İyi ki Varsın : Temel EKEN 0 11531

4000 yıllık tarihi ile bir çok medeniyetleri bağrında yaşatmış,Osmanlıdan Kurtuluş savaşı yıllarına kadar ,lojistik önem taşıyan ovaları ,kalesi ve kahraman ve mert insanları,zeybekleri ile , Cumhuriyet yıllarından ,Günümüze tarım,sanayi ve endüstri alanlarında ayrıca Ülkemizin Siyasi ve bürokrasi alanında yerini almış , 1923 yılında Cumhuriyetin ilanı ile CUMHURİYET’ e ev sahipliği yapma görevine ,Mustafa Kemal Atatürk tarafından layık görülmüş Başkentimiz ; ANKARA

Bugün yaptığımız İyi ki varsın yazı dizimizin konuğu ;Temel EKEN ,kendisi Ankara doğumlu Avukat , Kendisi ile hukuk ve siyasal Bilgiler hakkında yaptığımız söyleşide ;

Sizi tanıyabilir miyiz ?

TEMEL EKEN: 1979 yılında Ankara’da dünyaya geldim. İlkokulu Hasan Özbay İlkokulunda, ortaokul ve liseyi Ömer Seyfettin Lisesi’nde, lisans eğitimimi Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde tamamladım. 2002 yılında Ankara Barosuna kayıt oldum ve Temel Eken Hukuk Bürosunu kurdum. 2002 yılından bu yana serbest Avukatlık yapmaktayım. Çeşitli sivil toplum kuruluşlarında başkanlık ve yönetim kurulu üyeliklerinde bulundum. Evli ve bir kız çocuk babasıyım. İyi bir Beşiktaş taraftarıyım. Ülkemizde hukukun üstün kılınabilmesi için avukatlık mesleğinin son derece önemli olduğuna inanmaktayım.

Temel Eken Hukuk Bürosu hakkında bize neler söylersiniz?

TEMEL EKEN: Temel Eken Hukuk Bürosu alanında uzman, hukukun üstünlüğüne gönül vermiş avukatları bir araya getirmiş bir organizasyondur. Aynı zamanda mesleğin staj aşamasında olan

hukukçular için de bir akademi niteliğindedir. Hukuk büromuz dinamik ve çalışkan kadrosu ile yerli ve yabancı şahıs ve şirketlere ulusal ve uluslararası hukuk alanlarında kaliteli avukatlık ve danışmanlık hizmeti vermeyi amaçlamaktadır. Ülkemizin birçok noktasında konusunda deneyimli çözüm ortağı ofislerle iş birliği yapmaktadır. Ofisimizde; ticaret hukuku, borçlar hukuku, iş hukuku, şirketler hukuku, icra iflas hukuku, sosyal güvenlik hukuku, idare hukuku, enerji hukuku, vergi hukuku, gayrimenkul hukuku ve ceza hukuku alanlarında uzman avukatlar tarafından profesyonel hizmetler sunulmaktadır. Birçok yerli ve yabancı şirkete hukuki danışmanlık hizmeti de verilmektedir. Hukuk büromuzca verilen hizmetlerde; yürürlükteki kanunlar, her türlü yerli ve yabancı hukuk kuralları ve gelişen dünyanın teknik, bilişim ve yönetsel ihtiyaçları dikkate alınmaktadır. Sunduğumuz hizmetlerde yegâne amacımız ihtiyaçlara hızlı, kaliteli ve güvenli cevap verebilmek; müvekkillerimiz ve ofisimiz yönünden en üst düzey verimliliği ve memnuniyeti sağlamaktır.

Sanayici ve iş adamları size ne gibi sorunları getiriyor?

TEMEL EKEN: Ticari şirketler; mal ve hizmet üretmek, üretilen mal ve hizmeti satmak ve ondan kazanç sağlamak amacıyla hareket ederler. Hiçbir şirket zarar etmek amacı ile hareket etmez. Eş söyleyişle şirketlerin amacı kâr elde etmektir. Türkiye’de şirketler genelde bir bütçe ve nakit akış disiplini ile hareket etmemekte, sermayesinden daha fazla borçlanmaktadır. Ofisimize başvuran şirketlerin önündeki fırsat ve riskler arasında ki bağlantıları iyi okuyamaması nedeniyle borç ve alacak ilişkilerini yönetirken sorun yaşadıkları, özellikle alacakların tahsili noktasında ciddi tıkanıklıklar yaşadığını görmekteyiz. Hal böyle olunca şirketlerin son dönemde, icra iflas hukukundan kaynaklanan sorunlar nedeni ile ofisimize yoğun şekilde başvurduklarını gözlemekteyiz. Ofis olarak yoğun çalıştığımız bir diğer alan iş hukukudur. İş hukuku,

