İyi ki Varsın : Temel EKEN 0 11561

4000 yıllık tarihi ile bir çok medeniyetleri bağrında yaşatmış,Osmanlıdan Kurtuluş savaşı yıllarına kadar ,lojistik önem taşıyan ovaları ,kalesi ve kahraman ve mert insanları,zeybekleri ile , Cumhuriyet yıllarından ,Günümüze tarım,sanayi ve endüstri alanlarında ayrıca Ülkemizin Siyasi ve bürokrasi alanında yerini almış , 1923 yılında Cumhuriyetin ilanı ile CUMHURİYET’ e ev sahipliği yapma görevine ,Mustafa Kemal Atatürk tarafından layık görülmüş Başkentimiz ; ANKARA

Bugün yaptığımız İyi ki varsın yazı dizimizin konuğu ;Temel EKEN ,kendisi Ankara doğumlu Avukat , Kendisi ile hukuk ve siyasal Bilgiler hakkında yaptığımız söyleşide ;

Sizi tanıyabilir miyiz ?

TEMEL EKEN: 1979 yılında Ankara’da dünyaya geldim. İlkokulu Hasan Özbay İlkokulunda, ortaokul ve liseyi Ömer Seyfettin Lisesi’nde, lisans eğitimimi Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde tamamladım. 2002 yılında Ankara Barosuna kayıt oldum ve Temel Eken Hukuk Bürosunu kurdum. 2002 yılından bu yana serbest Avukatlık yapmaktayım. Çeşitli sivil toplum kuruluşlarında başkanlık ve yönetim kurulu üyeliklerinde bulundum. Evli ve bir kız çocuk babasıyım. İyi bir Beşiktaş taraftarıyım. Ülkemizde hukukun üstün kılınabilmesi için avukatlık mesleğinin son derece önemli olduğuna inanmaktayım.

Temel Eken Hukuk Bürosu hakkında bize neler söylersiniz?

TEMEL EKEN: Temel Eken Hukuk Bürosu alanında uzman, hukukun üstünlüğüne gönül vermiş avukatları bir araya getirmiş bir organizasyondur. Aynı zamanda mesleğin staj aşamasında olan

hukukçular için de bir akademi niteliğindedir. Hukuk büromuz dinamik ve çalışkan kadrosu ile yerli ve yabancı şahıs ve şirketlere ulusal ve uluslararası hukuk alanlarında kaliteli avukatlık ve danışmanlık hizmeti vermeyi amaçlamaktadır. Ülkemizin birçok noktasında konusunda deneyimli çözüm ortağı ofislerle iş birliği yapmaktadır. Ofisimizde; ticaret hukuku, borçlar hukuku, iş hukuku, şirketler hukuku, icra iflas hukuku, sosyal güvenlik hukuku, idare hukuku, enerji hukuku, vergi hukuku, gayrimenkul hukuku ve ceza hukuku alanlarında uzman avukatlar tarafından profesyonel hizmetler sunulmaktadır. Birçok yerli ve yabancı şirkete hukuki danışmanlık hizmeti de verilmektedir. Hukuk büromuzca verilen hizmetlerde; yürürlükteki kanunlar, her türlü yerli ve yabancı hukuk kuralları ve gelişen dünyanın teknik, bilişim ve yönetsel ihtiyaçları dikkate alınmaktadır. Sunduğumuz hizmetlerde yegâne amacımız ihtiyaçlara hızlı, kaliteli ve güvenli cevap verebilmek; müvekkillerimiz ve ofisimiz yönünden en üst düzey verimliliği ve memnuniyeti sağlamaktır.

Sanayici ve iş adamları size ne gibi sorunları getiriyor?

TEMEL EKEN: Ticari şirketler; mal ve hizmet üretmek, üretilen mal ve hizmeti satmak ve ondan kazanç sağlamak amacıyla hareket ederler. Hiçbir şirket zarar etmek amacı ile hareket etmez. Eş söyleyişle şirketlerin amacı kâr elde etmektir. Türkiye’de şirketler genelde bir bütçe ve nakit akış disiplini ile hareket etmemekte, sermayesinden daha fazla borçlanmaktadır. Ofisimize başvuran şirketlerin önündeki fırsat ve riskler arasında ki bağlantıları iyi okuyamaması nedeniyle borç ve alacak ilişkilerini yönetirken sorun yaşadıkları, özellikle alacakların tahsili noktasında ciddi tıkanıklıklar yaşadığını görmekteyiz. Hal böyle olunca şirketlerin son dönemde, icra iflas hukukundan kaynaklanan sorunlar nedeni ile ofisimize yoğun şekilde başvurduklarını gözlemekteyiz. Ofis olarak yoğun çalıştığımız bir diğer alan iş hukukudur. İş hukuku,

