İyi ki Varsın : Temel EKEN 0 11515

4000 yıllık tarihi ile bir çok medeniyetleri bağrında yaşatmış,Osmanlıdan Kurtuluş savaşı yıllarına kadar ,lojistik önem taşıyan ovaları ,kalesi ve kahraman ve mert insanları,zeybekleri ile , Cumhuriyet yıllarından ,Günümüze tarım,sanayi ve endüstri alanlarında ayrıca Ülkemizin Siyasi ve bürokrasi alanında yerini almış , 1923 yılında Cumhuriyetin ilanı ile CUMHURİYET’ e ev sahipliği yapma görevine ,Mustafa Kemal Atatürk tarafından layık görülmüş Başkentimiz ; ANKARA

Bugün yaptığımız İyi ki varsın yazı dizimizin konuğu ;Temel EKEN ,kendisi Ankara doğumlu Avukat , Kendisi ile hukuk ve siyasal Bilgiler hakkında yaptığımız söyleşide ;

Sizi tanıyabilir miyiz ?

TEMEL EKEN: 1979 yılında Ankara’da dünyaya geldim. İlkokulu Hasan Özbay İlkokulunda, ortaokul ve liseyi Ömer Seyfettin Lisesi’nde, lisans eğitimimi Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde tamamladım. 2002 yılında Ankara Barosuna kayıt oldum ve Temel Eken Hukuk Bürosunu kurdum. 2002 yılından bu yana serbest Avukatlık yapmaktayım. Çeşitli sivil toplum kuruluşlarında başkanlık ve yönetim kurulu üyeliklerinde bulundum. Evli ve bir kız çocuk babasıyım. İyi bir Beşiktaş taraftarıyım. Ülkemizde hukukun üstün kılınabilmesi için avukatlık mesleğinin son derece önemli olduğuna inanmaktayım.

Temel Eken Hukuk Bürosu hakkında bize neler söylersiniz?

TEMEL EKEN: Temel Eken Hukuk Bürosu alanında uzman, hukukun üstünlüğüne gönül vermiş avukatları bir araya getirmiş bir organizasyondur. Aynı zamanda mesleğin staj aşamasında olan

hukukçular için de bir akademi niteliğindedir. Hukuk büromuz dinamik ve çalışkan kadrosu ile yerli ve yabancı şahıs ve şirketlere ulusal ve uluslararası hukuk alanlarında kaliteli avukatlık ve danışmanlık hizmeti vermeyi amaçlamaktadır. Ülkemizin birçok noktasında konusunda deneyimli çözüm ortağı ofislerle iş birliği yapmaktadır. Ofisimizde; ticaret hukuku, borçlar hukuku, iş hukuku, şirketler hukuku, icra iflas hukuku, sosyal güvenlik hukuku, idare hukuku, enerji hukuku, vergi hukuku, gayrimenkul hukuku ve ceza hukuku alanlarında uzman avukatlar tarafından profesyonel hizmetler sunulmaktadır. Birçok yerli ve yabancı şirkete hukuki danışmanlık hizmeti de verilmektedir. Hukuk büromuzca verilen hizmetlerde; yürürlükteki kanunlar, her türlü yerli ve yabancı hukuk kuralları ve gelişen dünyanın teknik, bilişim ve yönetsel ihtiyaçları dikkate alınmaktadır. Sunduğumuz hizmetlerde yegâne amacımız ihtiyaçlara hızlı, kaliteli ve güvenli cevap verebilmek; müvekkillerimiz ve ofisimiz yönünden en üst düzey verimliliği ve memnuniyeti sağlamaktır.

Sanayici ve iş adamları size ne gibi sorunları getiriyor?