iş adamlarımızın en yoğun hukuki danışmanlığa ihtiyaç duyduğu alanlardan biridir. Günümüzde, geleneksel işçi-işveren ilişkisini sürdürmeye çalışan işverenler, uyuşmazlık mahkemeye yansıdığında ciddi bedeller ödemek zorunda kalabilmektedir. Kanun gereği işçi lehine yorum yapan mahkemelere uyuşmazlık yansımadan sorunları çözmek çok önemli bir hal almıştır. Yine de uyuşmazlık mahkemeye yansıyacaksa yapılacak savunmaların hukuki altyapısı yeterli ve sağlam olmalıdır. Aksi durumda haklılığı iddia etmenin işverene faydası olmayacaktır.

Davalar ne kadar sürüyor?

TEMEL EKEN: Davalar maalesef kısa sürmemektedir. Hatta birçok davayı bitirdiğimizde müvekkillerimizin bize ilk getirdikleri önemi taşımadıklarını görmekteyiz. ”Geç gelen adalet, adalet değildir.” Sözünün ne kadar doğru olduğunu yaşayarak görmekteyiz. Ankara’da duruşma aralığı 3-4 ay civarındadır. Yasa gereği tarafların yaptığı işlemler genelde iki haftalık kesin süreye bağlanmıştır. Taraflar 2 haftada işini bitirdikten sonra 2,5-3,5 ay duruşma günü beklemektedir. Hal böyle olunca davaların kısa sürmesi mümkün olmamaktadır. Son dönemde yargılamaların kısa sürede bitirilmesi adına yapılan çalışmaları yakından takip etmekteyiz. Temennimiz yapılan çalışmaların yargılama sürelerini ciddi şekilde kısaltmasıdır.

Adli yargı hangi sıkıntılarla karşı karşıya ?

TEMEL EKEN: Bence adli yargının en büyük sıkıntısı, hâkimlerin uzmanlaşmasına izin veren bir sistemin yokluğudur. Örneğin; bugün ceza hâkimi olan bir yargıç, bir sonra ki tayininde iş mahkemelerine atanabilmektedir. Hâkimlerin ve mahkemelerin uzmanlaşmasını sağlamak, davaların kısa sürede bitmesini sağlayacak, en adil kararlar uzman hâkimler tarafından verilebilecektir.Bir diğer sıkıntı son yıllarda yaşanan toplumsal dejenarasyon sonucu her

uyuşmazlığın adliyeye taşınması sonucu oluşan iş yoğunluğudur. İş mahkemesi ile sınırlı “zorunlu arabuluculuk” müessesesinin diğer mahkemeleri de kapsayacak şekilde genişletilmesi, uyuşmazlık mahkemeye taşınmadan önce bu davalarda çözüm olabilecek, davaları daha da kısaltabilecektir. Yine Ankara’ya özgü bir başka sorun da çok fazla adliye olması nedeniyle oluşan zaman kaybıdır. Adliyelerin tek bir çatı altında toplanması bu sorunu çözebilecektir.

Avukat olmanın cazibesi kaldı mı ?

TEMEL EKEN: 2002 yılında mesleğe başladığımda çok cezbedici bir meslek olarak kabul edilen avukatlık, günümüzde aynı cazibeyi taşımamaktadır. Maalesef, kuruluş maliyeti çok düşük olan hukuk fakültesi, yeni kurulan her üniversitenin açmak istediği ilk tercih olmuştur. Bunun sonucunda her yıl ülkenin ihtiyacından daha fazla hukukçu yetiştirilmektedir. İnsanların temel hak ve özgürlüklerini savunma noktasında hizmet verecek avukatların, alt yapısı iyi olmayan üniversitelerde, kaliteli öğreticiler tarafından şekillendirilmeden, alelade bir şekilde mesleğe atılmaları avukatların “ne kadar mesleki yeterliliğe haiz olabilirler ki!” sorunsalını gündeme getirmektedir. Bu konuda ki takdirleri sizlere bırakıyorum.

Türkiye’de avukatların sorunları neler? Çözüm yolları için önerileriniz?

TEMEL EKEN: Türkiye’de aıvukatların en büyük sorunu avukata tanınan haklara saygı duyulmamasıdır. Haklarımızı bazen aynı okuldan mezun olduğumuz arkadaşlarımız olan; hakim ve savcılara karşı bile savunmamız gerekmektedir. Genelde devlet daireleri ile olan işlerimizi yürütürken, kamu personelinin avukatların hakları konusunda yeterli eğitimi almamış olması, keyfi davranışları beraberinde getirmektedir. Bu durum ise mesleğimizin ifasında biz avukatların sorunlar yaşamasına neden olmaktadır.