iş adamlarımızın en yoğun hukuki danışmanlığa ihtiyaç duyduğu alanlardan biridir. Günümüzde, geleneksel işçi-işveren ilişkisini sürdürmeye çalışan işverenler, uyuşmazlık mahkemeye yansıdığında ciddi bedeller ödemek zorunda kalabilmektedir. Kanun gereği işçi lehine yorum yapan mahkemelere uyuşmazlık yansımadan sorunları çözmek çok önemli bir hal almıştır. Yine de uyuşmazlık mahkemeye yansıyacaksa yapılacak savunmaların hukuki altyapısı yeterli ve sağlam olmalıdır. Aksi durumda haklılığı iddia etmenin işverene faydası olmayacaktır.

Davalar ne kadar sürüyor?

TEMEL EKEN: Davalar maalesef kısa sürmemektedir. Hatta birçok davayı bitirdiğimizde müvekkillerimizin bize ilk getirdikleri önemi taşımadıklarını görmekteyiz. ”Geç gelen adalet, adalet değildir.” Sözünün ne kadar doğru olduğunu yaşayarak görmekteyiz. Ankara’da duruşma aralığı 3-4 ay civarındadır. Yasa gereği tarafların yaptığı işlemler genelde iki haftalık kesin süreye bağlanmıştır. Taraflar 2 haftada işini bitirdikten sonra 2,5-3,5 ay duruşma günü beklemektedir. Hal böyle olunca davaların kısa sürmesi mümkün olmamaktadır. Son dönemde yargılamaların kısa sürede bitirilmesi adına yapılan çalışmaları yakından takip etmekteyiz. Temennimiz yapılan çalışmaların yargılama sürelerini ciddi şekilde kısaltmasıdır.

Adli yargı hangi sıkıntılarla karşı karşıya ?

TEMEL EKEN: Bence adli yargının en büyük sıkıntısı, hâkimlerin uzmanlaşmasına izin veren bir sistemin yokluğudur. Örneğin; bugün ceza hâkimi olan bir yargıç, bir sonra ki tayininde iş mahkemelerine atanabilmektedir. Hâkimlerin ve mahkemelerin uzmanlaşmasını sağlamak, davaların kısa sürede bitmesini sağlayacak, en adil kararlar uzman hâkimler tarafından verilebilecektir.Bir diğer sıkıntı son yıllarda yaşanan toplumsal dejenarasyon sonucu her

uyuşmazlığın adliyeye taşınması sonucu oluşan iş yoğunluğudur. İş mahkemesi ile sınırlı “zorunlu arabuluculuk” müessesesinin diğer mahkemeleri de kapsayacak şekilde genişletilmesi, uyuşmazlık mahkemeye taşınmadan önce bu davalarda çözüm olabilecek, davaları daha da kısaltabilecektir. Yine Ankara’ya özgü bir başka sorun da çok fazla adliye olması nedeniyle oluşan zaman kaybıdır. Adliyelerin tek bir çatı altında toplanması bu sorunu çözebilecektir.

Avukat olmanın cazibesi kaldı mı ?

TEMEL EKEN: 2002 yılında mesleğe başladığımda çok cezbedici bir meslek olarak kabul edilen avukatlık, günümüzde aynı cazibeyi taşımamaktadır. Maalesef, kuruluş maliyeti çok düşük olan hukuk fakültesi, yeni kurulan her üniversitenin açmak istediği ilk tercih olmuştur. Bunun sonucunda her yıl ülkenin ihtiyacından daha fazla hukukçu yetiştirilmektedir. İnsanların temel hak ve özgürlüklerini savunma noktasında hizmet verecek avukatların, alt yapısı iyi olmayan üniversitelerde, kaliteli öğreticiler tarafından şekillendirilmeden, alelade bir şekilde mesleğe atılmaları avukatların “ne kadar mesleki yeterliliğe haiz olabilirler ki!” sorunsalını gündeme getirmektedir. Bu konuda ki takdirleri sizlere bırakıyorum.