TEMEL EKEN: Ticari şirketler; mal ve hizmet üretmek, üretilen mal ve hizmeti satmak ve ondan kazanç sağlamak amacıyla hareket ederler. Hiçbir şirket zarar etmek amacı ile hareket etmez. Eş söyleyişle şirketlerin amacı kâr elde etmektir. Türkiye’de şirketler genelde bir bütçe ve nakit akış disiplini ile hareket etmemekte, sermayesinden daha fazla borçlanmaktadır. Ofisimize başvuran şirketlerin önündeki fırsat ve riskler arasında ki bağlantıları iyi okuyamaması nedeniyle borç ve alacak ilişkilerini yönetirken sorun yaşadıkları, özellikle alacakların tahsili noktasında ciddi tıkanıklıklar yaşadığını görmekteyiz. Hal böyle olunca şirketlerin son dönemde, icra iflas hukukundan kaynaklanan sorunlar nedeni ile ofisimize yoğun şekilde başvurduklarını gözlemekteyiz. Ofis olarak yoğun çalıştığımız bir diğer alan iş hukukudur. İş hukuku,

iş adamlarımızın en yoğun hukuki danışmanlığa ihtiyaç duyduğu alanlardan biridir. Günümüzde, geleneksel işçi-işveren ilişkisini sürdürmeye çalışan işverenler, uyuşmazlık mahkemeye yansıdığında ciddi bedeller ödemek zorunda kalabilmektedir. Kanun gereği işçi lehine yorum yapan mahkemelere uyuşmazlık yansımadan sorunları çözmek çok önemli bir hal almıştır. Yine de uyuşmazlık mahkemeye yansıyacaksa yapılacak savunmaların hukuki altyapısı yeterli ve sağlam olmalıdır. Aksi durumda haklılığı iddia etmenin işverene faydası olmayacaktır.

Davalar ne kadar sürüyor?

TEMEL EKEN: Davalar maalesef kısa sürmemektedir. Hatta birçok davayı bitirdiğimizde müvekkillerimizin bize ilk getirdikleri önemi taşımadıklarını görmekteyiz. ”Geç gelen adalet, adalet değildir.” Sözünün ne kadar doğru olduğunu yaşayarak görmekteyiz. Ankara’da duruşma aralığı 3-4 ay civarındadır. Yasa gereği tarafların yaptığı işlemler genelde iki haftalık kesin süreye bağlanmıştır. Taraflar 2 haftada işini bitirdikten sonra 2,5-3,5 ay duruşma günü beklemektedir. Hal böyle olunca davaların kısa sürmesi mümkün olmamaktadır. Son dönemde yargılamaların kısa sürede bitirilmesi adına yapılan çalışmaları yakından takip etmekteyiz. Temennimiz yapılan çalışmaların yargılama sürelerini ciddi şekilde kısaltmasıdır.

Adli yargı hangi sıkıntılarla karşı karşıya ?

TEMEL EKEN: Bence adli yargının en büyük sıkıntısı, hâkimlerin uzmanlaşmasına izin veren bir sistemin yokluğudur. Örneğin; bugün ceza hâkimi olan bir yargıç, bir sonra ki tayininde iş mahkemelerine atanabilmektedir. Hâkimlerin ve mahkemelerin uzmanlaşmasını sağlamak, davaların kısa sürede bitmesini sağlayacak, en adil kararlar uzman hâkimler tarafından verilebilecektir.Bir diğer sıkıntı son yıllarda yaşanan toplumsal dejenarasyon sonucu her

uyuşmazlığın adliyeye taşınması sonucu oluşan iş yoğunluğudur. İş mahkemesi ile sınırlı “zorunlu arabuluculuk” müessesesinin diğer mahkemeleri de kapsayacak şekilde genişletilmesi, uyuşmazlık mahkemeye taşınmadan önce bu davalarda çözüm olabilecek, davaları daha da kısaltabilecektir. Yine Ankara’ya özgü bir başka sorun da çok fazla adliye olması nedeniyle oluşan zaman kaybıdır. Adliyelerin tek bir çatı altında toplanması bu sorunu çözebilecektir.

Avukat olmanın cazibesi kaldı mı ?

TEMEL EKEN: 2002 yılında mesleğe başladığımda çok cezbedici bir meslek olarak kabul edilen avukatlık, günümüzde aynı cazibeyi taşımamaktadır. Maalesef, kuruluş maliyeti çok düşük olan hukuk fakültesi, yeni kurulan her üniversitenin açmak istediği ilk tercih olmuştur. Bunun sonucunda her yıl ülkenin ihtiyacından daha fazla hukukçu yetiştirilmektedir. İnsanların temel hak ve özgürlüklerini savunma noktasında hizmet verecek avukatların, alt yapısı iyi olmayan üniversitelerde, kaliteli öğreticiler tarafından şekillendirilmeden, alelade bir şekilde mesleğe atılmaları avukatların “ne kadar mesleki yeterliliğe haiz olabilirler ki!” sorunsalını gündeme getirmektedir. Bu konuda ki takdirleri sizlere bırakıyorum.

