücadelesinde Libya’ya en büyük desteği veren ülkenin Türkiye olduğunu vurguladı.

Libya ile dayanışmayı koronavirüs salgını sürecinde de devam ettirdiklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Darbeci Hafter’in sivilleri, hastaneleri, sağlık altyapısını hedef alan kalleş saldırılarına rağmen, Millî Mutabakat Hükûmeti, salgın konusunda gerekli tedbirleri aldı. Nisan ve Mayıs aylarında gönderdiğimiz çeşitli tıbbi ve koruyucu malzemelerle Libya’yı bu zor günlerde yalnız bırakmadık. Bundan sonra da kardeşlik hukukumuzun gereğini yapmayı sürdüreceğiz. Amacımız, dost ve kardeş Libya halkının tamamının, yeniden aynı idealler ve siyasi birlik etrafında toplanmasına katkı sağlamaktır” dedi.

“TÜRKİYE’NİN ÖNCELİĞİ LİBYA’NIN BİR AN ÖNCE İSTİKRARA KAVUŞMASIDIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Libya Millî Mutabakat Hükûmeti ve Başkanlık Konseyi Başkanı Serrac ile Libya vatandaşlarının barış, emniyet ve refahına katkı yapacak verimli bir görüşme gerçekleştirdiklerine vurgu yaparak, Türkiye’nin önceliğinin bir an önce Libya’nın istikrara kavuşması olduğunun altını çizdi.

Libya’daki krizin başından beri çözümün ancak Birleşmiş Milletler himayesinde ve Libyalıların öncülüğünde yürütülecek bir siyasi süreçle tesis edilebileceğini söylediklerini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Sayın Serrac ve Hükûmeti, darbeci Hafter ve çetelerinin işledikleri insanlık ve savaş suçlarına rağmen, bu konuda her zaman müspet bir tutum takınmıştır. Altını çizerek söylüyorum, ‘darbeci Hafter’ ifadesini kullanıyorum, bunu boşuna kullanmıyorum. Hafter ise yakın zamanda, Libya Siyasi Anlaşması’nı reddedip ülke yönetimini üstlendiğini açıklayarak, gerçek yüzünü bir kez daha göstermiştir. ‘Hafter’i bir kenara koymak mümkün değil’ anlayışla yaklaşım gösteren ne yazık ki devlet başkanları, devlet temsilcileri var. Onlara tekrar hatırlatıyoruz; hiçbir zaman Libya halkının sorunlarıyla ilgilenmeyen ve Libya’nın geleceğini sürekli tehdit altında tutan bir kişinin bu konuda masaya oturacak bir temsili kabiliyeti de olamaz. Bu kişi ve ona askerî, mali, siyasi destek sağlayanlar, barışın önündeki en büyük engeldir. Darbeci Hafter’i destekleyerek Libya’yı kan ve gözyaşına boğanları elbette tarih yargılayacaktır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Libya’daki olaylarda meşru müdafaa hakkını kullanan Millî Mutabakat Hükûmeti’nin son dönemde kazandığı başarıları takdirle takip ettiklerini kaydederek, bugünkü görüşmelerde Libyalıların günlük hayatını olumsuz etkileyen ablukanın kaldırılmasının gerekliliğini de ele aldıklarını söyledi.

“LİBYA TOPRAKLARINDAKİ İŞ BİRLİĞİ ALANLARIMIZI GENİŞLETME HUSUSUNDA GÖRÜŞ BİRLİĞİNE VARDIK”

Petrol ihracatının sürmesi ve ülkenin ekonomik-mali kurumlarına dışarıdan yapılan müdahalelerin sona erdirilmesi konusunda Libya Millî Mutabakat Hükûmeti ve Başkanlık Konseyi Başkanı Serrac ile hemfikir olduklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Darbeci Hafter’in Libya halkının hakkı olan petrolü, daha fazla silah almak ve lejyoner toplamak için kaçak yollardan satma girişimlerini de yakından izliyoruz. Bunun engellenmesi için uluslararası ve bölgesel tüm aktörlere gereken adımları atmaları yönünde çağrımızı tekrarlıyoruz. Libya’nın ve tüm Libyalıların refahı için kullanılması gereken petrolün, darbeciler tarafından hukuk dışı yollarla satışına izin verilmemelidir” değerlendirmesinde bulundu.

Görüşmelerde; Türkiye ve Libya arasında deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına dair imzalanan Mutabakat Muhtırası temelindeki yeni iş birlikleri geliştirmeyi kararlaştırdıklarını açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu çerçevede, Doğu Akdeniz’deki doğal zenginliklerden faydalanmak üzere, arama ve sondaj dâhil, iş birliğimizi ilerletmeyi hedefliyoruz. Ayrıca, Libya topraklarındaki iş birliği alanlarımızı da genişletme hususunda görüş birliğine vardık” dedi.

“Türkiye, Hakk’ın ve haklının yanında olmayı sürdürecektir” vurgusunda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı: “Libya’nın istikrara kavuşması, bu ülkenin komşuları ve Avrupa başta olmak üzere tüm bölgenin faydasınadır. Libyalı kardeşlerimizi asla darbecilerin ve lejyonerlerin insafına bırakmayacağız. Libya’nın meşru Hükûmetine ve kurumlarına verdiğimiz destek artarak devam edecektir. Berlin Süreci’nden NATO’ya kadar, Libya’daki sorunun meşruiyet ve hakkaniyet temelinde çözümü için yürütülen tüm uluslararası platformlarda, Sayın Serrac ile birlikte hareket edeceğiz. Bu vesileyle, Aziz Kardeşim Sayın Serrac’a ilişkilerimizin daha da güçlendirilmesi yönünde sergilediği güçlü irade için teşekkür ediyorum. Toplantımızın ve yaptığımız istişarelerin hayırlara vesile olmasını diliyorum.

HABER BURDA

TAKVİM

Haziran 2020
P S Ç P C C P
« May   Tem »
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
2930