Türkiye’de avukatların sorunları neler? Çözüm yolları için önerileriniz?

TEMEL EKEN: Türkiye’de aıvukatların en büyük sorunu avukata tanınan haklara saygı duyulmamasıdır. Haklarımızı bazen aynı okuldan mezun olduğumuz arkadaşlarımız olan; hakim ve savcılara karşı bile savunmamız gerekmektedir. Genelde devlet daireleri ile olan işlerimizi yürütürken, kamu personelinin avukatların hakları konusunda yeterli eğitimi almamış olması, keyfi davranışları beraberinde getirmektedir. Bu durum ise mesleğimizin ifasında biz avukatların sorunlar yaşamasına neden olmaktadır.

Çok sayıda hukuk fakültesinin açılması ülkemizin bir başka sorunu olarak karşımıza çıkmaktadır. Bugün itibari ile hukuk fakültelerinde 90.000’e yakın öğrenci bulunmaktadır. Çok sayıda avukatın her yıl mesleğe katılması, aslında yeni avukata ihtiyaç olmayan ülkemizde başka sorunları da beraberinde getirmektedir. Bu sorunlardan en önemlisi; avukatlık sınavı bulunmayan ülkemizde mesleğe yeni başlayan arkadaşların, mesleki yeterliliğinin bulunup bulunmadığıdır. Mesleki yeterliliği sorgulamaya açık olan meslektaşlarımızın tüm mahkemelerde avukatlık yapabiliyor olması, temsil edilen kişilerin haklarının gereği gibi savunulup-savunulmadığı sorunsalını beraberinde getirmektedir. Uzmanlık yeteneğine sahip olmayan çok sayıda avukatın bulunması; bir an önce para kazanmak isteyen avukat arkadaşların uzman olmadığı birçok konuda dava kabul etmesine, bunun sonucu olarak mesleğin itibarsızlaşmasına yol açmaktadır. Çözüm olarak; 1-) Hukuk fakültesi öğrencisi alırken ülkemizin ihtiyacı oranında planlar yapılması, 2-) Mesleğe kabul için mutlaka avukatlık sınavı getirilmesi, 3-) Meslekte oluşan kıdeme ve uzmanlığa bağlı olarak mahkemelerde görev yapabilme konusunda sertifikasyon planlamasının yapılması, 4-)Kamu personellerine, avukatların sahip olduğu hakların, Adalet Bakanlığı ile Türkiye Barolar Birliği’nin birlikte hareket ederek planlayacağı meslek içi eğitimler ile anlatılması, şeklinde çalışmaların çözüm olabileceğini değerlendirmekteyiz.

Tekrar dünyaya gelseydiniz yine hukukçu olur muydunuz ?

TEMEL EKEN: Tekrar dünyaya gelse idim yine hukukçu olur muydum? Bu soruyu birçok kez kendime sorduğumu hatırlıyorum. Her seferinde verdiğim cevap “evet olurdum” şeklinde olmuştur. Mesleğin tüm zorluklarına rağmen adaletin tesisine katkıda bulunmak benim için apayrı bir mutluluk kaynağı, sanırım dünyaya yeniden gelsem bu mutluluktan asla vazgeçmezdim. Dedi.

Bizler enerji medyasında ; Temel EKEN ‘ e

ifadelerinde ”Geç gelen adalet, adalet değildir.”

Sözlerinden hareket ederek ; adaleti hukuk sisteminin savunuculuğunun yanı sıra ;tevazu ve sabır ile adalet ve adil olmanın mutlak bir gün doğru ve doğruların yanında anlayışını destekliyor.

Ülkesine ve Ankara ‘ya yapmış ve yapacağı tüm hizmetlerden,Ülkesine olan sevgisi -sadakatinden , Hukuk sisteminde yeni jenerasyonlara sağlayacağı katkılardan ,Meslektaşları ile olan dayanışma ve birliktelik anlayışından ,Yasa ve yasaların ilk temel amacı olan insanlara güçlü ve vicdanlı olması hususlarından ; en önemlisi Hak ve Adalet sisteminde doğru ve ilkeli davranışlarından dolayı

İyi ki varsın Temel EKEN diyor . başarılı yarınlar diliyoruz.