Türkiye’de avukatların sorunları neler? Çözüm yolları için önerileriniz?

TEMEL EKEN: Türkiye’de aıvukatların en büyük sorunu avukata tanınan haklara saygı duyulmamasıdır. Haklarımızı bazen aynı okuldan mezun olduğumuz arkadaşlarımız olan; hakim ve savcılara karşı bile savunmamız gerekmektedir. Genelde devlet daireleri ile olan işlerimizi yürütürken, kamu personelinin avukatların hakları konusunda yeterli eğitimi almamış olması, keyfi davranışları beraberinde getirmektedir. Bu durum ise mesleğimizin ifasında biz avukatların sorunlar yaşamasına neden olmaktadır.

Çok sayıda hukuk fakültesinin açılması ülkemizin bir başka sorunu olarak karşımıza çıkmaktadır. Bugün itibari ile hukuk fakültelerinde 90.000’e yakın öğrenci bulunmaktadır. Çok sayıda avukatın her yıl mesleğe katılması, aslında yeni avukata ihtiyaç olmayan ülkemizde başka sorunları da beraberinde getirmektedir. Bu sorunlardan en önemlisi; avukatlık sınavı bulunmayan ülkemizde mesleğe yeni başlayan arkadaşların, mesleki yeterliliğinin bulunup bulunmadığıdır. Mesleki yeterliliği sorgulamaya açık olan meslektaşlarımızın tüm mahkemelerde avukatlık yapabiliyor olması, temsil edilen kişilerin haklarının gereği gibi savunulup-savunulmadığı sorunsalını beraberinde getirmektedir. Uzmanlık yeteneğine sahip olmayan çok sayıda avukatın bulunması; bir an önce para kazanmak isteyen avukat arkadaşların uzman olmadığı birçok konuda dava kabul etmesine, bunun sonucu olarak mesleğin itibarsızlaşmasına yol açmaktadır. Çözüm olarak; 1-) Hukuk fakültesi öğrencisi alırken ülkemizin ihtiyacı oranında planlar yapılması, 2-) Mesleğe kabul için mutlaka avukatlık sınavı getirilmesi, 3-) Meslekte oluşan kıdeme ve uzmanlığa bağlı olarak mahkemelerde görev yapabilme konusunda sertifikasyon planlamasının yapılması, 4-)Kamu personellerine, avukatların sahip olduğu hakların, Adalet Bakanlığı ile Türkiye Barolar Birliği’nin birlikte hareket ederek planlayacağı meslek içi eğitimler ile anlatılması, şeklinde çalışmaların çözüm olabileceğini değerlendirmekteyiz.

Tekrar dünyaya gelseydiniz yine hukukçu olur muydunuz ?

TEMEL EKEN: Tekrar dünyaya gelse idim yine hukukçu olur muydum? Bu soruyu birçok kez kendime sorduğumu hatırlıyorum. Her seferinde verdiğim cevap “evet olurdum” şeklinde olmuştur. Mesleğin tüm zorluklarına rağmen adaletin tesisine katkıda bulunmak benim için apayrı bir mutluluk kaynağı, sanırım dünyaya yeniden gelsem bu mutluluktan asla vazgeçmezdim. Dedi.

Bizler enerji medyasında ; Temel EKEN ‘ e

ifadelerinde ”Geç gelen adalet, adalet değildir.”

Sözlerinden hareket ederek ; adaleti hukuk sisteminin savunuculuğunun yanı sıra ;tevazu ve sabır ile adalet ve adil olmanın mutlak bir gün doğru ve doğruların yanında anlayışını destekliyor.