Çok sayıda hukuk fakültesinin açılması ülkemizin bir başka sorunu olarak karşımıza çıkmaktadır. Bugün itibari ile hukuk fakültelerinde 90.000’e yakın öğrenci bulunmaktadır. Çok sayıda avukatın her yıl mesleğe katılması, aslında yeni avukata ihtiyaç olmayan ülkemizde başka sorunları da beraberinde getirmektedir. Bu sorunlardan en önemlisi; avukatlık sınavı bulunmayan ülkemizde mesleğe yeni başlayan arkadaşların, mesleki yeterliliğinin bulunup bulunmadığıdır. Mesleki yeterliliği sorgulamaya açık olan meslektaşlarımızın tüm mahkemelerde avukatlık yapabiliyor olması, temsil edilen kişilerin haklarının gereği gibi savunulup-savunulmadığı sorunsalını beraberinde getirmektedir. Uzmanlık yeteneğine sahip olmayan çok sayıda avukatın bulunması; bir an önce para kazanmak isteyen avukat arkadaşların uzman olmadığı birçok konuda dava kabul etmesine, bunun sonucu olarak mesleğin itibarsızlaşmasına yol açmaktadır. Çözüm olarak; 1-) Hukuk fakültesi öğrencisi alırken ülkemizin ihtiyacı oranında planlar yapılması, 2-) Mesleğe kabul için mutlaka avukatlık sınavı getirilmesi, 3-) Meslekte oluşan kıdeme ve uzmanlığa bağlı olarak mahkemelerde görev yapabilme konusunda sertifikasyon planlamasının yapılması, 4-)Kamu personellerine, avukatların sahip olduğu hakların, Adalet Bakanlığı ile Türkiye Barolar Birliği’nin birlikte hareket ederek planlayacağı meslek içi eğitimler ile anlatılması, şeklinde çalışmaların çözüm olabileceğini değerlendirmekteyiz.

Tekrar dünyaya gelseydiniz yine hukukçu olur muydunuz ?

TEMEL EKEN: Tekrar dünyaya gelse idim yine hukukçu olur muydum? Bu soruyu birçok kez kendime sorduğumu hatırlıyorum. Her seferinde verdiğim cevap “evet olurdum” şeklinde olmuştur. Mesleğin tüm zorluklarına rağmen adaletin tesisine katkıda bulunmak benim için apayrı bir mutluluk kaynağı, sanırım dünyaya yeniden gelsem bu mutluluktan asla vazgeçmezdim. Dedi.

Bizler enerji medyasında ; Temel EKEN ‘ e

ifadelerinde ”Geç gelen adalet, adalet değildir.”

Sözlerinden hareket ederek ; adaleti hukuk sisteminin savunuculuğunun yanı sıra ;tevazu ve sabır ile adalet ve adil olmanın mutlak bir gün doğru ve doğruların yanında anlayışını destekliyor.

Ülkesine ve Ankara ‘ya yapmış ve yapacağı tüm hizmetlerden,Ülkesine olan sevgisi -sadakatinden , Hukuk sisteminde yeni jenerasyonlara sağlayacağı katkılardan ,Meslektaşları ile olan dayanışma ve birliktelik anlayışından ,Yasa ve yasaların ilk temel amacı olan insanlara güçlü ve vicdanlı olması hususlarından ; en önemlisi Hak ve Adalet sisteminde doğru ve ilkeli davranışlarından dolayı

İyi ki varsın Temel EKEN diyor . başarılı yarınlar diliyoruz.

Saygılarımla .

Levent Kandemir

Önceki HaberSonraki Haber

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İran Cumhurbaşkanı Ruhani ile görüştü 0 85002

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Vladimir Putin ve İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’nin katılımıyla yapılacak Suriye konulu Üçlü Zirve Toplantısı öncesinde İran Cumhurbaşkanı Ruhani ile bir araya geldi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve İran Cumhurbaşkanı Ruhani baş başa görüşmelerinin ardından Türkiye ve İran heyetlerinin görüşmelerine başkanlık etti.