Saygılarımla .

Levent Kandemir

Önceki HaberSonraki Haber

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“82 milyon kardeş olduğu sürece, Türkiye’ye yönelik saldırılar milletimizin çelikten iradesi karşısında hezimete uğrayacak” 0 88003

Cumhurbaşkanı Erdoğan, iç güvenlik birimleriyle iftar programında yaptığı konuşmada, “Birlik ve beraberliğimizi muhafaza ettiğimiz müddetçe Allah’ın izniyle hiç kimse Türk milletine bir daha geçmişteki acıları yaşatamayacaktır. 82 milyon kardeşliğine titrediği sürece Türkiye’ye yönelik saldırılar milletimizin çelikten iradesi karşısında hezimete uğrayacaktır” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Avrasya Gösteri ve Sanat Merkezi’nde düzenlenin iftar programında, iç güvenlik birimleri mensuplarıyla bir araya geldi. Programda bir konuşma yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, iftar yemeğini düzenleyen İçişleri Bakanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı ile Sahil Güvenlik Komutanlığı’na teşekkür etti.

Konuşmasının başında tüm şehitleri kemal-i edeple yâd ederek, Allah’tan rahmet dileyen, gazilere de minnettarlığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz şehitleriyle yaşayan, şühedanın ölmediğine inanan, iman eden bir dinin mensuplarıyız. Biz Macaristan’dan Japonya’ya, İngiltere’den Ürdün’e ve Yemen’e kadar dünyanın 34 farklı ülkesinde 78 şehitliği olan bir milletiz. Biz İstiklal Marşı’nda bile şehitliği arzulayan, şehitliği taltif eden şühedanın emanetini evlatlarına hatırlatan bir toplumuz. Bunun için Türkiye, dünyanın en büyük şehitliğidir diyoruz” diye konuştu.

“MİLLETİMİZİN BİRLİĞİNE KAST EDENLERE DÖKTÜKLERİ KANIN HESABINI SORMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

Geçtiğimiz günlerde annesiyle birlikte 11 aylıkken şehit düşen Bedirhan bebeğin katili teröristlerin yakalanarak adalete teslim edildiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bölücü terör örgütü başta olmak üzere bu milletin birliğine, beraberliğine, canından aziz bildiği değerlerine kast eden katil sürülerinden döktükleri her damla kanın hesabını misliyle sorduk, sormaya da devam edeceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 2,5 yılda 16’sı kırmızı listeden, 420 sözde üst düzey teröristin etkisiz hâle getirildiğini, yurtiçindeki terörist sayısının 700’lere kadar düşürüldüğünü, örgüte katılım ve terör örgütünün eylem kapasitesinde önemli gerilemeler yaşandığını açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde uzun yıllardan sonra sükûnet ve barış ortamının tesis edildiğini, terör örgütünün yuvasına dönüşmüş dağlara yeniden bahar geldiğini söyledi.

“SURİYE’NİN KUZEYİNDE BİR TERÖR KORİDORUNUN OLUŞMASINA KESİNLİKLE İZİN VERMEYECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “4 bin kilometrekareden fazla bir alanı terörden arındırarak bu bölgeleri Suriye’nin kuzeyinde adeta bir huzur adasına dönüştürdük. Daha birkaç yıl öncesine kadar zulüm, baskı ve etnik temizlikle anılan yerler Türkiye’nin çabaları sayesinde Türkiye’nin en güvenli şehirleri hâline geldi. Suriye’deki savaştan kaçıp da ülkemize sığınan 3,6 milyon mülteciden 320 bini tekrar vatanlarına dönme imkânı buldu. İnşallah çok yakında terör örgütünün tasallutu altında bulunan diğer bölgelere de bir gece ansızı girecek ve gereken temizliği yapacağız. Suriye’nin kuzeyinde ülkemize komşu bir terör koridorunun oluşmasına kesinlikle izin vermeyeceğiz. Suriyeli Kürt, Arap ve Türkmen kardeşlerimizin geleceğini yeni sömürge heveslerinin insafına teslim etmeyeceğiz.”