Ülkesine ve Ankara ‘ya yapmış ve yapacağı tüm hizmetlerden,Ülkesine olan sevgisi -sadakatinden , Hukuk sisteminde yeni jenerasyonlara sağlayacağı katkılardan ,Meslektaşları ile olan dayanışma ve birliktelik anlayışından ,Yasa ve yasaların ilk temel amacı olan insanlara güçlü ve vicdanlı olması hususlarından ; en önemlisi Hak ve Adalet sisteminde doğru ve ilkeli davranışlarından dolayı

İyi ki varsın Temel EKEN diyor . başarılı yarınlar diliyoruz.

Saygılarımla .

Levent Kandemir

Önceki HaberSonraki Haber

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Emine Erdoğan, 5 Aralık Dünya Kadın Hakları Günü etkinliğine katıldı 0 91502

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, AK Parti Kadın Kolları tarafından düzenlenen 5 Aralık Dünya Kadın Hakları Günü programına katıldı. Emine Erdoğan programda yaptığı konuşmada, kadınların olmadığı bir siyasi ve toplumsal yaşamda, toplumsal ilerlemeden bahsedilemeyeceğinin altını çizdi.

Türk kadınının seçme ve seçilme hakkını elde etmesinin 84. yıl dönümü vesilesiyle AK Parti Genel Merkezi’nde gerçekleştirilen programda, AK Parti teşkilatına mensup kadınlara hitap eden Emine Erdoğan, 5 Aralık’ın Türkiye’de kadınların seçme ve seçilme hakkı dolayısıyla bir milat olduğunu söyledi. Emine Erdoğan, kadınların olmadığı bir siyasi ve toplumsal yaşamda, toplumsal ilerlemeden bahsedilemeyeceğinin altını çizdi.

“FARKLI DİN, DİL VE ETNİK KÖKENE SAHİP TÜM KADINLARIMIZLA HUZUR İÇİNDE YAŞAMAK İSTİYORUZ”

Yakın geçmişte başörtülü kadınlar için kayıp yıllar olsa da bu ayıbın ortadan kaldırıldığını söyleyen Emine Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “Çok şükür ki büyük mücadelelerin sonunda bu ayıp ortadan kalktı. Şimdi farklı din, dil, etnik kökene sahip tüm kadınlarımızla huzur içinde yaşamak istiyoruz. Nazım’ın dediği gibi: ‘Yaşamak! Bir ağaç gibi tek ve hür! Bir orman gibi kardeşçesine!’ Yaşayacaksak hep beraber, birbirimize saygı göstererek, farklılıklarımızı bağrımıza basarak yaşayacağız. Belli bir zümrenin inanç ve ideolojileri, varlığını başka yaşam tarzlarını istila ederek devam ettiriyorsa, bu gözyaşından beslenmektir. Allaha şükür ki gözyaşı artık kimsenin ekmeğine katık olmuyor.

AK Parti’de kadınların yerine değinen Emine Erdoğan, “Kadının değiştirici ve dönüştürücü gücü partimizin en önemli yakıtıdır. Partimizde kadınlar hiçbir zaman ikincil görevlerde düşünülmedi. Kadınlar hiçbir zaman siyasetin nesnesi yapılmadı. Onları her zaman siyasetin öznesi olarak gördük, görmeye de devam edeceğiz” dedi.

Yerel seçimler yaklaşırken, AK Parti’nin ince işçilik döneminde kadın duyarlılığına olan ihtiyaca vurgu yapan Emine Erdoğan, şunları söyledi: “Türkiye’nin ihtiyaçlarını ilmek ilmek örmeliyiz. Kadın duyarlılığının, zevkinin yansımasını özellikle şehirlerimizde görmeliyiz. Kültür, sanat ve çevre konuları, yeni dönemin esas meseleleridir.”

Toplantıya, AK Partili kadın milletvekilleri ve bakanlar ile kadın kolları il başkanları ve teşkilat mensubu kadınlar katıldı.