“Her alanda ülkemizi kalkındırmanın, milletimizin refahını artırmanın mücadelesini verdik” 0 94502

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sincan’da toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada, “Her alanda ülkemizi kalkındırmanın, milletimizin refahını artırmanın mücadelesini verdik.‬ Yönetime geldiğimizde dünyada satın alma paritesine göre 17’nci sıradaki Türkiye’yi, 13’üncülüğe kadar çıkardık. Bu yılın sonunda 12’nciliğe yükselmeyi bekliyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sincan Lale Meydanı’nda düzenlenen toplu açılış töreninde vatandaşlara hitap etti.

Sincan’ın Ankara’nın en hızlı büyüyen ve büyüme potansiyeli en yüksek ilçelerinin başında geldiğini ve bugün Sincan’da olmaktan büyük memnuniyet duyduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılışı gerçekleştirilecek belediye yatırımları ile eğitim tesislerinin hayırlı olması temennisinde bulundu.

“Gönül coğrafyamızın ve ülkemizin dört bir yanından gelen insanlar, yıllardır Sincan’da ahenk içinde yaşıyor” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’yi, davasını ve aşkı en iyi anlatan şair Abdürrahim Karakoç’un da 28 yıl Sincan’da ikamet ettiğini anımsatarak, Karakoç’u rahmetle andı.

SİNCAN’DA GERÇEKLEŞTİRİLEN YATIRIMLAR

Sincan’ın sadece nüfusunun artmadığını, yıldızının da parladığını, mevcut Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Tuna ile Sincan Belediye Başkanı Murat Ercan’ın ilçeye çok büyük hizmetleri olduğunu anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün açılışı yapılacak 56 milyon liralık eser ve hizmetlerin son dönemde yapılanların sadece küçük bir örneğini teşkil ettiğini söyledi.

Sincan Belediyesi’nin çok amaçlı kültür merkezinin, stadyumunun, hanımlar lokalinin, mahalle parklarının, spor alanlarının, semt pazarlarının ve diğer hizmetlerin ilçeye hayırlı olasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sincan Anadolu Lisesi ve Spor Salonu başta olmak üzere 39 milyon lira yatırım bedelli beş eğitim tesisinin de ilçeye kazandırıldığını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, önümüzdeki dönemde 600 bin metrekare alana sahip Belören Millet Bahçesi ve Temelli Göleti Millet Bahçesi’nin yapılacağı müjdesini vererek, Zir Vadisi’ndeki derenin ıslahına başlanılarak bölgeyi Ankara’nın en cazip yerlerinden biri hâline getirecekleri bilgisini paylaştı.

Sincan ilçesinin iki ayrı yakasında bulunan Metro ve Başkentray istasyonları arasına tramvay hattı kurulacağını, Mülk Mahallesi’nde 116 bin metrekarelik bir alana rekreasyon ve poligon alanı kurulacağını açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hem Büyükşehir Belediyemiz, hem Sincan Belediyemiz, önümüzdeki dönemde ilçemizi, büyüklüğüne ve gelişmesine uygun hizmetlerle donatacaktır. Hep söylediğim gibi, belediyecilik AK Parti’nin işidir” dedi.

“İKTİDARLARIMIZ DÖNEMİNDE ÜLKEMİZİ 3,5 KAT BÜYÜTTÜK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin karşısına lafla değil, eserlerle çıktıklarını vurgulayarak, “Sabun köpüğü gibi sürekli şişirilenlerin havası, işin başına geçince sönüp gidiyor” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin hizmetinde oldukları 17 yılda, Türkiye’yi her alanda kalkındırmanın, milletin refahını artırmanın mücadelesini verdiklerini dile getirerek, “İktidarlarımız döneminde ülkemizi 3,5 kat büyüttük. Eğitimde, sağlıkta, adalette, güvenlikte, ulaştırmada, enerjide, sporda, çalışma hayatında, sosyal yardımlarda Türkiye’yi dünyanın en ileri ülkeleri seviyesine yükseltmek için gece gündüz gayret gösterdik” diye konuştu.

Ankara’da yapımı tamamlanan Türkiye’nin en büyüğü olacak şehir hastanesinin yakında açılacağı haberini paylaşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yönetime geldiğimizde dünyada satın alma paritesine göre 17’nci sıradaki Türkiye’yi, hamdolsun, 13’üncülüğe kadar çıkardık. İnşallah bu yılın sonunda 12’nciliğe yükselmeyi bekliyoruz” dedi.

