Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Libyalı kardeşlerimizi asla darbecilerin ve lejyonerlerin insafına bırakmayacağız” 0 88011

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Libya Millî Mutabakat Hükûmeti ve Başkanlık Konseyi Başkanı Serrac ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı konuşmada, “Libya’nın istikrara kavuşması, bu ülkenin komşuları ve Avrupa başta olmak üzere tüm bölgenin faydasınadır. Libyalı kardeşlerimizi asla darbecilerin ve lejyonerlerin insafına bırakmayacağız” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Libya Millî Mutabakat Hükûmeti ve Başkanlık Konseyi Başkanı Fayiz Es-Serrac, Cumhurbaşkanlığı Külliyesindeki görüşmeleri sonrasında ortak basın toplantısı düzenledi.

“SON DÖNEMDE LİBYA’YA EN BÜYÜK DESTEĞİ TÜRKİYE VERDİ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Libya Millî Mutabakat Hükûmeti ve Başkanlık Konseyi Başkanı Serrac’ı Ankara’da misafir etmekten duyduğum memnuniyeti dile getirerek, koronavirüs salgınıyla mücadele sürecinde gerçekleşen ziyaretin, Türkiye-Libya arasındaki dayanışmanın gücünü bir kez daha gösterdiğini söyledi.

“Geçmişte asırlar boyunca birlikte, aynı çatı altında, kardeşçe yaşadığımız Libya ile 100 yıllık ayrılığın hasretiyle çok sağlam ilişkiler geliştiriyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, son dönemdeki varlık yokluk mücadelesinde Libya’ya en büyük desteği veren ülkenin Türkiye olduğunu vurguladı.

Libya ile dayanışmayı koronavirüs salgını sürecinde de devam ettirdiklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Darbeci Hafter’in sivilleri, hastaneleri, sağlık altyapısını hedef alan kalleş saldırılarına rağmen, Millî Mutabakat Hükûmeti, salgın konusunda gerekli tedbirleri aldı. Nisan ve Mayıs aylarında gönderdiğimiz çeşitli tıbbi ve koruyucu malzemelerle Libya’yı bu zor günlerde yalnız bırakmadık. Bundan sonra da kardeşlik hukukumuzun gereğini yapmayı sürdüreceğiz. Amacımız, dost ve kardeş Libya halkının tamamının, yeniden aynı idealler ve siyasi birlik etrafında toplanmasına katkı sağlamaktır” dedi.

“TÜRKİYE’NİN ÖNCELİĞİ LİBYA’NIN BİR AN ÖNCE İSTİKRARA KAVUŞMASIDIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Libya Millî Mutabakat Hükûmeti ve Başkanlık Konseyi Başkanı Serrac ile Libya vatandaşlarının barış, emniyet ve refahına katkı yapacak verimli bir görüşme gerçekleştirdiklerine vurgu yaparak, Türkiye’nin önceliğinin bir an önce Libya’nın istikrara kavuşması olduğunun altını çizdi.

Libya’daki krizin başından beri çözümün ancak Birleşmiş Milletler himayesinde ve Libyalıların öncülüğünde yürütülecek bir siyasi süreçle tesis edilebileceğini söylediklerini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Sayın Serrac ve Hükûmeti, darbeci Hafter ve çetelerinin işledikleri insanlık ve savaş suçlarına rağmen, bu konuda her zaman müspet bir tutum takınmıştır. Altını çizerek söylüyorum, ‘darbeci Hafter’ ifadesini kullanıyorum, bunu boşuna kullanmıyorum. Hafter ise yakın zamanda, Libya Siyasi Anlaşması’nı reddedip ülke yönetimini üstlendiğini açıklayarak, gerçek yüzünü bir kez daha göstermiştir. ‘Hafter’i bir kenara koymak mümkün değil’ anlayışla yaklaşım gösteren ne yazık ki devlet başkanları, devlet temsilcileri var. Onlara tekrar hatırlatıyoruz; hiçbir zaman Libya halkının sorunlarıyla ilgilenmeyen ve Libya’nın geleceğini sürekli tehdit altında tutan bir kişinin bu konuda masaya oturacak bir temsili kabiliyeti de olamaz. Bu kişi ve ona askerî, mali, siyasi destek sağlayanlar, barışın önündeki en büyük engeldir. Darbeci Hafter’i destekleyerek Libya’yı kan ve gözyaşına boğanları elbette tarih yargılayacaktır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Libya’daki olaylarda meşru müdafaa hakkını kullanan Millî Mutabakat Hükûmeti’nin son dönemde kazandığı başarıları takdirle takip ettiklerini kaydederek, bugünkü görüşmelerde Libyalıların günlük hayatını olumsuz etkileyen ablukanın kaldırılmasının gerekliliğini de ele aldıklarını söyledi.