“Latin Amerika ve Karayipler bölgesindeki ülkelerle ikili ve çok taraflı ilişkilerimizi geliştirmeye devam edeceğiz” 0 51451

Cumhurbaşkanı Erdoğan; Arjantin, Paraguay ve Venezuela ziyaretlerinin ardından yaptığı basın açıklamasında, “Yaptığımız görüşmelerin Paraguay ve Venezuela ile ilişkilerimize olumlu etkilerini önümüzdeki dönemde daha net bir şekilde göreceğimize inanıyorum. Açılım politikamızda önemli bir yer tutan Latin Amerika ve Karayipler bölgesindeki ülkelerle ikili ve çok taraflı ilişkilerimizi önümüzdeki dönemde de geliştirmeye devam edeceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan; Arjantin, Paraguay ve Venezuela’yı kapsayan Latin Amerika ziyaretini tamamlayarak yurda döndü. Ankara Esenboğa Havalimanı’na inişte basın toplantısı düzenleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, ziyaretiyle ilgili değerlendirmelerde bulundu ve basın mensuplarının sorularını cevaplandırdı.

“YASA DIŞI GÖÇ KONUSUNDA GÖRÜŞ ALIŞVERİŞİNDE BULUNDUK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan Arjantin’de düzenlenen G20 Liderler Zirvesi’nde “Adil ve Sürdürülebilir Kalkınma İçin Oydaşma” ana teması çerçevesinde küresel ticaret ve ekonominin karşı karşıya kaldığı sınamaları, altyapı yatırımlarının artırılmasını, modern vergi sistemlerinin tesisini, uluslararası finansal sistemde ortaya çıkan yeni risk ve kırılganlıkları ele aldıklarını ifade etti.

Zirve sırasında terörle mücadeleye verdikleri önemi tekrarladıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu mücadelenin ayrım yapmadan terörün tüm formlarına karşı dayanışma ve samimiyetle yapılması gereğinin altını çizdiklerini belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, zirvede ele alınan konularla ilgili olarak şunları kaydetti: “Günümüzün en büyük insani sınamalarından olan yasa dışı göç konusunda da görüş alışverişinde bulunduk. Zira dünyada en büyük göç yolunun, en büyük mülteci ev sahipliğine bizzat örneklik yapan bir ülke olarak bu konuları işleme durumunda olduk. Tabii bu kapsamda yaptığımız ve tüm dünya tarafından takdirle karşılanan çalışmalara da değindik. Bu alandaki çabaların bütüncül bir anlayışla gerçekleştirilmesi zaruretine değinirken uluslararası sorumluluk ve yük paylaşımı üzerinde durduk. İklim ve enerji, dijital ekonomi, tarım, eğitim, istihdam, cinsiyet eşitliği de zirve sırasında tartıştığımız konular arasında yer aldı.”

CUMHURBAŞKANI SEVİYESİNDE PARAGUAY VE VENEZUELA’YA İLK ZİYARET

Önümüzdeki yıl Osaka’da Japonya’nın dönem başkanlığında yapılacak G20 Liderler Zirvesi’nde kaliteli altyapı yatırımlarının sayısının arttırılması konusunda mutabakata varıldığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “G20 marjında ayrıca Rusya, Birleşik Krallık, Amerika Birleşik Devletleri, Şili, Arjantin, Hollanda ve Japonya liderleriyle ikili görüşmeler gerçekleştirdik. G20 Zirvesi’nin ardından ziyaretim vesilesiyle Arjantin’deki Müslüman liderlerle bir araya geldim. G20 Zirvesi’ne katılımımızın ardından milletvekili, bürokratlarımız ve iş adamlarımızdan oluşan geniş katılımlı heyetimizle birlikte 2-3 Aralık tarihlerinde de Paraguay ve oradan da Venezuela’ya geçtim ve Cumhurbaşkanı seviyesinde bu iki ülkeye Türkiye’nin ilk Cumhurbaşkanı resmi ziyaretini gerçekleştirmiş olduk” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2015 ve 2016 yıllarında gerçekleştirilen gezilerden sonraki üçüncü Latin Amerika ziyaretinde Paraguay’da da temaslarda bulunduğunu belirterek şunları söyledi: “Paraguay’da Devlet Başkanı Mario Abdo Benitez’le biraraya gelerek baş başa ve heyetler arası görüşmemizi yaptık. Bu vesileyle ikili ilişkilerimizin durumunu ele alıp önümüzdeki dönemde Paraguay’la üst düzey ziyaretleri gerçekleştirmenin kararlılığı içerisinde olacağız. Bu ziyaretler sebebiyle de gerek ikili ticaret hacminin, gerek siyasi noktadaki geleceğe yönelik dayanışmanın bunlar önemli birer vesilesi oluyor. Bu vesileyle ikili ilişkilerimizin durumunu ele aldığımız Paraguay’ın gerçekten bizler için de önemli bir dost olduğunu gördüm ve Türkiye’ye karşı olan ilgi ve alakaları bizleri de mutlu etti.”