“BUGÜNÜN TÜRKİYE’Sİ, SU VERİLEN ÇELİK GİBİ, ARTIK DAHA DAYANIKLI VE DİRENÇLİ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ege Denizi’nde alınan tedbirlerle insan kaçakçılığının önüne geçildiğini, 15 Temmuz gecesi aralarında 63 polisin de olduğu 251 vatandaşı katleden FETÖ’cülere işledikleri cinayetlerin hesabını hukuk önünde sorduklarını anlatarak, mahkemelerin darbecilere mahkûmiyet kararları vermeye devam ettiğini, yurtdışında da diplomatik, hukuki ve istihbarat imkânları kullanarak FETÖ’cülere dünyayı dar ettiklerini vurguladı.

Türkiye’nin geçmişten bugüne kadar zorlu dönemlerden geçtiğini, her acı tecrübeden dersler çıkartmasını bilerek, üstesinden gelinen her badirenin iradelerini perçinlediğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Operasyonlara karşı bugünün Türkiye’si dünün Türkiye’sine göre tıpkı su verilen çelik gibi artık daha dayanıklı, daha dirençli hâle gelmiştir. Birlik ve beraberliğimizi muhafaza ettiğimiz müddetçe de Allah’ın izniyle hiç kimse Türk milletine bir daha geçmişteki acılarını yaşatamayacaktır. 82 milyon kardeşliğine titrediği sürece Türkiye’ye yönelik saldırılar milletimizin çelikten iradesi karşısında hezimete uğrayacaktır” değerlendirmesinde bulundu.

“BU HASSAS SÜREÇTE BİZLERE DÜŞEN MİLLETİN EMANETİNE SAHİP ÇIKMAKTIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin içinde bulunduğu hassas sürecin, güvenlik güçlerinin yükünü artırdığına dikkati çekerek, 23 Haziran’da tekrarlanacak İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerinde dünyanın gözünün Türkiye üzerinde olacağının altını çizdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz gecesi darbecilerin kazanmasını umutla bekleyenler bakıyorsunuz son günlerde farklı kollardan ülkemizi hedef almaya başladılar. Seçim öncesine yalan yanlış haberlerle insanımızın sinir uçlarıyla oynandığını görüyoruz. Sosyal medya manipülasyonlarıyla toplumsal gerilimi tırmandırmak için çok yoğun çaba harcanıyor. Bu hassas süreçte bizlere düşen milletin emanetine sahip çıkmaktır. Seçim güvenliğinin temini noktasında bugüne kadar takdire şayan bir başarı yakalayan emniyet teşkilatımızı, yalan yanlış bilgilerle töhmet altında bırakmak doğru değildir. 23 Haziran öncesinde herkesi bulunduğu makamın ağırlığına uygun şekilde davranmaya davet ediyorum” şeklinde konuştu.

“TÜRKİYE’Yİ İÇERİDEN VURANLARA HESABINI SORARIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TÜSİAD Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Tuncay Özilhan’ın “demokrasi hazımsızlığı kokan, üstüne bir de Türkiye’yi karalamak için istatistik cinliğine başvuran” konuşmasını üzüntüyle dinlediğini belirterek, şöyle devam etti: “17 yıl önce Türkiye’nin kişi başına millî geliri neydi? Bugün Türkiye’nin kişi başına millî geliri ne? Sen o gün neredeydin ekonomik olarak? Bugün neredesin? O günden bugüne sadece firman ne kadar büyüdü? Arkadaşların ne kadar güçlendi onu hiç masaya yatırmıyoruz. Ben sizin 17 yıl önceki durumunuzu da biliyorum, bugünkü durumunuzu da biliyorum. Yeri gelirse bunları da teşhir ederim. Ama şunu bilin ki: Türkiye’yi dışarıdan vuranlar vurmaya çalışıyor, ama içeriden vuranlara bunun hesabını sormasını da bilirim. Zira biz TÜSİAD’ın kasıtlı olarak Türkiye’yi alt sıralarda gösteren istatistiklerin illüzyonuna sığınmak yerine, mesela başlattığımız 2,5 milyonluk istihdam seferberliğine niçin destek vermiyor bunu da kendilerine hatırlatırım. Size burada iş düşmüyor mu? Dev fabrikalarınız var, holdingsiniz ne olur beş tane, 10 tane yanına işsiz insanı alsan? Neyini kaybedersin? Bunları dert edinmiyorsunuz. Onlara da bunu hatırlatıyorum.”