“LİBYA TOPRAKLARINDAKİ İŞ BİRLİĞİ ALANLARIMIZI GENİŞLETME HUSUSUNDA GÖRÜŞ BİRLİĞİNE VARDIK”

Petrol ihracatının sürmesi ve ülkenin ekonomik-mali kurumlarına dışarıdan yapılan müdahalelerin sona erdirilmesi konusunda Libya Millî Mutabakat Hükûmeti ve Başkanlık Konseyi Başkanı Serrac ile hemfikir olduklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Darbeci Hafter’in Libya halkının hakkı olan petrolü, daha fazla silah almak ve lejyoner toplamak için kaçak yollardan satma girişimlerini de yakından izliyoruz. Bunun engellenmesi için uluslararası ve bölgesel tüm aktörlere gereken adımları atmaları yönünde çağrımızı tekrarlıyoruz. Libya’nın ve tüm Libyalıların refahı için kullanılması gereken petrolün, darbeciler tarafından hukuk dışı yollarla satışına izin verilmemelidir” değerlendirmesinde bulundu.

Görüşmelerde; Türkiye ve Libya arasında deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına dair imzalanan Mutabakat Muhtırası temelindeki yeni iş birlikleri geliştirmeyi kararlaştırdıklarını açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu çerçevede, Doğu Akdeniz’deki doğal zenginliklerden faydalanmak üzere, arama ve sondaj dâhil, iş birliğimizi ilerletmeyi hedefliyoruz. Ayrıca, Libya topraklarındaki iş birliği alanlarımızı da genişletme hususunda görüş birliğine vardık” dedi.

“Türkiye, Hakk’ın ve haklının yanında olmayı sürdürecektir” vurgusunda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı: “Libya’nın istikrara kavuşması, bu ülkenin komşuları ve Avrupa başta olmak üzere tüm bölgenin faydasınadır. Libyalı kardeşlerimizi asla darbecilerin ve lejyonerlerin insafına bırakmayacağız. Libya’nın meşru Hükûmetine ve kurumlarına verdiğimiz destek artarak devam edecektir. Berlin Süreci’nden NATO’ya kadar, Libya’daki sorunun meşruiyet ve hakkaniyet temelinde çözümü için yürütülen tüm uluslararası platformlarda, Sayın Serrac ile birlikte hareket edeceğiz. Bu vesileyle, Aziz Kardeşim Sayın Serrac’a ilişkilerimizin daha da güçlendirilmesi yönünde sergilediği güçlü irade için teşekkür ediyorum. Toplantımızın ve yaptığımız istişarelerin hayırlara vesile olmasını diliyorum.

Önceki HaberSonraki Haber

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“2023 yılına kadar 81 vilayetimizin tamamını millet bahçeleriyle donatmış olacağız” 0 88789

Cumhurbaşkanı Erdoğan, millet bahçeleri toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada, “Şehir merkezlerinde yeniden yaptığımız stadyumların, kamu binalarının yerlerinden başlayarak, tüm uygun alanları millet bahçeleri için tahsis ettik. 2023 yılına kadar 81 vilayetimizin tamamını millet bahçeleriyle donatmış olacağız” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara Millet Bahçesi inşaat alanında düzenlenen “Dünya Çevre Günü’nde Millet Bahçeleri Açılış Töreni”ne katılarak, katılımcılara hitap etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılışı yapılan millet bahçelerinin hayırlı olmasını dileyerek, söz konusu bahçelerin 5 Haziran Dünya Çevre Günü’nde vatandaşların hizmetine sunulmasından ayrıca memnun olduğunu dile getirdi.

“Gençlerimizin geleceği için çevrenin bize emanet olduğu anlayışı ile tüm insanlığın 5 Haziran çevre gününü tebrik ediyorum” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplam büyüklüğü 550 bin metrekareye yaklaşan 10 millet bahçesinin her birinin yeşil alanları ve tesisleriyle iftihar verici eserler olduğunu kaydetti.