“YAPTIĞIMIZ GÖRÜŞMELER PARAGUAY’LA UZUN VADELİ İŞ BİRLİKLERİNE KAPI ARALAYACAK”

Konuşmasında Paraguay ziyaretinden kısa bir süre önce Asuncion Büyükelçiliği’ni faaliyete geçirdiklerini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Onlar da Türkiye’deki Büyükelçiliklerini açacaklar. Ve bizim agremanımızı anında verdiler ve biz de onların, yani gittiğimizden 10 gün önce kabulü gerçekleştirdiler ki bu da tabii ülkemize verdikleri önemin ayrı bir ifadesi. Paraguay da ülkemizde kısa bir süre içerisinde elçiliğini açacak, tabii aynı hassasiyeti biz de onlara göstereceğiz. Büyükelçiliğimizle birlikte yakın zamanda ülkemizde açılacak olan Paraguay Büyükelçiliği’nin ilişkilerimize yeni boyut kazandıracağına, yaptığımız görüşmelerin Paraguay’la uzun vadeli iş birliklerine kapı aralayacağına inanıyorum” şeklinde konuştu.

TÜRKİYE-VENEZUELA İŞ FORUMU

umhurbaşkanı Erdoğan, Latin Amerika ziyaretinin son durağı olan Venezuela temaslarına yönelik olarak da şunları kaydetti: “Ziyaretimizin ikinci ayağında bölgede önemli bir ortak olarak gördüğümüz Venezuela’da çeşitli temaslarda bulundum. Bu çerçevede Cumhurbaşkanı dostum Nicolas Maduro’yla biraraya gelerek ikili ilişkilerimizi ayrıntılı bir şekilde ele alma fırsatımız oldu. Somut iş birliği imkânlarını ele aldık. Venezuela’yla mevcut ilişkilerimizi ve iş birliğimizi geliştirmek amacıyla çeşitli alanlarda toplam 9 adet belgenin imzasına hep birlikte şahit olduk. İkili ilişkilerin daha üst seviyeye taşınmasına, bu çerçevede atılması gereken adımlara dair Başkan Maduro’yla imzaladığımız ortak bildiri de bu metinler arasında yer almıştır. Caracas’ta ayrıca 250 kadar iş insanının katılımıyla iş formunun icrasını gerçekleştirdik.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan gezi vesilesiyle yapılan görüşmelerin Paraguay ve Venezuela’yla ilişkilere olumlu etkilerinin önümüzdeki dönem de daha net bir şekilde görüleceğini söyleyerek sözlerini şöyle tamamladı: “Açılım politikamızda önemli bir yer tutan Latin Amerika ve Karayipler bölgesindeki ülkelerle ikili ve çok taraflı ilişkilerimizi önümüzdeki dönemde de geliştirmeye devam edeceğiz. Tabi bu 17-18 saat süren yolculuklar bunlar nonstop gittiğimiz için 17-18 saat demek eski usul olmuş olsa herhalde 2 günden aşağı buralara ulaşmak mümkün değildi. Bunlar da tabi ülkemizin nereden nereye geldiğini göstermesi bakımından önemli. Bundan dolayı tüm emeği geçenlere tabi çok çok teşekkür ediyoruz. Sayın bakanlarımıza çünkü G-20 öncesi bakanlarımızın Arjantin’le yoğun bir iş birliği toplantıları oldu. Burada şerpalar, şerpa yardımcıları bunların çalışmaları oldu. Hazine ve Maliye Bakanımızın riyasetinde ekibiyle ve diğer gerek kadın, gerek genç noktasında yapılan toplantılar hakikaten ikili ilişkilerimizi nereden nereye taşıdığı bakımından önem arz ediyor. Ve bundan sonraki süreçte de Türkiye buralardaki önemini ortaya koymaya devam edecektir.