“EKONOMİNİN İMKÂNLARI DÂHİLİNDE, GÜVENLİK ÇALIŞANLARININ ÖZLÜK HAKLARINI İYİLEŞTİRECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TÜSİAD’ın politik tarafgirliğinden ziyade, Türkiye’nin ekonomik bağımsızlık mücadelesine yaptığı katkılarla gündeme gelmesini arzu ettiğini dile getirerek, “Daha bir hafta önce ziyaretime geldiniz, sizlerle biz neleri konuştuk. Bir hafta geçmeden yaptıkları açıklamalara bak. Unutmayalım ki bu ülke hepimizin ortak vatanıdır. Bu dolarlar, bu eurolar sizleri kurtarmaz, bu millet sizi kurtarırsa kurtarır, bunu da böyle bilin” dedi.

Anayasa’nın devleti bir arada tutan kilit taşı olduğuna, demokrasinin de bedelinin canla ödenen büyük bir kazanım olduğuna vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, kimsenin Türk demokrasisinde gedik açmaya, 70 yıllık kazanımları dinamitlemeye hakkı olmadığını söyledi.

“Ne milletin hakkına gireceğiz, ne de milletimizin hakkının gasp edilmesine izin vereceğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sorumluluk bilinciyle görevlerini hakkıyla nizamnamelere uygun yapmanın gayreti içinde olacaklarını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, güvenlik birimlerinin yanında yer almaya, ekonominin imkânları dâhilinde de özlük hakları başta olmak üzere, bu birimlerdeki çalışanların çalışma şartlarını iyileştirmeyi sürdüreceklerini açıkladı.

TÜRKİYE,ADANA, ADIYAMAN, AFYON, AĞRI, AMASYA, ANKARA, ANTALYA, ARTVİN, AYDIN, BALIKESİR, BİLECİK, BİNGÖL, BİTLİS, BOLU, BURDUR, BURSA, ÇANAKKALE, ÇANKIRI, ÇORUM, DENİZLİ, DİYARBAKIR, EDİRNE, ELAZIĞ, ERZİNCAN, ERZURUM, ESKİŞEHİR, GAZİANTEP, GİRESUN, GÜMÜŞHANE, HAKKARİ, HATAY, ISPARTA, MERSİN, İSTANBUL, İZMİR, KARS, KASTAMONU, KAYSERİ, KIRKLARELİ, KIRŞEHİR, KOCAELİ, KONYA, KÜTAHYA, MALATYA, MANİSA, KAHRAMANMARAŞ, MARDİN, MUĞLA, MUŞ, NEVŞEHİR, NİĞDE, ORDU, RİZE, SAKARYA, SAMSUN, SİİRT, SİNOP, SİVAS, TEKİRDAĞ, TOKAT, TRABZON, TUNCELİ, ŞANLIURFA, UŞAK, VAN, YOZGAT, ZONGULDAK, AKSARAY, BAYBURT, KARAMAN, KIRIKKALE, BATMAN, ŞIRNAK, BARTIN, ARDAHAN, IĞDIR, YALOVA, KARABÜK, KİLİS, OSMANİYE, DÜZCE,

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan Irak Başbakanı Abdulmehdi ile ortak basın toplantısı düzenledi 0 88779

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak Başbakanı Abdülmehdi ile düzenlediği ortak basın toplantısında, “Irak’ın siyasi birliği ve toprak bütünlüğünün korunması, istikrar ve güvenliğinin sağlanması, Irak siyasetimizin temelini oluşturuyor. Irak’ın zenginliği olan tüm etnik ve dini gruplar Türk halkının dostu ve kardeşidir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Irak Başbakanı Adil Abdülmehdi ile birlikte, gerçekleştirdikleri baş başa ve heyetler arası görüşmelerin ardından ortak basın toplantısı düzenledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının başında Irak halkının ve tüm İslam âleminin Ramazan-ı Şerifini kutladı.

“İKİLİ İLİŞKİLERİ TÜM BOYUTLARIYLA DEĞERLENDİRDİK”

Irak güvenlik güçlerini DEAŞ terörüne karşı elde ettikleri başarıdan dolayı tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu mücadelede şehit düşen Iraklı askerlere Allah’tan rahmet, yaralananlara acil şifalar diledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, görüşmelerde Türkiye-Irak ilişkilerini tüm boyutlarıyla değerlendirdiklerini, bölgesel gelişmeleri ele aldıklarını ifade ederek, “Irak’ın siyasi birliği ve toprak bütünlüğünün korunması, istikrar ve güvenliğinin sağlanması, Irak siyasetimizin temelini oluşturuyor. Irak’ın zenginliği olan tüm etnik ve dini gruplar, Türk halkının dostudur, kardeşidir” dedi.