“81 İLİMİZE MİLLET BAHÇESİ KAZANDIRMA HEDEFİMİZE ADIM ADIM YAKLAŞIYORUZ”

Cumhuriyetin 100’üncü yılına girerken 81 ilde 81 milyon metrekare millet bahçesi kazandırma hedeflerine adım adım yaklaştıklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2 yıl önce açılışı yapılan 13 şehir bahçesinin ardından bugün açılışı yapılanlarla toplam 23 millet bahçesinin hizmete girdiğini, inşası devam eden millet bahçelerini de peyderpey hizmete açacaklarını açıkladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, törenin düzenlediği Atatürk Kültür Merkezi bölgesini kapsayan millet bahçesiyle de Ankara’nın çehresinin değişeceğini belirterek, “Bu millet bahçemiz toplamda 1,5 milyon metrekarenin üzerinde büyüklüğe sahiptir. Ulus Meydanı’ndan başlayarak Gençlik Park’ını, 19 Mayıs Stadı ve Arena Park Spor Salonu’nu, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası Binası ve Adalet Sarayı ile eski Hipodromu içine alacak şekilde geniş bir alanda planlandı. Dünyadaki kimi şehirlerin merkezinde yer alan devasa park ve bahçeleri gıpta ile seyreden milletimiz, artık Ankara’da ve diğer illerimizde bu tür mekânlardan bizzat istifade edebilecektir” dedi.

Türkiye’nin Cumhuriyet dönemindeki şehircilik geçmişinin oldukça istikrarsız bir çizgide ilerlediğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhuriyetin ilk yıllarında başlatılan planlı şehircilik hamlesinin çok kısa bir sürede tek parti otokrasi tarafından sabote edildiğini söyledi.

KENTSEL DÖNÜŞÜM PROJELERİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, başta İstanbul ve Ankara olmak üzere Türkiye’nin birçok şehrinin çarpık yapılaşmaya teslim edildiğini anlatarak, göreve geldiği ilk andan itibaren tüm insan ihtiyaçlarını karşılayan yeni ve örnek yerleşim alanları inşa etmeye başladıklarını, İstanbul’da KİPTAŞ, Türkiye genelinde ise TOKİ vasıtasıyla sayıları milyonu aşan konut üretmelerinin sebebinin bu olduğunu kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 18 yılda Türkiye’de yılda 500 bin ile 1 milyon arasında yeni konutun inşa edildiği, hem artan nüfusun ihtiyaçları karşılanırken hem de depreme dayanıksız, estetikten yoksun, altyapının yetersiz olduğu yerleşim alanlarında büyük bir dönüşümün yaşandığını dile getirdi.

Başlatılan kentsel dönüşüm projeleriyle de sürecin hızlandırıldığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’de depreme hazırlık planları çerçevesinde dönüştürülmesi gereken 6,5 milyonun üzerinde yapı bulunduğunu, hedefin aciliyet arz eden 1,5 milyon yapının dönüşümünü 5 yılda tamamlamak olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kentleri yeni modern binalarla gelişirken park, çocuk oyun alanı ve yeşillendirme çalışmalarını da ihmal etmediklerinin altını çizerek, şöyle devam etti: “Böylece 81 ilimizde ve tüm ilçelerinde her bakım örnek hayat alanları oluşturduk. Geldiğimiz noktada artık şehirlerimizin çok daha büyük çok daha donanımlı dinlenme, nefeslenme, vakit geçirme alanlarına ihtiyacı olduğunu gördük. Millet bahçeleri işte bu tespit sonrasında geliştirdiğimiz projelerdir. Özellikle şehir merkezlerinde yeniden yaptığımız stadyumların, kamu binalarının yerlerinden başlayarak tüm uygun alanları millet bahçeleri için tahsis ettik. Allah’ın izniyle 2023 yılına kadar 81 vilayetimizin tamamını millet bahçeleri ile donatmış olacağız.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, koronavirüsle mücadele sürecine de değinerek, “Türkiye’nin salgın krizinden en az hasarla çıkmasını son 18 yılda yaptığımız hazırlıklara borçluyuz. Hiç kimse son 3 ayda yaşadıklarımızın ardından 83 milyon hep birlikte ‘iyi ki Türkiye’de yaşıyoruz. İyi ki bu ülkenin vatandaşıyız’ dediğimizi inkâr edemez” diye konuştu.