SUUDİ GAZETECİ CEMAL KAŞIKÇI’NIN ÖLDÜRÜLMESİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan açıklamanın ardından basın mensuplarının sorularını cevaplandırdı. Bir gazetecinin G20 Liderler Zirvesi’nde konuşulanlar ile ilgili sorusuna yönelik olarak, sadece liderlerin katıldığı bölümde Cemal Kaşıkçı konusunun gündeme geldiğini, buna mukabil bütün ikili görüşmelerde bu konunun konuşulduğunu belirtti. Kendisinin zirvenin son günü gerçekleştirdiği basın toplantısında Cemal Kaşıkçı meselesini etraflıca anlatma fırsatı bulduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İşin başından şu ana kadar gelinen noktayı da oradaki uluslararası medyaya ifade etme fırsatım oldu bunu onlarla da paylaştık. Tabii ki terörle mücadeleyi orada yine paylaşma imkânımız oldu. Bundan sonraki süreçte de özellikle bunun üzerinde ısrarla duracağız. Tabii işin Paraguay ayağında olsun, Venezuela ayağında da olsun oralarda da özellikle terör meselesi gündemimizde olan maddelerdi onlarla da bunu görüşme fırsatını yakaladım” ifadelerini kullandı.

“SAYIN BAHÇELİ İLE BİR ARAYA GELMEMİZ VAZGEÇİLMEZDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir gazetecinin yerel seçimler ve Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile görüşmesine dair sorusuna cevaben daha önce başlayan görüşmelerle teknik detaylarının çalışıldığını belirterek, “Bu teknik çalışmayı nereye kadar getirdiler, ne durumda bunu kendilerinden dinleyeceğiz. Dinledikten sonra da tabii ki bu süreç içerisinde Sayın Bahçeli ile bir araya gelmemiz vazgeçilmezdir, muhakkak bir araya gelmemiz gerekir. Çünkü biliyorsunuz bazıları rahat durmaz, durmadan karıştırmanın gayreti içerisine girer, onlara bu fırsatı vermemek için Cumhur ittifakını çok sağlam, çok diri tutmamız gerekiyor ve inşallah 31 Mart’a da böyle gideceğiz” dedi.

“İSTANBUL ADAYIMIZLA İLGİLİ TABANDAN TAVANA BİR ÇALIŞMA YÜRÜTÜYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan AK Parti’nin İstanbul Belediye Başkan adayının belirlenme sürecine yönelik bir soru üzerine de şunları kaydetti: “İstanbul, Türkiye’de en önemli ilimiz, Bu ilimizde yapacağımız çalışmayı çok çok önemsiyoruz. Arkadaşlarımızla tabandan tavana bir çalışma yürütüyoruz. İlçelerimizde durum nedir bunu görelim istiyoruz. Zira önemli sayıda ilçe belediye başkanlıklarının değişmesi söz konusu. Şu anda bununla ilgili de yine arkadaşlarımız çalışmalarını sürdürüyorlar. Ama bu arada da tabii Ankara ihmal edilemez, Ankara’da da malum Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde bütçe görüşmeleri var. Tabii ki bu bütçe görüşmelerini Meclis Başkanı’mızın yönetmesinden daha doğal, daha tabii bir şey olamaz. Bu süreci ayın 10’u ile 22’si arasında yine Sayın Meclis Başkanı götürecektir, yürütecek, takip edecektir en azından. Onun için İstanbul’la ilgili biraz sabırlı olacağız. Nihai kararımızı önce tabanı şöyle yoluna koyduktan sonra adımımızı atıp kararımızı vereceğiz.”

İKİNCİ 100 GÜNLÜK EYLEM PLANI

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ikinci 100 günlük eylem planının ne zaman açıklanacağı ile ilgili bir soru üzerine de “Konuyla ilgili olarak da yine bakan arkadaşlarımız çalışmalarını, bütün bürokrat, teknokrat kadrolarıyla yürütüyorlar. Bu çalışmaları Başkan Yardımcım Fuat Bey bizzat koordine ediyor ve çalışma bittiği anda ilanını yapacağız. İkinci 100 günlük programımızı da inşallah tüm halkımızla paylaşacağız” cevabını verdi.