Irak’ın uluslararası toplumla ilişkilerini geliştirme yönünde attığı adımları memnuniyetle müşahede ettiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak’ın bölgesel rolünü yeniden üstlenmesiyle barış ve istikrara daha önemli katkılar sağlayacağına inandığını söyledi.

Türkiye ve Irak’ın geçmişten bu yana ekonomi ve ticaret alanlarında kapsamlı iş birliğine sahip olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan; Türk yatırımcısının 2003 sonrasındaki terör ortamında dahi Irak’tan vazgeçmediğini, Irak’ın yeniden imarına katkıda bulunduğunu, bu uğurda Türk işçileri ve mühendislerinin canlarını dahi verdiğini kaydetti.

“20 MİLYAR DOLARLIK BİR TİCARET HACMİ BELİRLEDİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülke arasında 20 milyar dolarlık bir ticaret hacmi belirlediklerini ancak bu rakamı da yeterli görmediklerini sözlerine ekleyerek, bu yıl Irak’ta gerçekleştirilecek Yüksek Düzeyli Stratejik Konsey Toplantısı’nda bu hedefi güncelleyerek, daha yüksek bir rakamı hedef olarak belirleyebileceklerini bildirdi.

Bugünkü görüşmelerde Türk ve Iraklı iş adamlarının önündeki engellerin kaldırılması hususunda ahdi zeminin güncellenmesine dikkati çektiklerini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan; Irak’ın yeniden imarı, DEAŞ işgalinden en çok zarar gören bölgelerin kalkındırılması ve Irak’ın güneyine kadar uzanan bir ticaret koridoru tesis edilmesine öncelik verdiklerinin teyit edildiğini açıkladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Irak’ta mevcut Başkonsolosluklarımızı yeniden faaliyete geçirmek ve tedricen yenilerini açmak suretiyle Irak’ın tüm bölgeleriyle ilişkilerimizi zenginleştirmek istiyoruz” diye konuştu.

“KERKÜK-CEYHAN PETROL BORU HATTI BİR AN ÖNCE FAALİYETE GEÇİRİLMELİ”

Türkiye ve Irak arasında enerji sektöründe büyük bir iş birliği potansiyeli olduğuna vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Elektrik alanında, Irak’ın yakın vadede ihtiyacının karşılanmasına katkıda bulunabileceğimizi sayın başbakana ikili görüşmemde de ifade ettim. DEAŞ tarafından tahrip edilen Kerkük-Ceyhan Petrol Boru Hattı’nın bir an önce faaliyete geçirilmesinin önemine işaret ettik. Bölgemiz, geçtiğimiz yıl kuraklıktan, bu yıl ise yoğun yağışların sebebiyet verdiği sellerden etkilenmiştir. Türkiye olarak, geçtiğimiz yılki kuraklık döneminde Irak’a elimizden gelen desteği sağladık. Değişen iklim ve artan ihtiyaçlar dikkate alındığında, tüm ülkelerin ilmin, teknolojinin sağladığı imkânları en iyi şekilde kullanmaları mecburiyet hâline gelmiştir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sulama teknolojileri, atık su yönetim ve çevreci uygulamalarda suyun kullanımı konusunda Türkiye’nin tecrübelerinin altını çizerek, “Bu tecrübemizi Irak’la paylaşmak amacıyla bu alanda Özel Temsilcim Prof. Dr. Sayın Veysel Eroğlu başkanlığında 50 kişiden oluşan bir ‘Çalışma Grubu’ teşkil etmiş ve Irak’a münhasır bir Eylem Planı hazırlamıştır. Bugünkü görüşmemizde bunu da ele aldık” dedi.