HAFTA SONU SOKAĞA ÇIKMA KISITLAMASI UYGULAMASI

Salgınla mücadele kapsamında birçok tedbiri ve sokağa çıkma sınırlamasını hayata geçirdiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “Esasen geçtiğimiz hafta sonundaki sınırlamanın ardından bu yöntemi yeniden kullanmayı düşünmüyorduk ancak bir ara 700’e kadar inen günlük vaka sayısı yeniden binli rakamın sınırına dayandı. Bu olumsuz gelişme üzerine sokağa çıkma sınırlaması veya kısıtlaması tedbirini tekrar gündemimize almak zorunda kaldık. Sağlık Bakanlığımız önerisi ve İçişleri Bakanlığımız genelgesiyle bu hafta sonu da 15 ilimizde sokağa çıkma kısıtlaması uygulanacağı dün gece ilan edilmişti. Fakat bu 15 şehir başta olmak üzere ülkemizin 4 bir yanındaki vatandaşlarımızdan aldığımız değerlendirmeler bizi kararı yeniden gözden geçirmeye yöneltti. Tek amacı salgınla mücadele, hastalığın yayılmasını önleme, vatandaşımızı koruma olan bu kararın farklı sosyal ve ekonomik sonuçlara yol açacağı anlaşıldı. Yaklaşık 2,5 ayı bulan bir aranın ardından yeniden günlük hayatını düzenlemeye başlayan vatandaşlarımızın sıkıntıya düşmesine gönlümüz razı olmadı. Bunun için Cumhurbaşkanı olarak 15 ilimizde uygulanacağı ilan edilen hafta sonu sokağa çıkma kısıtlaması uygulamasını iptal etme kararı aldık.”

“SALGIN DÖNEMİNDE BÜYÜK DEVLET OLDUĞUMUZU TÜM DÜNYAYA GÖSTERDİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, vatandaşlardan maske, mesafe, temizlik kurallarına titizlikle riayet etmelerini isteyerek, bu kurallara riayet edilmesi halinde salgının belki de biteceğini, aksi takdirde sınırlamaların yeniden gündeme gelmesinin kaçınılmaz olduğunu vurguladı.

Salgın döneminde Türkiye vatandaşlarına sahip çıkmanın ötesinde 102 ülkeye de yardım elini uzattıklarına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Büyük devlet olmak için maddi imkân yanında merhamet, şefkat, dayanışma, insan sevgisi de gerekiyor. Biz salgın döneminde büyük devlet olduğumuzu hamdolsun tüm dünyaya gösterdik. Artık aklın ve bilimin yanında vicdanın, merhametin, inancın da öne çıkacağı yeni bir döneme giriyoruz. Türkiye inşallah sahip olduğu güçlü altyapı ve ondan daha güçlü olan insani değerleri sayesinde geleceğine çok daha güvenle bakan bir ülke haline gelmiştir” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, salgınla mücadele döneminde açılışı yapılan hastaneleri hatırlatarak, bunun örneğinin dünyada bulunmadığını, bu dönemde kalıcı hastaneler yaparak, vatandaşa hizmete devam ettiklerine işaret etti.

“TÜRKİYE’YE ESER ÜRETMEYE DEVAM EDECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sahip olduğumuz güçlü altyapı ve değerler aynı zamanda 2023 hedeflerimizin de sembolüydü. Bugün artık 2023 hedeflerimize ulaşma konusunda düne göre çok daha ümitvarız, çok daha iddialıyız. Aynı şekilde evlatlarımıza emanet edeceğimiz 2053 ve 2071 vizyonları için de sadece söylemde değil fiili ve fiziki olarak ihtiyacımız olan başarıları çok yakın bir zamanda gerçekleştireceğimizi görüyoruz” dedi.

Hizmet siyasetinin çıtasını sürekli yükseğe çıkartarak Türkiye’ye eser üretmeye devam edeceklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Salgın döneminde ülkemize en modern ve yüksek kapasiteli hastaneler kazandırdık, bununla kalmadık, Ilısu Barajı gibi dev bir eseri hizmete açtık” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yarın Yusufeli Barajı’ndaki beton dökme törenine de video konferansla iştirak edeceğini bildirdi.