“BÖLGESİNDE VE DÜNYADA SÜREKLİ YÜKSELEN BİR TÜRKİYE VAR”

Türkiye’yi demokrasi ve ekonomide getirdikleri yerin önemli ancak kendilerine göre yeterli olmadığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha yapacak çok işlerinin olduğunu ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin son altı yılda neredeyse kesintisiz bir şekilde saldırıya maruz kaldığına dikkati çekerek, “Türk milletinin bir özelliği vardır, herkes saldırıya uğradığında köşesine çekilir, siner, biz ise tam tersine, silkelenir kendimize geliriz, daha büyük atılımlar için enerji ve moral toplarız. Nitekim onlar yüklendikçe Türkiye’nin hedeflerine ulaşma konusundaki azmi bileniyor” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Eskiden siyaseti pamuk ipliğine bağlı, yönetimi kaygan zeminde ilerleyen, ekonomisi birkaç milyar dolarlık manipülasyonla sarsılan bir Türkiye vardı, şimdi bölgesinde ve dünyada sürekli yükselen bir Türkiye var. Etrafımızın terör örgütleriyle kuşatılmaya çalışılmasının sebebi budur. Ekonomimizin akıl ve izan dışı gerekçelerle çökertilmeye çalışılmasının sebebi de budur. İçimizdeki siyaset ve ticaret muhterislerinin kışkırtılarak istikrarımızın tehdit edilmeye çalışılmasının sebebi de budur. Maalesef fırsatçılar her yerde ve her dönemde, bu dönemde de hemen işe koyuldular, döviz, faiz, enflasyon kıskacında teslim alınmaya çalışılan Türkiye’nin mücadelesine destek vermek yerine, fırsatçı bir anlayışla kene gibi milletimizin sırtına yapışanlara meydanı bırakmayacağız.”

“EN TEHLİKELİ FIRSATÇILAR; TÜRKİYE DÜŞMANLARININ AĞZIYLA SİYASET YAPANLAR”

Konuşmasında “fırsatçı”yı “en yüksek döviz kurundan fiyat belirleyip, kur epeyi gerilediği hâlde hâlâ aynı etikette ısrar eden”, “elinde malı olduğu halde fiyatlar yükselsin diye bunu piyasa sürmeyip stokçuluk yapan” şeklinde tarif eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün Ankara ve İstanbul’da belediyeler aracılığıyla ucuz sebze ve meyve satışına başlandığını, ilerleyen günlerde satışı yapılan ürünlerin çeşitlendirileceğini, bakliyat ve diğer gıda maddelerinin de satışının mümkün olabileceğini sözlerine ekledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, en tehlikeli fırsatçılığın ise “ülkesinin ve milletinin saflarında yer almak yerine, Türkiye düşmanlarının ağzıyla siyaset yapanlar” olduğunu vurgulayarak, ana muhalefet partisi genel başkanının bu sınıfta yer aldığını kaydetti.

Üç kuruş fazla kazanmak veya üç oy fazla almak için Türkiye’nin, Türk Milleti’nin sırtına hançer saplamaktan çekinmeyenlere 31 Mart akşamı milletin “Osmanlı tokadı” ile cevap vereceğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin AK Parti’yi ve Cumhur İttifakı’nı tercih edeceğine olan inancını yineledi.

“MİLLETE HİZMET ETMEKTEN YORULMADIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, millete hizmet etmekten yorulmadıklarını, Türkiye’yi daha da büyüteceklerini, güçlendireceklerini, ülkenin itibarını artıracaklarını sözlerine ekleyerek, Cumhur İttifakı’nın 15 Temmuz darbe teşebbüsü sonrası kuruluş sürecini anlattı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İşte darbe gecesi milletimizin istiklaline ve istikbaline birlikte sahip çıktığımız Milliyetçi Hareket Partisi’yle kurduğumuz ittifakı seçim sandığına da ne yaptık, taşıdık” şeklinde konuştu.

Ankara Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mehmet Özhaseki ve Sincan Belediye Başkan Adayı Murat Ercan’a destek isteyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara’nın AK Partili belediyeler elinde 17 yılda, havalimanından raylı sistemlere kadar çok büyük değişim yaşadığını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı: “En iyisi yapmak boynumuzun borcudur. Biz belediye başkan adaylarımıza güveniyoruz. Ankara’ya ve Sincan’a en iyi hizmet getirecek adaylarla sizin karşınıza çıktığımıza inanıyorum. Bunun için 31 Mart seçimlerinde adaylarımızı sizlere emanet ediyorum, dolayısıyla Sincan’ı da adaylarımıza emanet ediyoruz. Sadece burası değil, inşallah komşunuz Yenimahalle’yi de alacağız, CHP’ye yakışmıyor orası, orayı da alacağız, alalım ki Yenimahalle de hizmet görsün” diye konuştu.

HABER BURDA

TAKVİM

Ekim 2018
P S Ç P C C P
« Eyl   Kas »
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
293031