“İKİ ÜLKE ARASINDA ASKERÎ İŞ BİRLİĞİ VE GÜVEN ANLAŞMASI YAPILMASI İSABETLİ OLACAK”

“Temaslarımızda DEAŞ, PKK ve FETÖ terör örgütleriyle mücadelemizin kararlılıkla sürdürülmesi ve bu alanda Türkiye-Irak arasında bir askerî iş birliği ve güven anlaşmasının yapılmasının isabetli olacağına karar verdik” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu doğrultuda dışişleri, içişleri ve istihbarat teşkilatı yetkililerinin en kısa zamanda ilgili görüşmeleri gerçekleştireceklerini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, görüş birliği içinde oldukları bir diğer konunun da Suriye’nin toprak bütünlüğün korunması ve meseleye kalıcı bir siyasi çözüm bulunması olduğuna dikkati çekerek, “Bu bağlamda, Irak’ın Astana platformunda gözlemci olarak yer almasını memnuniyetle karşılıyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

IRAK BAŞBAKANI ABDÜLMEHDİ: “İKİ ÜLKE VE BÖLGENİN ÇIKARINA OLACAK ADIMLARI BERABER ATABİLİRİZ”

Irak Başbakanı Adil Abdülmehdi de Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın misafirperverliğine teşekkür ederek, “Türkiye ve Irak iki komşu ülke, halkları kardeş ülkeler, ortak tarihe sahipler, ortak çıkarları bulunmakta. İnşallah geleceğimizi de beraberce, umut verici perspektif içerisinde beraber inşa edeceğiz” dedi.

“El ele vererek iki ülkenin ve bölgenin çıkarına olacak birçok adımı beraber atabiliriz” ifadesini kullanan Irak Başbakanı Abdülmehdi, “Türkiye eskiden olduğu gibi hâlen Irak’ın yanında yer almakta. Türkiye, en zor zamanlarda dahi Irak’ın yanında oldu, canlarını feda eden Türk kardeşlerimiz oldu, Irak’ta çalışan Türk işçilerinin, şoförlerinin hayatlarını kaybettiklerini biliyoruz. Türkiye’nin Iraklı sığınmacılara kucak açması da Irak tarafından asla unutulmayan bir konudur, müteşekkiriz” diye konuştu.

Irak Başbakanı Abdülmehdi, “Türkiye’nin topraklarına, bizim topraklarımızdan güvenlik tehdidi olmasını kabul etmemiz mümkün değil. Bunun için beraber çalışacağız. İki kardeş halk arasında ortak çıkarlar bağlamında hareketlerimizi sürdüreceğiz. Irak’ın maruz kalacağı tehdit ve tehlike aslında Türkiye’yi de tehdit edecektir. Düşmana karşı beraber mücadele etmeliyiz” ifadelerini kullandı.

Ortak basın toplantısı öncesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak Başbakanı Abdülmehdi ve iki ülke protokolüne iftar yemeği verdi.

Enerji petrol Medya Ceo -Mehmet Ali Setencioğlu Ankara

TÜRKİYE,ADANA, ADIYAMAN, AFYON, AĞRI, AMASYA, ANKARA, ANTALYA, ARTVİN, AYDIN, BALIKESİR, BİLECİK, BİNGÖL, BİTLİS, BOLU, BURDUR, BURSA, ÇANAKKALE, ÇANKIRI, ÇORUM, DENİZLİ, DİYARBAKIR, EDİRNE, ELAZIĞ, ERZİNCAN, ERZURUM, ESKİŞEHİR, GAZİANTEP, GİRESUN, GÜMÜŞHANE, HAKKARİ, HATAY, ISPARTA, MERSİN, İSTANBUL, İZMİR, KARS, KASTAMONU, KAYSERİ, KIRKLARELİ, KIRŞEHİR, KOCAELİ, KONYA, KÜTAHYA, MALATYA, MANİSA, KAHRAMANMARAŞ, MARDİN, MUĞLA, MUŞ, NEVŞEHİR, NİĞDE, ORDU, RİZE, SAKARYA, SAMSUN, SİİRT, SİNOP, SİVAS, TEKİRDAĞ, TOKAT, TRABZON, TUNCELİ, ŞANLIURFA, UŞAK, VAN, YOZGAT, ZONGULDAK, AKSARAY, BAYBURT, KARAMAN, KIRIKKALE, BATMAN, ŞIRNAK, BARTIN, ARDAHAN, IĞDIR, YALOVA, KARABÜK, KİLİS, OSMANİYE, DÜZCE,

HABER BURDA

TAKVİM

Ekim 2018
P S Ç P C C P
« Eyl   Kas »
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
293031