“ASKERİMİZ TERÖRLE MÜCADELEDE DESTAN YAZIYOR”

Savunma sanayinde de birbirinde önemli projelerin sonuçlanma aşamasına geldiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Hamdolsun askerimiz, millî savunmamız, Barış Pınarı Harekâtında terörle mücadelede gerçekten destanlar yazıyor. Kuzey Irak’ta terörle mücadelede destanlar yazılıyor. İdlib’de aynı şekilde destanlar yazmaya devam ediyorlar. Ve şurada son birkaç gün içerisinde Libya’da aynı şekilde Libyalı kardeşleriyle birlikte verdikleri mücadelede de gerek Trablus, gerek Tarhuna, gerek çevredeki hava alanları hepsi temizlendi ve şu anda hedeflenen planlana doğru yürüyorlar. Diğer tüm hizmet ve yatırım alanlarında tamamlanan, yeni başlanan çok sayıda çalışmamız var. Ülkemizin ve milletimizin hayrına olan her işi, her projeyi, her yatırımı, her adımı yakından takip ediyoruz. Salgın sonrası ekonomimizin yeniden toparlanma sürecinde bu yatırımların çok büyük katkısı olacağına inanıyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, törenin yapıldığı alandaki millet bahçesinin de yılsonuna kadar tamamlanacağını bildirerek, yapımına 1992 yılında başlanan Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası binasının da 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda açılacağını, Ankara 19 Mayıs Stadyumu’nun bulunduğu yerde de bir stadyum yapılacağını açıkladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından Bursa, Batman, İstanbul Halkalı, Samsun, Sivas ve Trabzon Akçaabat millet bahçelerine video konferans yöntemiyle bağlanarak, illerin valileriyle görüştü ve millet bahçelerinin açılışlarını il protokolüyle gerçekleştirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra Diyarbakır, Sakarya, Elazığ ve İstanbul Ayazma’daki millet bahçelerini de toplu açılış kurdelesini keserek hizmete açtı

Cumhurbaşkanı Erdoğan “Şehir hastanelerimiz küresel düzeyde bir model hâline gelmiştir” 0 88788

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yeşilköy Prof. Dr. Murat Dilmener Acil Durum Hastanesi’nin açılış töreninde yaptığı konuşmada, “Sayıları 11’i bulan şehir hastanelerimiz hem inşa ve işletme yöntemi hem de hizmet kalitesiyle küresel düzeyde bir model hâline gelmiştir. Aynı şekilde salgın döneminde iki ayı bulmadan inşasını tamamlayıp hizmete sunduğumuz acil durum hastanelerinin örnek alınacak bir model olduğuna inanıyorum” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yeşilköy Prof. Dr. Murat Dilmener Acil Durum Hastanesi’nin açılış törenine katıldı.

Törende konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, hastanenin İstanbul’a, Türkiye’ye ve millete hayırlı olmasını dileyerek, Sağlık Bakanlığı ile Rönesans firmasını bu güzel hizmeti Türkiye’ye kazandırdıkları için tebrik etti.

“TÜRKİYE, GÜÇLÜ SAĞLIK ALTYAPISIYLA SALGIN SÜRECİNDE DİKKATLERİ ÜZERİNDE TOPLAMIŞ BİR ÜLKE”

Prof. Dr. Murat Dilmener başta olmak üzere Koronavirüs salgınında hayatını kaybeden sağlıkçıları saygıyla yâd ettiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Murat Dilmener Hocamız, iyi bir doktor, kendi alanında iyi bir uzman olmanın yanında insanlara hizmet etmeyi hayat gayesi hâline getirmiş gerçek bir gönül adamıydı. Hocamız kendisine gelen her hastayı inancına, kökenine, meşrebine, statüsüne bakmaksızın bir eşrefi mahlûkat, yani yaratılmışların en şereflisi olarak görüp tüm imkânları ve samimiyetiyle kucaklamış birisiydi. Son nefesine kadar bu hizmetlerini sürdüren hocamızın ismi, elbette gönüllerde hep yaşayacaktır” dedi.

Türkiye’nin sahip olduğu güçlü sağlık altyapısı ve genel sağlık sigortası sistemiyle salgın sürecinde dikkatleri üzerinde toplamış bir ülke olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, uygulanan genel sağlık sigortası sistemine gıptayla bakıldığını, son 18 yılda da mevcutların çok büyük bir bölümü baştan aşağı yenilenen, cihazlarla teçhiz edilen bir sağlık altyapısına sahip olunduğunu anlattı.

“TAMAMLAYIP HİZMETE SUNDUĞUMUZ ACİL DURUM HASTANELERİ ÖRNEK ALINACAK BİR MODEL”

“Doktorundan hemşiresine ve destek personeline kadar 1 milyon 100 bini bulan sağlık ordumuzla milletimizin hizmetindeyiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Sayıları 11’i bulan şehir hastanelerimiz hem inşa ve işletme yöntemi, hem de hizmet kalitesiyle küresel düzeyde bir model hâline gelmiştir. Aynı şekilde salgın döneminde iki ayı bulmadan inşasını tamamlayıp hizmete sunduğumuz acil durum hastanelerinin örnek alınacak bir model olduğuna inanıyorum. Dünyada pek çok ülkenin geçici sahra ve prefabrik hastaneler kurarak çözmeye çalıştığı sorunu, biz çok daha kısa sürede kalıcı hastane inşa ederek aşmayı başardık. Tabii bu hastanelerimizin başka özelliği de var, o da nedir? Feriha Öz Hastanesi askerî havaalanının hemen bir ucunda yapılmış, dolayısıyla herhangi bir hasta buraya uçakla gelip hemen şöyle adeta yaya mesafede hastaneye ulaşacağı bir yer. Burası, bizim Yeşilköy Havalimanı’mız. Burada da yine aynı şekilde yurt dışından bir hasta geliyorsa uçakla gelip hemen bir yaya mesafede hastaneye gelecek, tedavisini olacak ve tedaviden sonra da yine uçakla buradan nereye gidecekse, uluslararasıysa uluslararası, ulusal ise ulusal olarak hemen ulaşabileceği menziline ulaşacaktır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni açılan hastanelerle oluşturulan kapasiteye ihtiyaç kalmadan salgının yayılma hızının kırıldığını, ihtiyaç olması hâlinde de bu hastanelerin 10 binlerce, 100 binlerce canın kurtarılmasına hizmet edeceğini dile getirerek, “Gerektiğinde tamamı yoğun bakım için de kullanılabilecek 1008 yatağıyla bu sağlık kurumları ülkemizin yüz akı olacaklardır. 1008 burası, 1008 Sancaktepe’deki Feriha Öz. Bu hastaneler yurt dışından ülkemize teşhis ve tedavi için gelecek kişilere hizmet verecek” diye konuştu.

Türkiye’nin sağlık alanında çekim merkezi hâline geldiğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sağlık turizminde çok ciddi bir sıçrama yaptıklarını vurguladı.

“TÜRKİYE’NİN İHTİYACI KAVGA DEĞİL ESER SİYASETİDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’u gurur verici sağlık yatırımlarıyla donattıklarını kaydederek, şu değerlendirmelerde bulundu: “Geçmişte ülkemizin hazine değerindeki yıllarının nasıl boş tartışmalarla, kavgalarla, darbelerle, ataletle geçirildiğini bu süreçte ortaya çıkan neticeyle daha iyi gördük. Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal’in, rahmetli Menderes’in, merhum Özal’ın ülkemize yaptığı hizmetlerin kıymeti bu süreçte çok daha iyi ortaya çıktı. Buna karşılık tek parti faşizminin sadece milletimizin değerlerine değil kalkınmasına, büyümesine vurduğu darbelerin ağır maliyetini de müşahede ettik. Koalisyonlu yılların Türkiye’yi nasıl dibe ittiğinin en çarpıcı ispatı, son 18 yılda elde ettiğimiz kazanımlardır. Türkiye’nin ihtiyacı kavga değil eser siyasetidir. Milletimizin beklentisi polemik değil inşa siyasetidir. Bizden sonraki nesillere bırakacağımız en büyük miras; işte bu doğrultuda gerçekleştireceğimiz zihniyet devrimidir. Tek numaraları ülkemizin ortak değerlerinin istismarı olanların devri artık kapanıyor. Laf yerine eserlerin yarıştırıldığı yepyeni bir Türkiye için milletimizle gönül içine veya gönül gönle el ele çalışmayı, mücadele etmeyi sürdüreceğiz. 15 Temmuz gecesi yaşadıklarımız göstermiştir ki bu ülkede artık hiç kimse millî iradeyi zorla alaşağı edemez, milletin vermediği hiçbir gücü kullanamaz. Demokraside ve ekonomide milletimize beklediği hizmetleri sunamayanların vesayet oyunlarıyla iktidar devşirdiği dönemler geride kalmıştır. Her kim Türkiye’de demokrasiyi, özgürlükleri, adaleti, güvenliği, dış politikayı, kültürü, sanatı daha ileri seviyeye götüreceğine milleti ikna ederse ülke ona teslim edilir.”

“DEMOKRASİDEN VE KALKINMADAN BAŞKA ALTERNATİF YOKTUR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, her kim ülkeyi daha ileriye taşıyacağının güvenini verirse, milletin ona yöneldiğini, o kişiye destek verdiğini dile getirerek, “Her kim daha çok yatırım, daha çok üretim, daha çok istihdam, daha çok iş, daha çok aş, daha yüksek hayat standardı sağlayacağı konusunda halkın desteğini alırsa ülkeyi o yönetir. Bunun dışındaki yöntemlerin, zorlamaların, iç ve dış ayak oyunlarının tamamı da millî irade duvarına çarpıp dağılmaya mahkûmdur. Türkiye’nin önünde özellikle demokrasiden ve kalkınmadan başka bir alternatif yoktur” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, salgın döneminde yavaşlayan ekonomik faaliyetlerin tüm ülkelerle birlikte Türkiye’de de olumsuz etkileri olduğuna değinerek, şöyle devam etti: “Ancak Türkiye bu tür zorlu dönemlere aşina, hatta bir anlamda şerbetli bir ülkedir. Mesela ilk çeyrekte Amerika yüzde 4,8, Çin yüzde 6,8, Fransa 5,8 daraldı. Türkiye ise ilk çeyrekte sağladığı yüzde 4,5 oranındaki büyümeyle bu tablodan ayrıştı. Dünya ekonomisinin önde gelen tüm ülkeleri salgın döneminde yaşadık kayıpları nasıl telafi edebileceklerini henüz bilmiyorlar. Ülkemiz için ikinci çeyrek bir parça sıkıntılı gözükse de sonrası aydınlıktır. Gelişmeler ve işaretler salgın sonrası yeniden yapılanacak küresel ekonomide ülkemizin çok avantajlı bir konuma oturacağını gösteriyor. Üretimi tek merkezde toplamanın riskini gören tüm ülkeler ve kurumlar yeni arayışlara girerken, alternatiflerin ilk başında Türkiye geliyor.”

“HER ALANDA ÖNCE HIZLI TOPARLANMA VE ARDINDAN ÇOK DAHA HIZLI ATILIM İÇİNE GİRECEĞİZ”

Salgının kontrol altına alınmasına paralel şekilde başlatılan normalleşme adımlarının yeniden yapılanma sürecinin gerisinde kalınmamasını temin edeceğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Eskisinden daha çok çalışarak, daha çok üreterek, daha çok dünyaya açılarak bu fırsatı değerlendirme kararındayız. Bu konuda 83 milyon vatandaşımızın her birine büyük sorumluluk düşüyor. Üç kavram çok önemli, maske, mesafe, temizlik, bu hassasiyetlere tavizsiz bir şekilde riayet ederek salgının yeniden hortlamasının önüne kesinlikle geçmemiz şart” ifadelerini kullandı. Sanayiden tarıma, ticaretten turizme kadar her alanda önce hızlı bir toparlanma ve ardından çok daha hızlı bir atılım içine girileceğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Nitekim yarından itibaren bu adımı atıyoruz. Büyük ve güçlü Türkiye hedefine ulaşmak için seferberlik ruhuyla hep birlikte bu sürece destek vermeliyiz, milletimize güveniyoruz, ülkemize güveniyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının sonunda açılışı yapılan Prof. Dr. Murat Dilmener Acil Durum Hastanesi’nin İstanbul’a, Türkiye’ye ve tüm insanlığa hayırlı olması temennilerini yineleyerek, hastanenin yapımında emeği geçenleri tebrik etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş, Türkiye Musevileri Hahambaşı İsak Haleva, hastaneye ismi verilen Prof. Dr. Murat Dilmener’in kızı Fulya Gençoğlu ile birlikte, açılış kurdelesini kesti ve hastanede incelemelerde bulundu.

 

HABER BURDA

TAKVİM

Haziran 2020
P S Ç P C C P
« May    
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
2930